ANASAYFA arrow right Güncel

Yağmur suyu hasadı kamusal zorunluluk haline gelmeli

Yağmur suyu hasadı kamusal   zorunluluk haline gelmeli
YAYINLAMA: 15 Eylül 2026 / 19.09
GÜNCELLEME: 15 Eylül 2026 / 19.09

“Her nokta, kurulacak basit yönlendirme sistemleriyle dev birer su toplama havzasına dönüştürülebilir”

Peyzaj Mimarı Ersin Özbadem, Gaziantep gibi karasal iklim kentlerinde yağmur suyu hasadının bir tercih olmaktan çıkıp kamusal bir zorunluluk haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

Özellikle kamusal alanlar ve kent parklarının, sulama ihtiyacının en yüksek olduğu noktalar olduğunu, ancak mevcut düzende yeşil alan sulamasının çoğunlukla şebeke suyu veya yeraltı kuyularından karşılandığını ve her iki yöntemin de hem yüksek maliyetli hem de sürdürülebilir olmadığını belirten Özbadem, kentin geniş park alanlarının, sert zemin kaplamalarından temiz çatı yüzeylerine kadar her nokta, kurulacak basit yönlendirme sistemleriyle dev birer su toplama havzasına dönüştürülebileceği söyledi.

Özbadem, ‘’Yıllık ortalama metrekareye 600 litrelik yağış miktarı ve yaklaşık 90 yağışlı gün sayısıyla karasal iklimin tam ortasında yer alan Gaziantep, su kaynakları üzerindeki baskının her geçen gün arttığı bir dönemden geçiyor. Birim metrekareye düşen bu yağış miktarı ilk bakışta mütevazı bir rakam gibi görünse de, kentin toplam yüzölçümü ve genişleyen park-bahçe alanları düşünüldüğünde devasa bir tatlı su potansiyeline işaret ediyor’’ şeklinde konuştu.

Beton ya da polietilen dev depolar
inşa etmek yüksek bütçeler gerektirebilir

Yağmur suyu hasadında en büyük tartışma konusunun, dev depolama tanklarının getirdiği ilk yatırım maliyeti olduğunu aktaran Özbadem, bu maliyetlerin 1000 LT su için toprak üstü 10–15 bin lira civarındayken toprak altı olursa 40-50 bin lirayı bulduğuna dikkat çekti. ‘’Beton ya da polietilen dev depolar inşa etmek yüksek bütçeler gerektirebilir. Ancak maliyet bariyerini aşmak için alternatif ve yenilikçi yaklaşımlar mevcut. Örneğin; kapalı ve pahalı depolar yerine parkların uygun noktalarında tasarlanacak derinlikli biyolojik göletler veya "yağmur bahçeleri", suyu doğal olarak toplar. Bu alanlar hem görsel bir zenginlik sunar hem de yeraltı suyunu besler. Şehirde doğru kullanılan ağaçlar her zaman bu sistemin en büyük destekçisi olacak’’ ifadelerini kullandı.

Kamu üzerindeki depolama
yükü hafifletilebilir

Özbadem, ‘’Aşamalı ve modüler depolama; tek bir noktaya devasa bir depo yapmak yerine, kentin eğimli yapısından faydalanarak bölgesel ve modüler küçük depolar kurmak maliyeti zamana yayar. Modüler yeraltı hücreleri: Geleneksel beton depolara kıyasla montajı hızlı, işçilik ve hafriyat maliyeti çok daha düşük olan bu plastik hücreli sistemler, yeşil alanların altına hızla uygulanabilir. Kamu-özel sektör işbirliği: Yeni yapılan konut ve ticari alanlarda yağmur suyu deposu zorunluluğu getirilerek, kamu üzerindeki depolama yükü hafifletilebilir’’ önerisinde bulundu.

Yağmur suyu eylem
planı hayata geçirilmeli

Gaziantep’in gelecekte su krizleriyle karşılaşmaması için yerel yönetimlerin, şehir plancılarının ve peyzaj mimarlarının ortak bir ‘Yağmur Suyu Eylem Planı’ hazırlaması çağrısını yapan Özbadem, düşen her damlanın kıymetini bilmenin, hem belediye bütçelerinde ciddi bir tasarruf sağlayacağını hem de gelecek nesillere daha dirençli ve yeşil bir kent bırakılacağını kaydetti. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *