Ne Beklenir?

YAYINLAMA: 17 Mart 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 16 Mart 2026 / 17.12

‘İnsan oğlu çiğ süt emmiştir’ diye bir tabir vardır, hani kaynatılıp verilmiş olsaydı bebeğe, daha değişik bir davranış mı sergilerdi?  Bunu tahmin etmek pek zordur. Hani insan gibi davranış sergilemek her insana nasip olmayabilir. İnsan oğlu doğarken melekler ruh üflermiş derler, kimisine merhamet, kimisine kindar, kimisine ise türlü türlü ruh üflenirmiş. Mutedil insandan tutun da cani ruhlu insanlara varıncaya kadar geniş bir yelpazede olurmuş bu ruh hali. İnsanlara ‘iyi insan’ diyebilmek için bir hasleti birarada tutması gerekmekte. 

Magazin haberleri içinde bazen insanın kanını donduran haberler olur ya annesini ve oğlunu öldürüp intihar eden insanların haberleri, işte bu kişiye doğarken hangi tür ruh üflendiğini merak etmişimdir hep. Okulda bir arkadaşımız vardı öğrendiğimiz kadarı ile tabanca ile bir insanı öldürmüş, ancak tabanca dolu imiş o da tetiğe başmış karşısındakini öldürmüş. Aslında çok munis bir çocuktu. Kasten böyle bir yapabilmesinin mümkün olmadığına adım gibi inanmıştım. 

Okulda bir hocamız vardı, ‘mabadı yere yakın olandan uzak durun’ derdi. Bizim sınıfta da en az iki tane mabadı yere yakın arkadaşımız vardı. Bütün sinsi maraza işlerin altından onlar çıkardı. Mabadı yere yakın olanlarda kısa boylu olduklarından, bidayette bir aşağılık kompleksleri olması mümkündür. Hani vardır diyemiyorum. Kısa boyluluk başka, mabadın yere yakın olması daha başka bir şeydir. Uzun boylu olup ta mabadının yere yakın olması mümkündür. Böyle insanlardan, hocamın sözünü tutarak, hep kendimi uzak tutmuşumdur.  Her bir musibetin olmasa da birçok musibetin onlardan kaynaklandığına inanırım. Tarihte de ülkeleri felakete sürükleyenlerin mutlaka mabadının yere yakın olduğunu düşünürüm. Çünkü doğumlarında melekler onlara değişik ruh üflemiş olsa gerek. Bir imparator düşünebiliyor musunuz, insanların birbirini öldürmesini eğlence olarak seyredip, halkın da bu cinayetlerden mutluluk duymalarını sağlaması, sizce ne tür bir ruh hali olabilir? İnsan oğlu çiğ süt emmiştir sözünün buralarda kullanılmasının, çok isabetli olduğunu düşünmekteyim. 

Tarihin akışını değiştiren bazı karakterler vardır, mesela Mısır Kraliçesi Cleopatra, ülkesini kurtarmak adına Romalı komutan Antonius beraber olması sonucunda, Antonius’un ordularını geri çekmesini sağlamasında, tarihin akışının değişmiş olduğunu görmekteyiz. Tarsus’ta tarihsel bir anıt vardır. Adına KANCIK KAPI deler. Kelaopatra’nın Antonius’la buluştuğu yerin TARSUS olduğuna inanırlar. 

Bir başka olayda Osmanlı ordularının Prut savaşında imha edebileceği Rus ordusunu kurtarmak için, Çariçe Katharina’nın dişiliği ile kazanılmamış bir başarıyı, bizler değişik değerlendirmekteyiz. Aynı Antonius’la Kleopatra ilişkisini andıran bir durum. Hani bunu rahmetle andığımız İLBER Hoca’dan dinlemiş olsaydık bir başka lezzet katardı sözlere. Bu iki olayda da kadınların mabadının yere yakın olduğunu düşünmekteyim. Hani uzun boylu kendi karakteri yerleşmiş birinin yapamayacağı bir eylem olduğunu düşünürüm. Bu arada tarihi değiştiren olaylardır bu okuduklarımız. 

Son bir senedir ülkemizi kökünden sarsan olayları izlemekteyiz. Kanıtlanabilecek bir suç unsuru olmadan aylarca Belediye başkanlarına karşı yapılan bir ‘SOYKIRIM’ hareketini izlemekteyiz. Bu soykırımı yaratan kişilere bakıyorum, Talas’taki hocamı hatırlıyorum. Çok haklıymış. Onlardan uzak durulması gerekir. Bir duruşmadaki hakimin sorularına hayran kaldım. 2 milyar liralık bir ihale için 20 milyar rüşveti kim verir? 20 milyar liranın kaç bavul edeceğini düşünmeyen itirafçının, ‘ben öyle duydum’ cevabı ile geçiştiremez. İtirafçının görmediği kimden duyduğunu söylemediği bir tanıklığın geçerli olmasını kabul etmek mümkün değildir. Kimden duyduğunu da orada ifade etmesi gerekmektedir. Somut delile ancak böyle ulaşılır düşüncesindeyim. 

Aslında bir deyim vardır ya ‘Esas Olan Üzüm Yemek Değil Bağcıyı Dövmek’. Günümüz Türkiyesi’nde tutuklu olarak iddianamesi yazılıp mahkemeye çıkmayı bekleyen Belediye Başkanlarına, haddim olmayarak derim ki ‘Bu günler geçecek ancak, sizin yaşamadığınız günlerin hesabını mutlaka bir mabadı yere yakının vereceğini düşünmekteyim’, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

 

Ne Beklenir?
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *