Eğitim Sen, Eğitim İş, Teç-Sen, Hür Sen, Ey-Sen, Eğitimin Gücü-Sen, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir liseye düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanması, Kahramanmaraş'taki okul saldırısında da 9 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından iş bıraktı
Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen eğitim sendikaları, düzenledikleri ortak basın açıklamasında ‘’En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü?’’ sorusunu sordu.
Okullar kan gölüne dönüyor,
sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor
‘Okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor’ diyerek sözlerine başlayan Eğitim Sen Gaziantep Şubesi Kadın Sekreteri Gülfidan Özpolat, ‘’Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor eğitim, gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor’’ şeklinde konuştu.
Okullar eğitim yuvası olmaktan çıktı,
şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştü
Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okulların, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştüğünü soran Özpolat, ‘’Bu bir çöküş, eğitimde güvenlik politikasının iflası, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseri. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştü’’ ifadelerini kullandı. Okullarda şiddet artıyor, önlem
alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak
Özpolat, ‘’Eğitim sendikaları olarak yıllardır uyarıyoruz; daha geçtiğimiz ay hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hala içimizde taşırken, böylesi bir trajedinin yeniden yaşanması, şiddetin eğitim kurumlarında ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. O gün de söyledik; ‘Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak.’ Peki ne yaptınız? Hiçbir şey’’ eleştirisini yaptı.
Öğretmenler ders anlatırken
can güvenliğini düşünüyor
Bu tabloyu yaratanların belli olduğunu sözlerine ekleyen ‘’Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu. Ne rehberlik ve psikolojik destek güçlendirildi. Ne de eğitim emekçileri korunabildi. Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor. Bu tabloyu yaratanlar belli. Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlar. Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenler’’ değerlendirmesini yaptı.
Okullarda güvenlik bir temenni
değildir, devletin asli görevi
Özpolat; ‘’Bir kez daha açıkça uyarıyoruz; okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevi. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri hayati bir ihtiyaç. Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz. Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları belli’’ dedi. Haber Merkezi
