GÜÇ, PARA VE YIKANAN ELLER
Bugün “Dünya El Yıkama Günü”ymüş. İlk Küresel El Yıkama Günü 15 Ekim 2008'de düzenlenmiş.
Böyle bir günü bile kutlamayı biliyoruz. Ellerimizi suyla, sabunla yıkıyor; mikroplardan arınmanın, temizliğin ve sağlığın önemini anlatıyoruz ama temiz vicdan konusunda giderek sessizliğe bürünüyoruz.
Hükmetmek gücünü elde edenler, iktidara yakın bazı doyumsuz kişiler, bir türlü bitmek bilmeyen oburluklarıyla her yere saldırıyorlar. Haksız kazanç sağlamayı, başkalarının haklarına tecavüz etmeyi güçlerinin sınırında sanıyorlar ve ne yazık ki bu konuda adalet onları görmezden geliyor. Bu hukuksuzluk, yasa dışılık, ahlaksızlık giderek derinleşiyor.
Söz verip gereğini yerine getirmemek, ya da bir süre önce savunduklarının tam tersini söylemek, yapmak artık toplumda beklenen tepkiyle karşılık bulmuyor. İnsanlar, omurgasızlığı kanıksamaya başladı.
Gücü ve iktidarı elinde bulunduran bu çevrelerde, sınırları giderek hızla ve dev gibi büyüyen bir sahip olma duygusu var. Güce yakın olmak, kimi zaman başkalarının hakkına, emeğine, malına ve özgürlüğüne uzanabilecek bir ayrıcalık gibi görülüyor. Para büyüdükçe iştah büyüyor; güç arttıkça sınır duygusu zayıflıyor. Tehlikeli bir canavar gibi büyüyen bu duygu asla doymak da bilmiyor.
Oysa aslında hepimiz biliyoruz ki güç; insanın her istediğini yapabilme hakkı değil, tam tersine, güç; daha fazla sorumluluk demek.
Son yıllarda kamuoyuna yansıyan çeşitli yolsuzluk, usulsüzlük ve dolandırıcılık iddiaları bize yalnızca paranın nasıl el değiştirdiğini değil, güvenin nasıl tüketildiğini de gösteriyor. Özellikle kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturması, insanların yıllarca emek vererek kazandıkları paralarını, itibarlarını ve birbirlerine duydukları güveni nasıl büyük bir kırılganlığın içinde paramparça ettiklerini ortaya koydu.
Bir tarafta milyonlar konuşulurken diğer tarafta insanların alın teri var.
Bir tarafta güç ve nüfuzun sağladığı olanaklar tartışılırken, diğer tarafta hakkını aramak için kapı kapı dolaşan, sesini duyurmaya çalışan insanlar yürekleri burkuyor.
Bir toplumda hukukun herkese aynı mesafede durmadığı duygusu yerleşince, yalnızca adalet duygusu değil, toplumsal güven de aşınıyor. İnsanlar “Benim hakkımı kim koruyacak?” diye endişelenmeye başladığında, ortaya yalnızca hukuki değil, çok daha derin ahlaki sorunlar çıkıyor.
Hukuksuzluk nasıl temizlenir, kanunsuzluk nasıl yıkanır, ahlaksızlık hangi sabunla çıkar gibi retorik sorular havada asılı kalınca da toplumu derin bir bezginlik kaplıyor.
Paranın değerinin, nasıl kazanıldığıyla değil, ne kadar çok olduğuyla ölçülmeye başladığı toplumlar ne yazık ki tüm ahlaki değerlerini bir bir tüketiyor.
Gücün gerçek sınırı, güçlünün istediği her yere uzanması değil, doğru ve tarafsız işleyen bir hukuk ve diğer kişilerin özgürlük alanı olmalı.
Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir duygu değil. Bireyler, göğüslerini gererek “Benim ülkemde haklarımı devletim korur” diyemiyorsa, idare etmek görevine soyunan hükümet, “Devlet” kavramına zarar veriyor demektir. Ülkenin kaynaklarını sınırsızmış gibi yağmalayan, insanların emeğini sahipsiz bırakan, temel haklarını güçlü olanın istediği zaman lütfedeceği bir değermiş gibi gösteren bir sisteme engel olamayan bir yönetim asla başarılı değildir ve hemen ondan kurtulmak gerekir.
Sisteme güven kaybolursa, hiçbir büyük bina, hiçbir gösterişli makam toplumu gerçekten güçlü kılamaz. Devletin gücü, vatandaşının korkusundan değil; hukuka olan güveninden gelir.
O güven; güçlülerin arkasında duran bir korunakla değil güçlüyü de güçsüzü de aynı ölçüde tartabilen bir hukuk terazisiyle sağlanır.
Son yıllarda kamuoyuna yansıyan çeşitli dolandırıcılık, usulsüzlük ve yüksek getirili fon iddiaları bize yalnızca paranın nasıl el değiştirebildiğini göstermekle kalmadı, güvenin ne kadar kolay sömürüldüğünü de yaşayarak anladık.
Bugün Dünya El Yıkama Günü. Ellerimizi yıkayalım elbette. Bal tutan parmak yalamasın, hemen ellerini yıkayıp başkalarının balının, benliğine sinmesine izin vermesin.
Unutmamak gerekir ki ellerimizi sabun temizler ama bir ülkenin kirlenen vicdanı ancak adaletle temizlenir.

