SEYAHAT ACENTASI BELGEMİZ 41 YAŞINDAN GÜN ALIYOR

YAYINLAMA: 17 Eylül 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 16 Eylül 2026 / 17.43

15 Eylül 1986 da, Kültür ve Turizm Bakanlığı, dört gözle beklediğimiz ve koşullarını yerine getirmek için aylarca uğraştığımız Seyahat Acentası İşletme belgemizi göndermişti.

Bugün elime alıp baktığımda, bu tarihin yalnızca bir kuruluş gününü anlatmadığını, turizm sevdasına vakfedilmiş bir ömrü, kocaman bir hayal için verilen emeği, yaşanan mücadeleleri ve geride kalan kırk yılı ifade ettiğini fark ediyorum.

O gün, Güneydoğu Anadolu’nun ilk seyahat acentası olarak yola çıktık.

O yıllarda “ilk” olmak, kimsenin henüz tam olarak bilmediği bir alana inanmak ve yolun nereye çıkacağını bilmeden yürümeyi göze almak çok kolay değildi. Bölgesinde henüz gelişmemiş, hatta yaşayan insanların bölgede var olabileceğine pek inanmadığı  bir sektöre inanmak, insanlara seyahatin yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek olmadığını anlatmak ve bilmediğiniz bir geleceğe doğru yola çıkmak zorlu bir süreçti.

Bugünkü gibi bilgisayarlar, internet ve saniyeler içinde ulaşılabilen rezervasyon sistemleri yoktu. Bir bilet kesmek, bir rezervasyon yapmak, dünyanın başka bir ucuyla bağlantı kurmak emek, sabır, zaman, alt yapı donanımı ve güçlü insan ilişkileri gerektiriyordu. Her şeyden önce de anne baba mirası sevdam olan Gaziantep’ime, kadim Güneydoğu Anadolu’ya, bir karışı için yaşamımdan tereddütsüz vaz geçebileceğim vatanıma inanmak gerekiyordu. İnsanların bu coğrafyayı tanıması, görmesi, anlaması ve hakkını teslim etmesi gerektiğine inandık. Eşsiz tarihiyle, etnografyasıyla, arkeolojisiyle, kültürüyle, mutfağıyla ve insanıyla muazzam olan bu bölgenin dünyaya tanıtılması gerektiğini  düşündük.

Bu coğrafyanın dünyaya, dünyanın da bu coğrafyaya açılacağına

biz yürekten inandık ve yola çıktık.

Cesaret bana yabancı değildi. İlkleri gerçekleştirmekten korkmayan bir ailenin içinde büyüdüm. Annem ve babam, Gaziantep’in ilk özel hastanesini kurarken, bana da çalışmanın, üretmenin ve inandığın yoldan vazgeçmemenin ne demek olduğunu öğretmişlerdi, iş dünyasında kadınların bugünkü kadar görünür olmadığı yıllarda, duruşlarıyla bana örnek olmuşlardı.

Ben de kendi yoluma, onların bana bıraktığı bu eşsiz mirasla, davama inanarak, çalışarak ve vaz geçmeden çıktım.

Turizm, dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Konuklarınız yola çıkarken sorumluluğunuz başlar. Konuklar uyurken bile çalışan bir sektördür. Uçağı kaçan yolcunun, otelde sorun yaşayan konuğun, pasaportunda problem çıkan misafirin telaşı sizin telaşınız olur.  Uçuş iptalleri, pasaport sorunları, gecenin yarısında çalan telefonlar, bir gecede değişmek zorunda kalan programlar... Bir ülkenin öbür ucunda yaşanan bir gelişme, sizin masanızdaki programı değiştirebilir. Bir grup için yapılan aylarca süren hazırlık, tek bir değişiklikle yeniden başlamak zorunda kalabilir, hatta iptal olabilir. Bu işte çoğu zaman tatil, saat, hafta sonu yoktur. Sürekli çözüm bulmak zorunda kaldığınız bu meslekte, doğru çözümleri bulabildiğiniz oranda başarınızı ve konuk mutluluğunu arttırırsınız.
Bugün sahip olduğumuz deneyimin en büyük bölümü kitaplardan değil yolda öğrenildi. Mükemmel geçen programların mutluluğuyla, bazen çözülmesi imkânsız gibi görünen sorunların altından kalkmanın verdiği gururla ve en çok da desteklerini asla esirgemeyen dostlarımızla bu yolu bunca yıl başarıyla yürüdük. Turizmde hiçbir başarı tek başına kazanılmıyor.

Bu yolculukta bizimle birlikte yürüyen Arsan ailemiz, dostlarımız, iş ortaklarımız, rehberlerimiz, şoförlerimiz, otellerimiz ve bize güvenerek seyahatlerini emanet eden binlerce insanın her biri bu başarı öyküsünün bir parçası oldu.

Turizmde yalnızca bilgi yetmez. Güven gerekir. Verilen sözün arkasında durmak gerekir. İnsanları, en çok ihtiyaç duydukları anda yalnız bırakmamak gerekir. Sağlam bir danışmanlık yapabileceğiniz kadar güncel bilgi ve tecrübe gerekir.

Kırk yıl boyunca değişen dünyaya ayak uydurduk. Krizlerden geçtik, yeniden öğrendik, yeniden başladık.

Acentam, benim için hiçbir zaman yalnızca bir işletme olmadı.

Hayatımın büyük bir parçası oldu.

Yıllar boyunca binlerce insanın yolculuğuna eşlik ettik. Gaziantep’ten dünyanın dört bir yanına insanları uğurladık; dünyanın farklı köşelerinden konukları bu topraklarda ağırladık. Yalnızca seyahat programları hazırlamadık, yolcularımızın yaşamlarına anılar ekledik, ülkeler arası dostluk köprüleri kurduk.

Hayatın tuhaf bir döngüsü var. Eylül bana annemi ve babamı ebediyete yolcu ettiğim büyük hüzünleri yaşattığı gibi, bir ömür verdiğim turizm sevdama da iz düştü.

Bu yüzden her 15 Eylül’de hüzünle gurur birbirine karışıyor.

Bazen yorucu, bazen hüzünlü, çoğu zaman çok keyifli ama dönüp baktığımda büyük bir gurur duyduğum uzun bir yoldayız.

İyi ki o gün yola çıkmışız, iyi ki inanmışız, iyi ki vazgeçmemişiz.

Çünkü bazı yolculukların bir varış noktası olmuyor.

Bizimki de hâlâ devam ediyor. Yolculuğumuzun hep başarılarla, itibarla, gururla sürmesi en büyük dileğim…

 

SEYAHAT ACENTASI BELGEMİZ 41 YAŞINDAN GÜN ALIYOR
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *