Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, okulda ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması bir yardım değil, çocukların temel hakkı olduğunu belirtti.
Yaz tatilinin sona ermesinin ardından 2026-2027 eğitim-öğretim yılı bugün başladı. Yeni eğitim öğretim ile ilgili basın açıklaması yapan Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından biri çocukların beslenmesi üzerinden yaşanıyor. Çok sayıda öğrenci yeterli ve dengeli beslenemeden okula gitmekte, okul saatleri boyunca sağlıklı bir öğüne erişemiyor. Tüm öğrencilere ayrım gözetilmeksizin en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanmalı’’ çağrısını yaptı.
Eğitimin finansmanı
ailelerin üzerine bırakılıyor
Parlakçı, ‘’MEB her eğitim-öğretim yılı başında olduğu gibi bu yıl da “kayıt parası alınmayacağını” ve velilere mali yük getirilmeyeceğini açıklıyor. Ancak okullara ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmadığı sürece bu açıklamaların karşılığı olmayacak. Kamu okullarının temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye, elektrik, su ve diğer temel giderleri merkezi bütçeden karşılanmadığında okul yönetimleri velilerden ‘bağış’ istemeye yönelmekte, eğitimin finansmanı giderek ailelerin üzerine bırakılıyor. Bu tablo, parasız ve kamusal eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırıyor’’ açıklamasını yaptı.
Eğitim emekçileri farklı statü, ücret
ve özlük haklarına mahkum ediliyor
Çocukların eğitim hakkının ailelerinin gelir düzeyine bırakılamayacağını sözlerine ekleyen Parlakçı, ‘’Ailenin gelir düzeyinin çocuğun hangi eğitim materyaline ulaşacağını, nasıl besleneceğini ve nasıl bir eğitim alacağını belirler hale gelmesi, doğrudan eğitim hakkının ihlali. Eğitim emekçileri de yoksulluk sınırının altında kalan maaşlarla ve sürekli eriyen satın alma gücüyle yaşam mücadelesi veriyor. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam biçimleri kalıcı hale getirilmekte, aynı işi yapan eğitim emekçileri farklı statü, ücret ve özlük haklarına mahkum ediliyor’’ şeklinde konuştu.
Belirli değer ve ideolojik kalıpları
merkeze alan anlayışı reddediyoruz
Bakanlığın, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı verilen müfredatı kademeli olarak uygulamaya devam ettiğini kaydeden Parlakçı, ‘’Eğitim Sen olarak bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaşan, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yerine belirli değer ve ideolojik kalıpları merkeze alan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Eğitim programları bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve anadilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla hazırlanmalı’’ dedi.
Yanlış norm kadro politikaları ve
idari hataların sorumlusu öğretmen değil
Öğretmenlerin ihtiyacının önlük talimatı ya da kılık-kıyafet dayatması olmadığına dikkat çeken Parlakçı, ‘’Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik, insanca yaşayabileceği ücret ve güvenceli çalışma koşullarıyla sağlanır. Eğitim emekçilerini biçimsel kurallarla denetlemeye ve baskı altına almaya yönelik uygulamaları kabul etmiyoruz. Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve Milli Eğitim Akademisi bünyesinde eğitime alınarak alan değişikliğine yönlendirilmesi, eğitim emekçilerinin çalışma güvencesine açık bir müdahale. Plansız öğretmen istihdamının, yanlış norm kadro politikalarının ve idari hataların sorumlusu öğretmenler değil. Öğretmenlerin diplomalarını, branşlarını ve mesleki birikimlerini işlevsizleştirecek uygulamalardan vazgeçilmeli’’ değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi
