Sanayi ve ticarette Türkiye'nin ilk altı ili arasında yer alan Gaziantep OKS'da ilk 21 ilin içinde yok
Türkiye'nin 6. büyük kenti Gaziantep OKS'da yine son sıralarda yer aldı. Geçen yıl OKS'da Türkiye 66'ncısı olan Gaziantep OKS sonuçlan açıklandığı gün ilk 21 il arasında yine yer almadı. Gaziantep'in 21'inci ilin ne kadar uzak ya da yakınında olduğunu Milli Eğitim Müdürlüğü açıklamadığı için kendi olanaklarımızla yaptığımız araştırmalardan da elde edemezken, Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, "2006 OKS sonuçları, toplumdaki ve eğitimdeki eşitsizliğin göstergesidir" dedi.
Gaziantep yine ilk 21 il arasında yok
Gaziantep'in OKS'da en geri iller arasında olmasının bir kader olmadığını, ancak yıllardır eğitimin geriletildiğini hatırlatan Bozgeyik, kenar mahallelerdeki okullarda eğitim öğretim gören çocukların her türlü fiziksel şartlardan yoksun olduğunu söyledi.
Bir tarafta 30 kişilik diğer tarafta 80 kişilik sınıflar var
“Belli okulların dışında halen bir derslikte 70-80 öğrenci eğitim öğretim görmekte" diyen Bozgeyik,, "Her yıl olduğu gibi bu yılda eşitsiz koşullarda sınavlara hazırlanan öğrenciler, eğitimleri boyunca edindikleri bilgilerden çok, sınav maratonunda gösterdikleri beceri ve şanslarıyla istedikleri bir ortaöğretim kurumuna girmeye çalışacaklar. Ancak asıl tartışılması gereken sorun, OKS'ya giren 798 bin 307 adaydan 46 bin 733'ünün 'sıfır' puan almasıdır. OKS'da 'şampiyon' olanlar kadar, 'sıfır puan' alan öğrencilerin ve bu öğrencileri başarısız kılan nedenlerin acil olarak açıklanması ve sorgulanması gerekmektedir. Türkiye artık sadece sınav şampiyonlarını tartışmayı bırakmalı, her geçen gün içten içe çürüyen eğitim sisteminin sorunlarına nasıl çözüm bulunabileceğini tartışmaya açmalıdır.
Zengin-yoksul eşitsizliği her gecen yıl büyümektedir
Türkiye'de, her alanda olduğu gibi eğitim sistemini de eşitsizlik ve adaletsizliklerin belirlemekte olduğunu hatırlatan Bozgeyik, "Parası olan olmayana göre avantaj elde ederek, yapılan sınavlarda başarılı olup eğitimlerine devam etme fırsatı bulabilirken; binlerce çocuğumuz ve gencimiz, yoksulluk ve çeşitli imkansızlıklar yüzünden 'başarısız' olmakta. Pek çoğu ekonomik nedenlerle eğitimlerini yarım bırakmak zorunda kalmaktadır. Türkiye'de zengin-yoksul eşitsizliği her geçen yıl büyümektedir. Bunun yanında, eğitimin finansmanı kamusal olmaktan çıkıp, bireylerin ekonomik gücüne göre belirlendiğinde, bu durumdan en büyük zararı ekonomik gücü iyi olmayan yoksul aileler ve onların çocukları görmektedir" diye konuştu.
Başarısızlıkta ırkçı gerici eğitim politikasının rolü var
"Tamamen eşitsizlikler üzerine kumlu bir toplumsal düzende, eğitimde fırsat eşitliğinden bahsetmek mümkün değildir" diyen Bozgeyik, "Son birkaç yılda yapılan OKS ve ÖSS sonuçlarının ortaya çıkardığı en çarpıcı sonuç, tamamen eşitsizlikler üzerine kumlu olan eğitim politikalarının eğitim sistemini iflas noktasına getirmiş olmasıdır. Bu iflasın yaşanmasında, eğitimin kamusal özelliğinin bilinçli olarak geriletilmesi yanında, yıllardır eğitim sistemine damgasını vuran Türk-İslam sentezci, ırkçı-gerici eğitim politikalarının da etkisi olduğunu görmek gerekir" şeklinde açıklama yaptı.
Eğitimin sorunlarım çözmeye yönelik çabalan yazık ki yok
İkili öğretim, kalabalık sınıflar, alt-yapı eksiklikleri, öğretmen açıklan, yetersiz ücretler gibi pek çok sorunun yanında, özellikle son yıllarda yaygınlaşan sözleşmeli öğretmenlik, geçici personel çalıştırma gibi uygulamalarında eğitimin niteliğini ve sürekliliğini olumsuz etkilemekte olduğuna dikkati çeken Bozgeyik, "46 bin 733 öğrencinin sıfır puan alması, eğitim sisteminde yıllardır yaşanan yapısal sorunların sonucun da ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sınavlarda yaşanan başarısızlıkların asıl sorumlusu, geçmiş siyasi iktidarların izinden giden, kamu okullarının sorunlarını çözmek yerine, özel okulları kalkındırmayı kendisine görev edinen Milli Eğitim Bakanlığı ve AKP Hükümetidir" dedi.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı
Okul öncesi eğitimden başlamak üzere eğitimde köklü çözümler gerektiğini hatırlatan Bozgeyik, "Okul öncesi eğitimden yükseköğrenime kadar tüm eğitim sistemi; bölgeler, okullar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliklerin giderildiği, herkesin eğitim hakkından, eşit ve parasız olarak yararlanacağı ve kimsenin eğitim hakkından mahrum bırakılmayacağı bir şekilde yeniden düzenlenmek zorundadır. Eğitimde fırsat eşitliği ancak bu şekilde sağlanabilir. Aksi takdirde her yıl yapılan sınavlar bir öncekinin tekrarı olmaktan öteye gitmeyecek, eğitim siste mi yeni başarısızlıklar üretmeye devam edecektir" diye konuştu.
