Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Acıoğlu, Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri ve Damgalama Mücadele Kanunu’nun çıkarılması gerektiğini ifade etti
Acıoğlu, ‘’Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin kapanma süreci ruh sağlığı ve damgalama ile mücadeledeki hukuki eksiklikleri ve çelişkileri açıkça ortaya koydu. Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı güncellenerek yeniden gündeme getirilmeli. Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermeli’’ şeklinde konuştu.
Çözüm önerilerimizle devlete ve
topluma katkı yapmaya her zaman hazırız
Ülkemizde artan asayiş olayları, şiddet, okul saldırıları, bağımlılık, akran zorbalığı, magandalık, Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin kapanma sürecinin ulusal ruh sağlığı politikası ve ruh sağlığı temelli sosyal politikaların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu kaydeden Acıoğlu, ‘’Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği olarak; ruhsal engellilerin ve yakınlarının hak savunuculuğu ve damgalama ile mücadelenin yanı sıra “ruh sağlığı” ile ilgili toplumsal bilinçlenmeyi temel alan özgün çalışmalarımızla ve çözüm önerilerimizle devlete ve topluma katkı yapmaya her zaman hazırız’’ dedi.
Ruh sağlığının dışlandığı politikaların neticeleri olarak ülkenin “Travmatik Topluma” dönüşmesinin sonuçlarını gözlemleyerek her alanda çözümler üreten, bu alanda öznel yaklaşımları ve kavramları olan bir dernek olduklarını sözlerine ekleyen Acıoğlu, ‘’İçinde ruh sağlığı okur-yazarlığının da olduğu, medya okur-yazarlığı ile desteklenen sağlık okur yazarlığını ortaöğretimde ve yüksek öğretimde eğitim programlarına bir bütün halinde dahil etmeyiz. Özellikle damgalama meselesi, iletişim fakültelerinde ve hukuk fakültelerinde insan hakları temelli yaklaşımla ele alınmalı. Derneğimiz bu alanda “sağlık, medya, hukuk ve sivil toplum okur-yazarlığını” bir bütün halinde ele alıyor’’ ifadelerine yer verdi.
Dışlayan ayrımcı politikalar
sonlandırılmalı’
Acıoğlu, ‘’Şiddetle mücadelede, “şiddete güç atfeden, ülkemize özgü meslek şiddetleri oluşturan sorunlu yaklaşımları ve sakıncalı medya dilini ortadan kaldırmalıyız. Şiddetle; uygulayanın da maruz kalanın da mağdur olduğu bir anlayışı dikkate alarak mücadele etmeliyiz. Engelliler Kanunu’na ve anayasamıza aykırı olarak “ruhsal engelliliği” ayrı tutan tüm politikaların terk edilmesi gerekli. Ruhsal engellilerin Kent Konseylerinden, erişebilirlik ve istihdam komisyonlarından, belirli gün ve hafta etkinliklerinden dışlayan ayrımcı politikalar sonlandırılmalı’’ önerisinde bulundu.
Sosyal Hizmet politikaları ruh sağlığı
temelli olarak gözden geçirilmeli
Sosyal Hizmet politikalarının ruh sağlığı temelli olarak gözden geçirilmesi ve okul sosyal hizmeti politikası programının uygulanması gerektiğini belirten Sağlık bilinci bir bütün
olarak ele alınmalı
Acıoğlu, ‘’Sanat, spor, gönüllülük faaliyetleri bir bütün olarak ruhsal iyilik hali ve ruh sağlığını destekleyici yaklaşımlarla ele alınmalı. Sağlık bilinci bir bütün olarak hem hastalık hem de şiddet, bağımlılık, akran zorbalığı ile ilgili riskler temelinde ele alınarak zihinsel ve ruhsal savunma mekanizmalarının da geliştirildiği bir bütünlükle ele alınmalı. Derneğimiz; ulusal ruh sağlığı politikasını can sorumluluğu ve barış vurgusuyla insan hakları ve toplumsal ahlak meselesi temelinde ele alarak kendine ait özgün yaklaşım ve kavramlar temelinde çalışmalarına devam ediyor’’ değerlendirmesini yaptı. Haber Merkezi
