ANASAYFA arrow right Güncel

Bu düzen, adalete inancı zayıflatıyor, çocukları suçun ve istismarın parçası haline getirebiliyor

Bu düzen, adalete inancı zayıflatıyor, çocukları  suçun ve istismarın parçası haline getirebiliyor
YAYINLAMA: 19 Nisan 2026 / 20.14
GÜNCELLEME: 19 Nisan 2026 / 20.14

Antep Demokratik Kadın Platformu öncülüğünde Balıklı Meydanı’nda bir arata gelen STK’lar ve kadınlar, ‘Gülistan Doku’ nerede sorusunu sordu


Tunceli’de 6 yılı aşkın süreden beri akıbeti belli olmayan Gülistan Doku, dosyası yeniden açıldı. Antep Demokratik Kadın Platformu, bu konuda Balıklı Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen Gaziantep Şubesi Kadın Sekreteri Gülfidan Özpolat, ‘’Bu eşitsiz düzen; adalete olan inancı zayıflatmakta, çocukları korumasız bırakmakta ve onları şiddetin, suçun ve istismarın parçası haline getirebiliyor. Küçücük yaşlarda çocukların ağır silahlarla, organize biçimde şiddetin faili haline gelebilmesi; bireysel değil, bu çürümüş düzenin büyüttüğü bir sonuç’’ dedi.
Gülistan Doku’nun akıbeti, aradan 6 yıl
geçmesine rağmen açıklığa kavuşturulmalı

Gülistan Doku’nun akıbetinin, aradan geçen 6 yılı aşkın süreye rağmen hâlâ açıklığa kavuşturulmadığına dikkat çeken Özpolat, ‘’ Nisan’da soruşturmada yaşanan yeni gelişmeler, bu dosyada yıllardır dile getirilen şüpheleri daha da derinleştirdi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Sonel, cinayet şüphesi kapsamında gözaltına alınanlar arasında yer aldı. Soruşturma kapsamında aralarında valinin oğlunun da bulunduğu 12-13 kişilik bir grubun gözaltına alındığı bilgisi kamuoyuna yansıdı’’ açıklamasını yaptı.
Ailenin sürdürdüğü mücadele devlet
içindeki güç ilişkilerinin duvarına çarpıyor

Özpolat, ‘’Gülistan’ın ablasının kamuoyuna yaptığı açıklamalarda da açıkça ifade edildiği üzere; dosyanın en başından itibaren etkin bir soruşturma yürütülmemiş, kritik deliller gerektiği gibi değerlendirilmemiş ve olayın üzeri sistematik biçimde örtülmüş. Ailenin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesi, yalnızca bir kaybın değil, devlet içindeki güç ilişkilerinin duvarına çarpıyor’’ ifadelerini kullandı.

Tüm gelişmelere rağmen, dosyanın başından itibaren neden etkin bir şekilde yürütülmediği, bu kişilerin neden yıllarca korunabildiği ve delillerin neden zamanında değerlendirilmediği sorularının halen yanıtsız olduğunu dile getiren Özpolat, ‘’Bu tablo bize şunu göstermektedir; güç sahibi erkekler, arkalarına devleti, makamı ve parayı aldıklarında bir kadının hayatını dahi ortadan kaldırabileceklerini düşünüyor. Bu gerçek, erkek egemen sistemin kendi içindeki koruma mekanizmalarını ve suç ortaklığını açıkça ortaya koyuyor. Daha da ağır olan ise şudur. Bu iddiaların yıllarca etkin, bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturulmaması; yalnızca bir dosyanın değil, hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının ve yaşam hakkının açıkça ihlal edilmesi’’ şeklinde konuştu.
Derinleşen yoksulluk ve ekonomik buhran,
ailelerin ve çocukların yaşamını etkiliyor

‘Son günlerde Siverek ve Maraş’ta okullarda yaşanan saldırılar da aynı düzenin başka bir yüzünü gösteriyor’ diyen Özpolat, ‘’Derinleşen yoksulluk ve ekonomik buhran, ailelerin ve çocukların yaşamını doğrudan etkilemekte; eşitsizlik büyüdükçe öfke, umutsuzluk ve güvensizlik de büyüyor. Bir yanda çocuklar özel okullarda ayrıcalıklı bir hayat sürerken, diğer yanda çocuklar daha 12 yaşında çalışmak zorunda kalmakta, MESEM gibi uygulamalarda hayatını kaybediyor’’ değerlendirmesini yaptı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *