ANASAYFA arrow right Ekonomi

“Milli parklar ve tabiatı koruma alanları ticarileştirilecek”

“Milli parklar ve tabiatı koruma alanları ticarileştirilecek”
YAYINLAMA: 24 Şubat 2026 / 15.30
GÜNCELLEME: 24 Şubat 2026 / 15.30

Ekoloji örgütleri ve muhalefet partilerine göre, milli parklar, TBMM’de görüşmeleri süren ve ilk beş maddesi kabul edilen “Milli Parklar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifi” ile risk altına giriyor.

Türkiye’de farklı ekosistemleri, tarihi alanları ve doğal peyzajları koruma altına alan toplam 50 milli park bulunuyor. Milli parklar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne (DKMP) bağlı bölge müdürlükleri tarafından yönetiliyor.

Türkiye genelinde 15 farklı Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan milli parklar; biyolojik çeşitliliğin korunması, su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve doğal-kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması açısından kritik öneme sahip alanlar olarak tanımlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde yer alan listeye göre en eski milli park, 1958 yılında ilân edilen Yozgat Çamlığı. En yeni milli park ise 30 Mayıs 2025’te ilân edilen Maraş’taki Geben Vadisi.

1950’lerden günümüze

Türkiye’de milli park ilânları 1950’li yıllarda başladı. Yozgat Çamlığı ve Osmaniye’deki Karatepe-Aslantaş’ın ardından 1959’da Ankara’daki Soğuksu ve Balıkesir’deki Kuşcenneti milli park statüsü kazandı.

1960 ve 1970’li yıllarda ise Uludağ (Bursa), Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası (Aydın), Kovada Gölü (Isparta), Köprülü Kanyon (Antalya-Isparta) ve Ilgaz Dağı (Kastamonu-Çankırı) gibi pek çok alan koruma kapsamına alındı.

Milli parklar arasında yüksek dağ ekosistemlerinden sulak alanlara, kıyı şeritlerinden kanyonlara kadar geniş bir çeşitlilik bulunuyor.

Nemrut Dağı (Adıyaman-Malatya)

Ağrı Dağı (Ağrı-Iğdır)

Kaçkar Dağları (Artvin)

Aladağlar (Niğde-Adana-Kayseri)

Kazdağı (Balıkesir)

Küre Dağları (Kastamonu-Bartın)

Munzur Vadisi (Dersim)

Milli parkları ve tabiat parklarını gösteren harita, (Kaynak: Tarım ve Orman Bakanlığı)

Sulak alan ve göl ekosistemleri arasında ise Beyşehir Gölü (Konya), Sultan Sazlığı (Kayseri), Gala Gölü (Edirne) ve Abant Gölü (Bolu) öne çıkıyor.

Doğal alanların yanı sıra tarihi milli parklar da bulunuyor. Başkomutan Tarihi Milli Parkı (Afyonkarahisar-Kütahya-Uşak), Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı (Ankara), Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı (Muş) ve Troya Tarihi Milli Parkı (Çanakkale) bu kapsamda yer alıyor.

2020 sonrası dönemde Hakkâri Cilo ve Sat Dağları (2020), Sarıçalı Dağı (2021), Abant Gölü (2022), Derebucak Çamlık Mağaraları (2022), Akdağ (2024), Divriği (2024) ve Geben Vadisi (2025) milli park ilân edildi.

Özel kişilere ve şirketlere tesis izni

Öte yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Milli Parklar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Yasa Teklifi kapsamında, geçtiğimiz hafta (19 Şubat) ilk beş maddesi kabul edilen maddelere göre, Çevre Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor.

Teklife göre, DKMP ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü yerlerde görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilecek, döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye miktarını beş katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre, teklifteki diğer değişiklikler şöyle:

Kanunda “alan kılavuzu” (korunan alanlarda ziyaretçi yönetimi için yerel halktan eğitilmiş kişiler) ve “av ve doğa koruma memuru” (denetim ve koruma görevlerini yapan personel) tanımları netleştiriliyor.

Artık milli park dışındaki korunan alanlarda da milli parklara benzer planlama süreçleri uygulanacak. Uzun vadeli gelişme ve yönetim planları DKMP tarafından hazırlanacak ya da hazırlattırılacak.

Milli park ve tabiat parklarında (turizm bölgeleri dışında) kamu yararı ve planlara uygunluk şartıyla, özel kişilere ve şirketlere turistik tesis yapma izni verilebilecek.

İntifa hakkı en fazla 49 yıl olacak, bazı durumlarda 99 yıla kadar uzatılabilecek. Süre bitince tesisler DKMP’ye devredilecek.

Ulaşım, enerji, su, altyapı gibi projelere de planlara uygun ve kamu yararı şartıyla izin verilebilecek.

Acil ve zorunlu içme suyu tesislerinde plan şartı aranmayabilecek, sonradan planlara işlenecek.sputnik

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *