TMMOB Gaziantep İl Koordinasyon Kurulu, derinleşen ekonomik kriz, yüksek hayat pahalılığı, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizlik mimar ve mühendislerin yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırdığını vurguladı
TMMOB Gaziantep İl Koordinasyon Kurulu, 19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. TMMOB Gaziantep İKK Sekteri Yusuf Yılmaz, ‘’Ülkemizin ihtiyacı; özelleştirmelerle kamuyu tasfiye eden, emeği ucuzlatan, bilimi ve planlamayı dışlayan politikalar değil; üretimi ve sanayileşmeyi esas alan, kamusal hizmetleri güçlendiren, emeğin hakkını koruyan, bilimsel ve demokratik bir anlayış’’ açıklamasını yaptı.
Kamuda çalışan mühendisler, güvencesiz
istihdam biçimleriyle karşı karşıya
Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının düşük ücretler, özlük haklarındaki kayıplar, liyakatsiz atamalar, ağırlaşan iş yükü ve güvencesiz istihdam biçimleriyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Yılmaz, ‘’Kamu kurumlarında yıllardır azaltılan teknik personel kadroları hem çalışan meslektaşlarımız üzerindeki sorumluluğu artırmakta hem de kamunun planlama, uygulama ve denetleme kapasitesini zayıflatıyor. Kamuda teknik hizmetlerin güçlendirilmesi ve nitelikli kamu hizmetinin güvence altına alınması için yeterli sayıda mühendis, mimar ve şehir plancısının güvenceli kadrolarla istihdam edilmesi zorunlu’’ değerlendirmesinde bulundu.
Ücretlerin denetlenmesine yönelik
önemli bir mekanizma ortadan kaldırıldı
Yılmaz, ‘’Özel sektörde çalışan meslektaşlarımız ise düşük ücret, uzun çalışma süreleri, iş güvencesinden yoksunluk, kayıt dışı istihdam, yanlış meslek kodları, mobbing ve sağlıksız çalışma koşulları altında mesleklerini sürdürmeye çalışıyor. TMMOB ile SGK arasında imzalanan Asgari Ücret İşbirliği Protokolü’nün tek taraflı olarak feshedilmiş olması, meslektaşlarımızın ücretlerinin denetlenmesine yönelik önemli bir mekanizmayı ortadan kaldırdı. Mesleki sorumluluğun büyüklüğü ile alınan ücret arasındaki uçurum her geçen gün artıyor’’ ifadelerini kullandı.
Bu tablo tesadüf değil
Aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaşadığı pek çok temel sorunun bugün daha da ağırlaştığını ifade eden Yılmaz, ‘’Uzun yıllar eğitim gören, bilimsel ve teknik bilgi birikimiyle ülkenin gelişimine katkı sunması gereken mühendis, mimar ve şehir plancıları geçim kaygısıyla, işsizlikle ve meslek dışı çalışma baskısıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu tablo tesadüf değil. Üretimden, sanayileşmeden, kamusal planlamadan ve toplum yararından uzaklaşan ekonomi politikaları; meslek alanlarımızı daraltırken emeğimizi de sistematik biçimde değersizleştiriyor. Kamusal yatırımların geriletilmesi, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları, planlama ve denetim süreçlerinin piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi hem meslektaşlarımızın çalışma koşullarını hem de toplumun nitelikli ve güvenli kamu hizmetlerine erişimini olumsuz etkiliyor’’ şeklinde konuştu.
Genç mühendis, mimar ve şehir plancıları meslek yaşamına umutla değil, işsizlik ve gelecek kaygısıyla başladığına dikkat çeken Yılmaz, ‘’Plansız biçimde artırılan kontenjanlar, istihdam politikalarıyla ilişkilendirilmeyen yükseköğretim sistemi ve kamusal istihdamın daraltılması sonucunda diplomalı işsizlik giderek büyüyor. Genç meslektaşlarımız ücretsiz ya da düşük ücretli stajlara, güvencesiz çalışma biçimlerine ve meslek dışı işlere mahkum ediliyor’’ değerlendirmesinde bulundu. Haber Merkezi
