Kadınların işgücüne katılımı, sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olarak kabul edilmesine karşın, işgücüne katılım oranları Türkiye'de hala düşük olup, yıllara göre azalma gösteriyor. Kadının niteliksel gelişimini ve işgücü piyasasına girişini sağlayacak gerekli mekanizmaların oluşamaması kadınların iş yaşamına katılım oranlarında düşüşe yol açıyor.
Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü kaynaklarından ANKA'nın derlediği bilgilere göre, Türkiye'de kadın istihdamı temel sorun alanlarından biri olarak varlığını sürdürüyor.
Kadınların işgücüne katılma oranı 1990'da yüzde 34 iken bu oran 2002 yılında yüzde 26.9'a, 2004 yılında yüzde 25.4 düştü. Geçen yılın son çeyreği rakamlarına göre, işsizlik ortalamasının yüzde 10.6 olduğu Türkiye'de, erkekler arasındaki işsizlik oranı 10.5, kadınlarda işe yüzde 11.1 düzeyinde gerçekleşti. Türkiye geneline bakıldığında istihdama katılan kadınların yüzde 58.5'i tarım sektörün de, yüzde 12.9'u sanayi sektöründe, yüzde 28.6'sı ise hizmetler sektöründe çalışıyor. İşteki durumları açısından bakıldığında 100 kadından sadece 13 u kendi hesabına ve işveren konumunda çalışıyor ve 38 i herhangi bir ücret ya da yevmiye karşılığında ve 49'u ücretsiz aile işçisi olarak çalışma yaşamında yer alıyor.
Köyden kente göçü yoğun olarak yaşayan Türkiye'de, köyde işgücü içinde görülen kadın kente geldiğinde yeterli eğitim ve mesleki bilgi beceriye sahip olmaması nedeniyle kent işgücü piyasasına giremezken, işgücü dışında kalarak genellikle ev kadını hayata katılıyor. İşgücüne katılmayan 100 kadından 70.1’i işgücüne katılmama nedeni olarak "ev kadını" olmalarını gösteriyor. Gelir azlığı nedeniyle çalışmak zorunda olan kadın, sosyal güvencesiz düşük statülü gelirli işlerde çalışmak zorunda kalıyor.
Kadınların en çok istihdam edildiği ikinci sektör hizmetler sektörü olarak ortaya çıkıyor. Üçüncü sektör olan sanayi sektöründe ise özellikle imalat sanayinde halen kadın iş gücünün oldukça sınırlı olduğu bir sektör olma özelliğini koruyor. Aynı sektörde tekstil, gıda, hazır giyim gibi emek yoğun sanayi dalları için kadınlar halen tercih ediliyor. Her iki sektörde del özellikle kayıt dışı işyerlerinde yoğunlukla kadın ve çocuk işgücü her türlü sosyal hak ve güvenceden yoksun şekilde çalıştırılıyor.
İstihdamda yer alan 100 kadından 71’i her hangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın, çalışmakta, bunlarında yüzde 68'ini ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlar oluşturuyor. Ücretli veya maaşlı çalışan kadınların yüzde 18'i, yevmiyeli olarak çalışan kadınların yüzde 95.6'sı, işveren kadınların yüzde 24 u, kendi hesabına çalışan kadınların yüzde 91’i herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmaksızın iş hayatında yer alıyor. Sosyal güvenlik kap samında bulunan kadınların yüzde 60.5'i SSK, yüzde 33.4 u Emekli Sandığı ve yüzde 5.7'si de Bağ-Kur'a bağlı olarak çalışıyor.
