ANASAYFA arrow right Güncel

İnsan hayatı siyasetçilerin oy kaygısı ve sermayenin kar hırsına terkedilemez

İnsan hayatı siyasetçilerin oy kaygısı  ve sermayenin kar hırsına terkedilemez
YAYINLAMA: 29 Ocak 2026 / 19.40
GÜNCELLEME: 29 Ocak 2026 / 19.40

Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremlerinin yıldönümünde açıklama yapan İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Burkay Güçyetmez, ‘’İnsan hayatı, siyasetçilerin oy kaygısına, sermayenin kar hırsına, niteliksiz mühendislik hizmetine, denetimsizliğe terk edilemez” dedi

Belediyeler tarafından tarım arazilerinin, sosyal ve yeşil alanların imara açılmasına tepki gösteren Güçyetmez, ‘’İnşaat Mühendisleri Odası olarak önceki gün 4 dava daha açtık. Birisi, Oğuzeli’nde 27 hektar tarım alanının konut alanına dönüştürülmesi. Bu madde, muhalefet meclis üyelerinin desteği ile meclisten oy birliği ile geçmiş’’ eleştirisini yaptı.
Türkiye’nin yüzde 98’i deprem kuşağında yer alıyor
Depremin bir doğa olayı olduğunu hatırlatan Güçyetmez, alınmayan önlemlerin depremleri afete dönüştürdüğünün altını çizerken, ‘’1999 Marmara depreminin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen 6 şubatta görüldü ki depremlerle ilgili ciddi bir çalışma yapılmamış. Türkiye’nin yüzde 98’i deprem kuşağında yer alıyor. Her depremden sonra deprem yönetmeliklerimiz güncelleniyor. Şu anda yeni deprem yönetmenliğinin yayınlanmasını bir yıldan beri bekliyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Çıkarılan 6 imar aflarıyla riskli yapı stokları yasal hale getirildi
Güçyetmez, Türkiye’de ki yapı stokunun çok önemli olduğunu kaydederken, ‘’Fay hatlarını değiştirme gibi bir şansımız yok, ama yapı stoklarını değiştirebiliriz. Özellikle 2000’li yıllardan önce inşa edilen yapılar, nüfusumuzun yarısının ikamet ettiği riskli yapılar. En önemlisi çarpık kentleşme ve çıkarılan 6 imar aflarıyla riskli yapı stokları yasal hale getirildi’’ şeklinde konuştu.
Unutulmamalıdır ki, yozlaşma kültürü büyükten başlayıp küçüğe doğru yayılıyor
Mevcut yapı stoku envanterinin çıkarılması gerektiğini vurgulayan Güçyetmez, ‘’Şehir ve ülke olarak, riskli yapı stokumuzun yanı sıra mevcut yapı stokumuzun belirlenmesi gerekiyor. Rant odaklı imar düzeni ile yapılaşmada kuralsızlığın ve cezasızlığın hâkim olması kaçak yapılaşmanın önünü açmakta bunun sonucunda da imar afları zorunlu hale geliyor. Unutulmamalıdır ki, yozlaşma kültürü büyükten başlayıp küçüğe doğru yayılıyor’’ dedi.
Dönüşüm sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişmenin bir bütünü olarak ele alınmalı
Güçyetmez, ‘’Sermaye gruplarının, “güçlü” kesimlerin inşaatlarına göz yumup tam tersine özel düzenlemelerle hukukileştirmeye çalışılması toplumun geneline emsal teşkil ediyor. İmarda kural kuraldır. Merkezi ya da yerel siyasi/iktisadi aktörlerin çıkarlarına göre delinmemeli. Ülkedeki riskli yapı stoku belirlenmeli, yapı envanteri çıkarılarak belirli bir risk sırası ile tüm binaların deprem güvenliğinin belirlenmesi zorunlu hale getirilmeli. Kentsel dönüşümde kamu yararı gözetilmeli, rant odaklı kentsel dönüşüm anlayışı terk edilmeli. Dönüşüm sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişmenin bir bütünü olarak ele alınmalı’’ açıklamasını yaptı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *