KRİPTO VARLIKLARIN HACZİ (3)

YAYINLAMA: 10 Temmuz 2026 / 00.00 | GÜNCELLEME: 09 Temmuz 2026 / 14.04

(Yurt dışındaki hizmet sağlayıcı meselesi: Haczedilebilirlik başka, icra edilebilirlik başka)

İlk iki yazımızda nispeten haciz imkânı olan kripto varlıklarda konu yurtdışındaki kripto varlık hizmet sağlayıcılarına geldiğinde, sorun oldukça karmaşık bir hâl almaktadır. Buradaki en önemli kavramsal ayrım şudur: Bir malvarlığının Türk hukuku bakımından haczedilebilir olması, o malvarlığına Türk icra dairesinin tek başına fiilen ulaşabileceği anlamına gelmez.

Hizmet sağlayıcının yurtdışında kurulu olması, özellikle de yabancı hukuk düzenine tabi ayrı bir tüzel kişilik şeklinde örgütlenmiş bulunması hâlinde artık mesele sadece İcra ve İflas Kanunu meselesi olmaktan çıkıp, milletlerarası özel hukuk, tanıma-tenfiz, yabancı ülkede geçici hukukî koruma, hatta kimi zaman yabancı ülkedeki düzenleyici otoritelerle temas boyutuna girmektedir. Bir başka ifade ile olay oldukça karmaşık, çok uluslu bir süreç içerisine girmektedir.

Bu noktada alacaklıların en sık düştüğü hata, Türk icra müdürlüğünden alınan haciz müzekkeresinin yabancı borsayı otomatik olarak bağlayacağını düşünmektir. Oysa yabancı ülkede yerleşik bir özel hukuk tüzel kişisinin, Türk icra dairesinin tek taraflı yazısına kendiliğinden uyması her zaman beklenemez. Bazı büyük uluslararası platformlar, kendi “legal requests” ve “law enforcement response” politikaları çerçevesinde belli ölçüde gönüllü uyum gösterebilir. Ancak bu Türk kamu gücünün yabancı ülkede doğrudan icra edildiği anlamına gelmez. Çoğu zaman yabancı hukuk düzeninde ayrıca bir koruma tedbiri, mahkeme kararı, tanıma-tenfiz işlemi veya yerel icra prosedürü gerekecektir.

Yargısal yaklaşım da genel olarak bu doğrultudadır. Yabancı ülkedeki malvarlığına yönelik koruma tedbirlerinin, o ülke hukukuna göre icra edilebilir hâle getirilmesi gerekir. Bu nedenle yurtdışındaki borsa veya saklama kuruluşu nezdindeki kripto varlığa ulaşmak için ilgili ülkenin hukukunda geçerli bir “asset freeze”, ihtiyati haciz, “disclosure order” veya eşdeğer bir geçici koruma mekanizması araştırılmalıdır. Ayrıca sizin gerçekten alacaklı olduğunuzu kanıtlayan Türk yargısından alınacak bir kararın, borçlunun bulunduğu ülke yargı birimlerince, ülkemiz ile arasında bu konuda bir antlaşma olması şartıyla tenfizi talep edilebilir.

Ancak tüm bunlardan önce yabancı platformlarda önce doğru ülkeyi ve doğru şirketi bulmak gerekir. Daha da açıklamak gerekirse yurtdışı kripto borsaları bakımından ikinci büyük sorun, çoğu zaman “tek bir şirket” zannedilen yapının gerçekte çok katmanlı bir holding veya grup yapılanması olabilme ihtimalidir.

Kullanıcı hesabını açtığı uygulamada tek bir marka görür fakat arka planda müşteri sözleşmesini imzalayan şirket başka, saklama hizmetini sunan tüzel kişi başka, fiat geçidini (Fiat Gateway) işleten kuruluş başka, türev işlemleri yürüten şirket ise bambaşka bir ülkede olabilir. Böyle bir yapıda yanlış tüzel kişiye yazılan haciz bildirimi ya da yanlış ülkede açılan dava, baştan itibaren sonuçsuz kalabilir.

Bu nedenle yabancı platformlu dosyalarda ilk yapılması gerekenlerden birisi, borçlunun tam olarak hangi şirketle sözleşme kurduğunu, müşteri varlığının hangi tüzel kişi nezdinde tutulduğunu, platformun hangi ülkede lisanslı olduğunu ve sözleşmede yetkili hukuk/yetkili mahkeme şartlarının ne şekilde düzenlendiğini belirlemektir… Bir sonraki yazımızda yurtdışı platformlarına nasıl ulaşılabileceği hakkında bilgi verilecektir (İA).

KRİPTO VARLIKLARIN HACZİ (3)
YORUMUNUZU YAZIN, TARTIŞMAYA KATILIN!
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *