ANASAYFA arrow right Sağlık

“Çocuklarda öksürüğü ilaçla kesmeyin”

“Çocuklarda öksürüğü ilaçla kesmeyin”
YAYINLAMA: 02 Eylül 2021 / 14.34
GÜNCELLEME: 02 Eylül 2021 / 14.34
Öksürüğün akciğerlerin bir savunma mekanizması olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Öz, “Öksürük kesici ilaçları kullanarak öksürüğü kesmek yerine sebebini anlayıp ona yönelik tedavi uygulanmalı"dedi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Öz, çocuklarda sıkça görülen öksürüğün altında yatan nedenlere dikkati çekti.

Dr. Öğr. Üyesi Öz, öksürüğün aslında akciğerlerin bir savunma mekanizması olduğunu belirterek “Kendisi bir hastalık değil, bir hastalık veya durumun habercisidir. O yüzden öksürük kesici ilaçları kullanarak öksürüğü kesmek değil, sebebini anlayıp ona yönelik tedavi vermek uygun olandır. Öksürük akciğer ve akciğer dışı nedenlerle oluşabilir. En sık sebeplerin başında basit viral üst solunum yolu enfeksiyonları (nezle) gelir. Bu durumda muayenede akciğer sesleri normaldir. Ateş genellikle yok veya hafiftir. Öksürüğe şeffaf burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve hapşırık eşlik eder. Öksürüğe sebep virüsün oluşturduğu rahatsızlık (irritasyon) ve/veya oluşan burun akıntılarının genizden aşağı inerek öksürüğü uyarmasıdır. Burnu açık tutmaya çalışmak, odayı nemlendirmek, 6 yaşından büyük çocuklarda geniz akıntısı azaltan ilaçları kullanmak, 1 yaş üstü bebeklerde bitkisel çay ve destekleri kullanmak öksürüğün rahatlamasına yardımcı olabilir” diye konuştu.

Sinüzit, bademcik iltihabı hatta orta kulak enfeksiyonu sırasında da öksürük oluşabildiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Öz, şöyle devam etti:

“Bu hastalıklar akciğer dışı öksürük nedenleri arasındadır. Akciğer sesleri bu hastalıklarda genellikle normaldir. Sinüzitte öksürük genellikle sabah ilk kalkmada ve akşam yatağa girildiği zamanda olur. Geriye olan sinüs akıntılarının yer değiştirmesi özellikle bu zamanlarda öksürük oluşturur. Öksürük şiddetli olduğunda bebek ve çocuklarda kusmada eşlik edebilir. Akciğerle ilgili sebeplerden bronşiolit özellikle süt çocuklarında öksürüğün başlıca sebepleri arasındadır. Bu hastalıkta genellikle virüslere bağlı olarak bronşiol denen minik ve en uçtaki hava yollarında daralma ve bunun sonucunda nefes verirken duyulan ıslık sesine benzer ses işitilir. Bu ses hafif olduğunda dışarıdan anlaşılmaz. Doktor muayenesi sırasında duyulur. Daralma fazla olduğunda ise dışarıdan duyulacak şekildedir. Hastalığın şiddetine bağlı olarak hafif öksürükten, nefes darlığı oluşturacak yoğun, uykudan uyandıran öksürüğe kadar geniş bir yelpazede öksürük işitilebilir. Larenjit (krup) de çocukluk çağında öksürük nedenleri arasındadır. Bu hastalıkta ses telleri virüslerle tutulur ve tipik ‘köpek havlaması’ diye tabir ettiğimiz öksürük sesi duyulur. Bazen hafif bazen de nefes darlığı oluşturacak şekilde yoğun öksürük ve buna bağlı kusma oluşturabilir.”

Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Öz, koronavirüsün de öksürük yapabildiğini belirterek, “Öksürük tipi, sıklığı ve şekli kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bronşit ve zatürre de özellikle balgamlı öksürük yapan sebeplerdendir. Bu hastalıklarda genellikle yüksek ateş de eşlik eder. Enfeksiyonun şiddetine göre nefes güçlüğü, hızı nefes alma ve terleme de bulunabilir. Gündüz ve gece öksürük farkı genellikle yoktur. Boğmacada tipik öksürüğünü duyduğumuzda akla gelen hastalıklar arasındadır. Boğmaca bebeklerde 2. aydan itibaren aşılanmaya başlanılan bir bakteriyel hastalıktır. 2-4-6-18. aylarda ve okul öncesi 4’üncü yaşta yapılan karma aşıların içinde boğmaca aşısı bulunur. Özellikle aşı dozlarının henüz tamamlanmadığı küçük bebek ve çocuklarda boğmacada öksürük yapan sebeplerin arasında saptanabilir. Öncesinde yaptığı hafif nezle bulgularının akabinde başlayan nöbet şeklinde öksürük krizleri art arda dakikalar boyunca sürebilir, bebek/çocuk bu sırada yoğun öksürükten nefes alamadığından morarabilir, öksürük bitişinin akabinde derin nefes almaya çalışırken horoz sesine benzer bir ses duyulabilir” ifadelerini kullandı.

Öksürük yapan enfeksiyon dışı nedenlerin başında ise alerjinin geldiğine dikkati çeken Dr. Öğr. Üyesi Öz, “Çağımızda fazla ve gereksiz antibiyotik kullanımı, kimyasal hijyen malzemelerinin fazla kullanımı, aşırı temizlik ve titizlik nedeniyle çocuğun hiç mikroba maruz kalmaması ve hava kirliliği gibi nedenlerle alerjik hastalıklar artmıştır. Sevindirici olan bunların büyük bölümünün ergenliğe kadarki dönem içinde geçiyor veya hafifliyor oluşudur. Öksürüğün 2 haftadan uzun sürmesi, geçip bir süre sonra yeniden tekrarlaması, ailede alerji öyküsü bulunması gibi durumlar bize alerjik öksürüğü düşündürür. Bu tip öksürükler özellikle mevsim geçişlerinde, alerjen olunan madde ile temas sonrasında (ev tozu, polen, parfüm, kedi köpek tüyü, yün vb.) ortaya çıkar. Genellikle kuru karakterde, bazen şeffaf yapışkan nitelikte balgam eşlik eden, geceleri çoğalan, gündüz ise hareket edip terledikçe artan öksürük şeklinde kendini gösterir. Uygun tedavilerle kontrol altına alınır” değerlendirmesinde bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Öz, şöyle devam etti:

"Akciğer dışı öksürük sebeplerinin arasında yine sık gördüğümüz başka bir durum da gastroözefageal reflü (mide reflüsü) hastalığıdır. Yenidoğan döneminden ergenliğe kadar tüm yaş gruplarında görülebilen bu durum bazen gözden kaçabilir. Öksürük burada da alerjide olduğu gibi uzun sürelidir. Özellikle beslenme sonrasında oluşan öksürük, ağza besinlerin geri gelmesi, bazen kusma, ağızda özellikle sabahları kötü koku, bazen ise bunlar olmayıp sadece uzamış ses kısıklığı şikayeti ile reflü tanısı alan hastalar bulunur. Yenidoğan ve bebeklik döneminde yemek borusu ve mide arasındaki bölümün fizyolojik yetersizliği; içilen sütün geğirme, alt değiştirme için yere düz yatırma veya tutuş esnasında göbeğe yapılan baskı ile kolayca ağza geri gelmesine yol açar. Bu durum öksürüğü de tetikler. Bebek/çocuk bazen kusar, bazen de kusmaz ama yüzünü ekşitir ve yutkunma hareketi yapar. Bu fizyolojik reflü durumu genellikle 9-12 ay arası kendiliğinden düzelir. Çok az durumda ilaçla tedavisi yapılır. Yatış pozisyonunu reflü yatakları ile düzeltmek, az ve sık beslemek ilaçsız yapılabilecek tedbirlerdir. Reflü yatağında amaç özellikle beslenme sonrası bebeğin 45 derece kadar açı ile yüzüstü yatmasını sağlayarak reflüyü azaltmaktır. Bu yatış pozisyonu gece önerilmez. Gündüz saatlerinde ebeveyn kontrolünde iken önerilir. Daha büyük çocuklarda ise kızartmalar ve yağlı yiyeceklerle salça, domates veya ketçaplı yiyecekler, baharatlar, gazlı içecekler, çikolata gibi kakaolu besinler, kahve ve çocukların indirekt olarak maruz kaldığı sigara dumanı reflüyü tetikler. Bu durumda ise bu besinlerden uzaklaşmak ve gerektiğinde mideyi rahatlatan ilaçlar önerilir."

Akciğere yabancı cisim kaçmasının da öksürük nedeni olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Öz, “Bu durumda küçük parçalı oyuncak, düğme pil veya kuru yemiş gibi sert ve küçük cisimlerin ağza alınması sonrası ani gelişen öksürük, tıkanma, morarma şikayeti oluşur. Böyle bir durumda -emin olunmasa dahi- acil olarak hastaneye başvurmak gerekir. Burada şunu hatırlatmak iyi olacaktır. 3 yaş altı çocuklara kuruyemişler bütün halinde verilmemeli ve küçük parçaları olan oyuncaklarla oynamaması sağlanmalıdır. 1 aydan küçük bebeklerde, 39 ve üstünde ateş ile birlikte olması, solunum hızında artış, hızlı nefes alma ya da zorluk, hırıltılı nefes alma, dudaklarda morarma, halsizlik, emme ve beslenme problemi oluşturan öksürükler de vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalı. Ayrıca 2 haftadan uzun süren öksürükler, gece uykudan uyandıran öksürükler ve kanlı balgamlı öksürükler de hastaneye başvurulması gereken durumları oluşturur” dedi.

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *