Yapay Zekâ Çağında Sesimiz ve Yüzümüz Artık Güvende mi? Deepfake

YAYINLAMA: 19 Haziran 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 18 Haziran 2026 / 17.27

Teknolojinin baş döndürücü hızı, "gerçeklik" algımızı tarihte hiç olmadığı kadar sarsar bir hâle getirmiştir. Başlangıçta sinema sektöründe hayatını kaybetmiş oyuncuların dijital olarak canlandırılması gibi sanatsal veya masum eğlence amaçlı kullanımlarla hayatımıza giren bu teknoloji, günümüzde kötü niyetli aktörlerin elinde organize birer silaha dönüşmüştür. Artık bir videoda izlediğiniz siyasetçinin o sözleri gerçekten söyleyip söylemediğinden ya da telefonun ucundaki yakınınızın sesinin gerçekliğinden emin olamayacağımız bir döneme girdik. Bir video sosyal medya platformlarında milyonlarca izlenme rekoru kırıyor ve günün sonunda bu videonun yapay zekâ olduğu ortaya çıkıyor. Her şey bu kadar gerçekçi ve korkutucu. Bilmediğiniz bir telefon numarasından arandığınızda sesinizin kopyalanmaması ve bundan cümleler üretilmemesi için “evet, onaylıyorum” gibi kelimeleri konuşmaktan kaçınır olduk.

Bu doğrultuda "derin öğrenme" (deep learning) ve "sahte" (fake) kavramlarının birleşimiyle doğan Deepfake teknolojisi, bugün hukuk dünyası için oldukça zorlu bir sınava dönüşmüştür. Bir tarafta anormal bir hızla ilerleyen teknoloji, yapay zekâ ve beraberindeki dolandırıcılık faaliyetleri bir taraftan doğal olarak buna ayak uydurmakta oldukça geride kalan hukuk sistemleri.

Hukukî açıdan bakıldığında, yüzümüz ve sesimiz sadece birer görüntü veya sesten ibaret olmayıp 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında "özel nitelikli kişisel veri" yani biyometrik veridir. Bu biyometrik verimizin “deepfake” teknolojisiyle rızamız dışında kopyalanması artık anlık bir mesele hâline geldi. Evet KVKK kapsamında kişinin rızası dışında yüzünün veya sesinin kopyalanması bir suç ise de tüm sonuçları göze almış dolandırıcılar açısından bu durum bir şey ifade etmemektedir. Yıllarca yapılacak yargılama neticesinde alacakları oldukça düşük cezalar onları durdurmayacaktır. Özellikle hakları ihlal edilen ve yapılan ses, yüz kopyalamaları sonucunda ortaya çıkan utanç verici görüntülerden kurtulmak, bunları yayından kaldırılması için kişiler, dolandırıcıların taleplerine boyun eğebilmektedir.

Bugün dünya genelinde deepfake yüz ve vücut görsel içeriklerinin büyük bir kısmını, özellikle kadınları hedef alan rıza dışı müstehcen içerikler oluşturmaktadır. Bunun gibi "CEO dolandırıcılığı" olarak bilinen yöntemle, yöneticilerin sesleri taklit edilerek şirketlerin milyonlarca TL zarara uğratıldığı gerçek vakıalar hâline gelmişti.

Bu durum karşısında hukukumuzda KVKK kapsamında başvuru, özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134), müstehcenlik (TCK m.226) ve hakaret (TCK m.125), Kanunu’nda "Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" (TCK m.158/1-f) gibi düzenlemeler çerçevesinde şikâyetçi olunabilirse de süreçleri oldukça ağır işlemektedir. İspat ve dolandırıcının tespiti de zaman almaktadır.

Ülkemizde şu an için oldukça büyük bir tehlike olan deepfake teknolojilerine yönelik somut adımlar atılmamıştır. Ancak hukukta da teknolojiyi yakalamaya çalışan Avrupa Birliğinde bu konuda devrim niteliğinde bir adım atılmıştır. AB Yapay Zeka Yasası (AI Act) adı verilen düzenleme ile artık deepfake ve yapay zekâ üretimi içeriklerinde, açıkça "AI tarafından üretilmiştir" şeklinde etiketlenmesi zorunlu hâle gelmiştir. Bu şeffaflık yükümlülüğü, vatandaşların sahte görüntü ve ses kayıtlarıyla manipüle edilmesinin önüne geçmeyi hedefliyor. Amerika’da ise Teksas ve Kaliforniya gibi eyaletler, özellikle seçim süreçlerini etkileyebilecek sahte videoları suç kapsamına alan özel düzenlemeler getirmiş durumdadır.

Bir an önce ülkemizde de deepfake ve AI teknolojilerden kaynaklanacak sahtekarlıklara karşı kapsamlı, efektif, çok hızlı sonuç alınabilecek, başvurusu oldukça kolay (hatta e-devlet üzerinden başvurulabilecek) düzenlemeler üzerinde çalışmaların başlatılması gerekmektedir.

Şu an için mevcut kanunlarımız çerçevesinde en hızlı bir şekilde yapabileceğimiz metot kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle Sulh Ceza Hakimliğine başvurularak içeriğin yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesi talep etmektir.

Yapay Zekâ Çağında Sesimiz ve Yüzümüz Artık Güvende mi? Deepfake
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *