6362 SAYILI SERMAYE PİYASASI KANUNUNA GÖRE HALKA AÇIK ANONİM ORTAKLIK
Halka açık ortaklık, Sermaye Piyasası Kanununda (SerPK), payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklar şeklinde tanımlanmıştır [SerPK. m.3 (e)]. Halka arz, bir ortaklığın kaynak ihtiyacını karşılamada başvurduğu alternatif bir finansman yöntemi ve hem birinci el hem de ikinci el piyasalarında uygulanan bir satım modelidir.
Bir başka tanımda ise sermaye sistemine dayalı, amacı iktisadi olan, büyük sermaye ve işlem (ciro) hacmine sahip, çok sayıda ve değişken ortağı olan şirketler olarak tanımlanmıştır.
Payları borsada işlem gören anonim şirketler ile pay sahibi sayısı (ortak sayısı) beş yüzden fazla olan şirketlerin payları halka arz olmuş sayılır [SerPK m.16 (1)]. Bu nedenle hisse senetleri halka arz edilmiş olmasa da ortak sayısı beş yüzü geçen ile ortak sayısı beş yüzü geçmemekle birlikte hisseleri halka arz edilmiş olan anonim şirketler, halka açık anonim şirketler sayılırlar.
Çok ortaklı halka açık şirketlerde mülkiyet, yapı itibariyle küçük payları ayrılmış ve dağılmıştır. Bunun sonucu olarak pay sahiplerinin şirkete karşı olan ilgileri zamanla zayıflamaktadır. Böylece şirket üzerindeki tüm ortakların müşterek et-kinliği ve kontrolü ortadan kaybolmaktadır. Buna mani olmak isteyen küçük pay sahiplerinin şirketin sevk ve yönetiminde etkin rol oynayabilmeleri için zorda olsa bir grup oluşturmak zorundadırlar. Öte yandan halka açık şirketlerin çok büyümesi; çoğunluğa sahip yöneticilerinin kârı ortaklara dağıtmak yerine, şirketin mali yapısını güçlendirmek ve iş hacminin genişlemesi için kullanması, hep küçük pay sahiplerine zarar vermektedir.
Halka açık anonim ortaklıklarda iki tür pay sahipliği olduğunu görmekteyiz. Bunlardan birincisi “işletme pay sahipliği”, diğeri ise “yatırımcı pay sahipliği” dir. İşletme pay sahipleri, sadece oy gücüne dayanarak anonim şirketi yönetebilme, hâkimiyeti altında tutabilme imkânına sahip olmakla kalmayıp, aynı zamanda yönetim kadrolarında da doğrudan doğruya görev alan pay sahipleridir. Yatırımcı pay sahipleri ise sadece tasarruflarını anonim şirkete katılarak değerlendiren, bunun yanında yönetimle uzaktan yakından ilgilenmeyen, genel olarak payın rayiç bedelindeki artışlardan, şirketin kâr payından veya bedelsiz paylardan yararlanmayı amaç edinmiş olan pay sahipleridir.
Kanunkoyucu ortak sayısının çok olması ve birlikte hareket etmenin zorluğunu da göz önünde bulundurarak, kapalı tip şirketlerdeki azınlık oy oranını Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 411/1 mucibince yüzde on (onda bir), halka açık şirketlerde ise yüzde beş (yirmide bir) olarak belirlemiştir.
