Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi: “Yargı bağımsızlığı demokrasinin temel güvencesi olarak korunmalı”
Örgütlenme Sekreteri Müslüm Demir, ‘’Her türlü iktidar tasarrufuna karşı toplumsal mücadelenin temel bir kazanımı olan yargı güvencesi ve bağımsızlığı demokrasinin temel güvencesi olarak titizlikle korunması gerekirken, yargı kurumunun iktidarın etkisi ve tasarrufa doğrultusunda hüküm verdiği, karar oluşturduğu bu süreç, kimsenin hayrına bir süreç değildir, olmayacak’’ ifadelerini kullandı.
İktidarın uzun bir süredir toplumun geniş yığınlarını daha da yoksullaştıran, ancak bir avuç varsılların zenginliklerine zenginlik kattığı ekonomik politikaların en çok yargı emekçilerini mağdur etmeye devam ettiğini söyleyen Demir, ‘’Toplumsal şiddet artmakta; artan şiddet yargı emekçisi için daha fazla dava dosyası, daha fazla duruşma ve artık mobbing boyutuna ulaşan iş yükü anlamına geliyor. İçinden çıkılmaz hale gelen ekonomik iflas, iş ihtilafı ve ödenemeyen borç, karşılıksız çekten doğan iş yükü olarak yargı emekçisini mağdur ediyor. Yoksulluk, adliye koridorlarında, duruşma salonlarında ve mahkeme kalemlerinde yargı emekçilerinin her türlü şiddetle baş başa bırakılması demek’’ değerlendirmesini yaptı.
İktidarın artık bir rutin haline getirdiği ve neredeyse altı ayda bir çıkardığı yargı reformu paketleri içinde, yargı emekçilerinin kangren haline gelmiş sorunları sürekli görmezden geldiğini kaydeden Demir, periyodik olarak çıkarılan yargı paketlerinin sürekli yeni davlara yol açtığını, dava sayılarındaki artışın ve yıllarca süren dava süreçlerinin yargı emekçilerinin çalışma hayatını kabusa çevirdiğini vurguladı. ‘’Yargı emekçileri bir yandan keyfi açılan davalarla uğraşırken, zamanında yetiştirilemeyen iş yükünden dolayı keyfi soruşturmalarla mağdur edilmekledirler. Bir an önce yargı emekçilerinin uğradıkları bu haksız uygulamalara son verilmeli ve artık yargı emekçileri, yargı kurumunun üvey evlatları olmaktan çıkarılarak, hak ettikleri ekonomik ve özlük haklarına kavuşmalıdırlar’’ çağrısında bulundu.
Demir, ‘’23 Temmuz 2009 tarihi itibarıyla yasalaşan 6009 Sayılı Yasa kapsamında yer alan 3717 Sayılı Yasada yapılan değişiklikler ile yargı emekçilerinin aleyhine sonuç doğurmuş ve yargı emekçilerinin kazanılmış hakkı olan havuz parasının ortadan kaldırılmasına yol açtı. Yargı emekçileri açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasında bir ücret almakta olup 2009 yılından bu yana yargı emekçilerinin ekonomik haklarında hiçbir ilerleme sağlanmadığı gibi kayıpları katlanarak arttı’’ şeklinde konuştu.
Sorunlara artık çözüm bulunmasını isteyen Büro Emekçileri Sendikası Gaziantep Şubesi Örgütlenme Sekreteri Müslüm Demir, konuşmasını şu kelimelerle sonlandırdı: ‘’Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında öncelikle kurum içinden atamalar yapılmalı, yapılacak sınavlarda haksız mülakat uygulamalarına son verilmeli, yazılı sınav notları esas alınarak liyakat esasına göre atamalar yapılmalı. Havuz paralarının bütün yargı emekçilerine adil bir şekilde verilmesi için acil yasal düzenleme yapılmalı. Yargı emekçilerinin ücretsiz faydalanacağı kreş ve bebek bakım odaları bir an önce açılmalı. Bütün yargı emekçilerine ayrımsız ulaşım ücreti verilmeli. Yargı emekçilerinin kâbusu haline gelen aşırı iş yükünün ortadan kaldırılması için acil personel alımına gidilmeli. Mobbinge maruz kalan personelin durumunun değerlendirilmesi, mobbingin önlenmesi amacıyla kurul oluşturulması, mobbing uygulayan amire yaptırım uygulanması için düzenleme yapılmalı. Yargı hizmetleri sınıfı oluşturulmalı, kadro ve unvanlar yeniden tanımlanmalı.’’ Haber Merkezi
