Böyle bir durumda önümüzdeki yıla nasıl umutla bakılacak?
‘Geçmiş yıllarda Gaziantep, tarım ve üretim şehri diye anılırdı, şimdi ise villa kenti olduk’ diyen Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, ‘’Asırlık fıstık ve zeytin ağaçları yıkılarak yerine yan yana mantar gibi villalar yapıldı. Bu da tarıma vurulmuş büyük bir darbe. İlerleyen zamanlarda tarım arazilerinin imara açılması konusunda çok pişman olacaklar ama iş işten geçmiş olacak. O yüzden tarım arazilerinin imara açılmaması gerekiyor” dedi.
Çiftçi alın terinin
karşılığını alamıyor
Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, ‘’Çiftçi alın terinin karşılığını alamıyor. Kilogramı 8-10 liraya domates sattıktan sonra ‘Üretimimi arttırayım yoksa ekmesem daha da mı kazançlıyım’ der. Bu koşullarda ‘Ekmezsem daha kazançlıyım’ der. Aynı durum Araban’ın sarımsağında da var. Çiftçi bir sene kazanıyorsa beş yıl zarar ediyor. Bu sene soğan biraz para kazandırdı, önümüzdeki yıl soğan tarlada kalacak’’ şeklinde konuştu.
Çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamadığını söyleyen Çolak, ‘’Şu anda bölgemizde açık alanda sebze yetiştiriciliği yapılıyor. Gaziantep’te kurutmalık sezonu başladı, bundan geçimini sağlayan üreticilerimiz bulunuyor. Kurutmalık ürünlerin başında biber, patlıcan, domates geliyor. Çiftçilerimiz domatesin kilogramını 8 ile 10 lira arasında satıyor. Bu fiyatın içerisinde işçiliği, mazotu, gübresi, ilacı, enerjisi, bir yıllık var. Böylesi bir durumda önümüzdeki yıla nasıl umutla bakacak?’’ sorusunu sordu.
Ülkenin hangi üründe ne kadar ihtiyacı
varsa o kadar ekim yapılması gerekiyor
Planlı tarıma geçilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Çolak, ‘’Ülkenin hangi üründe ne kadar ihtiyacı varsa o kadar ekim yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra üretici, ürününü kaç TL’ye satacağını bilmesi lazım. 25-30 yıldan beri çiftçi gözden çıkarılmış durumda. Kendimizi çok kötü hissediyoruz. Devletin desteğini kesinlikle hissedemiyoruz. Sözde destekleme veriliyor, ama bir yıl öncenin desteği bir yıl sonra veriliyor. Desteği zamanında almalıyız, depomuzu doldurmalıyız, tohumu ve gübreyi almalıyız ki toprağı ekelim’’ açıklamasını yaptı.
10 kilogram domates 1
kilogram mazota denk geliyor
10 kilogram domatesin 1 kilogram mazota denk geldiğini açıklayan Çolak, ‘’Çiftçi, bu şekilde nasıl tarlasını işlesin, üretim yapsın, ayakta dursun, geleceğe umutla baksın. Pandemi döneminde çiftçinin kıymeti anlaşıldı deniliyordu ama böyle bir şeyin olmadığını görüyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu, çiftçi yaş ortalamasının 58,5 olduğunu açıkladı ama bize bu yaşın 65’e yükseldiğini düşünüyoruz. Çünkü sürekli olarak sahada görüyoruz, tarlada çalışanların yaşı 60 ile 65 arasında değişiyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Çiftçi önünü göremiyor
Gençlerin köyde kalmadığını hatırlatan Çolak, ‘’Çiftçi önünü göremiyoruz. Üretici para kazanırsa şehirde yaşayanlarda köye dönüş yapar tarlasını eker. Kent merkezindeki sosyal yaşantının aynısının köyde de olması lazım. Köyler artık mahalle oldu. Merkezdeki kaliteli eğitim, sağlık ve diğer hizmetler köylerde yok? Bunlar yapılmazsa üretimin her yıl daha daha da azaldığını göreceğiz’’ uyarısını yaptı.
’ Haber Merkezi
