CHP Gaziantep Eski İl Başkanı Karaca Bozgeyik, ‘’Siyaset, birilerinin kişisel geleceğini planladığı bir alan olmaktan çıkarılıp toplumun ortak geleceğinin tartışıldığı bir zemine dönüştürülmeli. Bunun için yalnızca yöneticilerin değil, üyelerin ve siyasetle ilgilenen herkesin de sorumluluk alması gerekir’’ dedi.
Siyasetin başarısını toplumun hayatında
yarattığı olumlu değişimle ölçmeliyiz
Siyasetin yeniden halkın sesine kulak vermeye, yerel örgütlerin yeniden toplumla güçlü bağlar kurmaya ve parti içi yarışların ortak aklı güçlendirmeye ihtiyacının olduğunu kaydeden Bozgeyik, ‘’Halk, siyasi partilerin kendi iç mücadelelerini izlemek için değil, yaşadığı sorunların çözümünü bulabilmek için siyasete ihtiyaç duyar. Siyasetin başarısını, kendi içindeki kazananların sayısıyla değil, toplumun hayatında yarattığı olumlu değişimle ölçmeliyiz’’ değerlendirmesinde bulundu.
Parti içi yarışlar fikirlerin ve yönetim
anlayışlarının yarışına dönüştürülmeli
Bozgeyik, ‘’Parti içi yarışlar kişisel hesaplaşmaların değil, fikirlerin, projelerin ve yönetim anlayışlarının yarışına dönüştürülmeli. Seçimlerin ardından ortak hedefler etrafında birlikte çalışabilmek, yalnızca iyi niyetin değil, demokratik olgunluğun da göstergesi olmalı. Eleştiri düşmanlık, farklılık ayrışma, rekabet husumet olarak görülmemeli. Örgüt içindeki sorunları konuşabilmek, gerektiğinde özeleştiri yapabilmek ve yanlışları kabul edebilmek zayıflık değil, gelişmenin koşulu’’ ifadelerini kullandı.
Mesele, farklılıkların nasıl yönetildiği ve
çabaların sonunda toplumun ne kazandığı
Siyasi partilerin toplum için var olduğunu anlatan Bozgeyik, yerel örgütlerin bu ilişkinin taşıyıcılarından biri olduğunu belirtti. ‘’Siyasi partilerle toplum arasındaki bağ zayıfladığında, örgütler kendi iç gündemlerine kapandığında ve kişisel mücadeleler ortak hedeflerin önüne geçtiğinde, siyasetin topluma karşı sorumluluğunu yeniden hatırlamak gerekir. Elbette hiçbir örgüt hatasız değil. Her siyasi yapıda farklı görüşler, anlaşmazlıklar ve yönetim mücadeleleri yaşanabilir. Mesele, bu farklılıkların nasıl yönetildiği ve bütün bu çabaların sonunda toplumun ne kazandığı’’ açıklamasını yaptı.
Siyasetin toplumla kurduğu ilişkinin en
önemli alanlarından biri yerel örgütler
Siyasetin yalnızca genel merkezlerde, kürsülerde, televizyon ekranlarında ya da seçim meydanlarında yapılmayacağını söyleyen Bozgeyik, ‘’Siyasetin toplumla kurduğu ilişkinin en önemli alanlarından biri yerel örgütler. İnsanların sorunlarını yerinde gören, taleplerini dinleyen, çözüm önerilerini geliştiren ve bu talepleri karar alıcılara ulaştıran yapılar olması gerekenler de onlar. Ancak yerel örgütlerin enerjisi, toplumun sorunlarından çok kendi içindeki yarışlara, yönetim mücadelelerine ve gruplaşmalara yöneldiğinde üzerinde düşünülmesi gereken bir durum ortaya çıkar’’ şeklinde konuştu.
Sorunlara ilişkin çözüm önerileri hazırlanmalı
ve çalışmalar kamuoyuyla paylaşılmalı
Bozgeyik, ‘’Yerel örgütlerin başarısını yalnızca seçim sonuçlarıyla ve iç yönetim yarışlarıyla değerlendiren anlayışın ötesine geçmeliyiz. Her il ve ilçe örgütü, bulunduğu yerdeki ekonomik, sosyal ve kültürel sorunları düzenli olarak tespit etmeli; bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri hazırlamalı ve çalışmalarını kamuoyuyla paylaşmalı. Mahallelerden köylere, esnaftan çiftçiye, gençlerden emeklilere kadar toplumun farklı kesimlerinin karar süreçlerine katılabileceği mekanizmalar oluşturulmalı’’ dedi. Haber Merkezi
