ANASAYFA arrow right Güncel

İnfaz düzenlemeleri kadınların güvenliği açısından ciddi kaygı yarattı

İnfaz düzenlemeleri kadınların güvenliği açısından ciddi kaygı yarattı
YAYINLAMA: 12 Temmuz 2026 / 16.37
GÜNCELLEME: 12 Temmuz 2026 / 16.37

KESK Gaziantep Kadın Meclisi Sözcüsü Gülfidan Özpolat, son dönemde çıkarılan yargı paketlerinin ve infaz düzenlemelerinin kadınların güvenliği açısından ciddi kaygılar yarattığını belirtti.
Toplumsal cinsiyet eşitliği
perspektifinin yokluğu dikkat çekiyor

Özpolat, ‘’Denetimli serbestlik uygulamalarının genişletilmesi, cezasızlık algısını derinleştiren düzenlemeler ve suç faillerinin kısa sürelerde yeniden topluma dönmesini sağlayan uygulamalar, kadınlar açısından yaşam hakkını tehdit eden sonuçlar doğuruyor. Kadın örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen hazırlanan düzenlemelerde toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin yokluğu dikkat çekiyor’’ dedi.
Erkek şiddetindeki artış politik
atmosferden bağımsız olduğu düşünülemez

Türkiye’de son yıllarda kadınların uzun mücadeleler sonucunda elde ettiği hakların, yalnızca tek tek yasal düzenlemelerle değil, siyasi iktidarın söylemleri, uygulamaları ve toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan politikalarıyla da aşındırıldığını kaydeden Özpolat, ‘’Kadınların yaşam hakkını, ekonomik bağımsızlığını, kamusal alandaki varlığını ve şiddetten korunma mekanizmalarını güçlendiren kazanımlar sistematik biçimde geriletilirken, kadın cinayetleri ve erkek şiddetindeki artışın bu politik atmosferden bağımsız olduğu düşünülemez’’ açıklamasını yaptı.

Erkeklere fiilen cesaret
veren bir ortam yarattı

Kadınların yıllar süren mücadelesi sonucunda hayata geçen 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun, kadınların şiddete karşı korunmasında önemli bir güvence oluşturduğunu sözlerine ekleyen Özpolat, ‘’Son yıllarda bu yasa sürekli hedef gösterilmiş, uygulanmasında ciddi aksaklıklar yaşanmış, koruma kararlarının etkin biçimde uygulanmaması nedeniyle çok sayıda kadın daha önce defalarca şikâyette bulunmasına rağmen öldürüldü. Şiddet faillerine yönelik cezasızlık pratiği ve koruma mekanizmalarının etkisizleştirilmesi, erkeklere fiilen cesaret veren bir ortam yarattı’’ şeklinde konuştu.
Kadınların yaşadığı şiddet, yoksulluk
ve ayrımcılık sorunları görünmez kılınıyor

Özpolat, ‘’Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredattan toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını çıkarması, kadın örgütleriyle iş birliği yerine dini vakıf ve cemaatlerle kurulan ilişkiler, nafaka hakkının sınırlandırılması yönündeki girişimler, çocuk yaşta evliliklerin önünü açabilecek tartışmalar ve boşanmayı zorlaştıran yaklaşımlar da kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırıların bir parçası olarak görülüyor. Son dönemde “aile yılı” söylemi etrafında geliştirilen politikalar da birey olarak kadınların haklarını değil, ailenin korunmasını merkeze almakta; kadınların yaşadığı şiddet, yoksulluk ve ayrımcılık sorunları görünmez kılınıyor’’ dedi. Haber Merkezi

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *