ANASAYFA arrow right Ekonomi

Türkiye, BAE merkezli yatırımcı ve firmaları çekmeye çalışıyor

Türkiye, BAE merkezli yatırımcı ve firmaları çekmeye çalışıyor
YAYINLAMA: 26 Nisan 2026 / 16.55
GÜNCELLEME: 26 Nisan 2026 / 16.55

İran savaşı Körfez'deki riski artırırken Türkiye'nin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli yatırımcıları ve firmaları ülkeye çekmek için çaba harcadığı öğrenildi. 

Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'ya konuşan kaynaklara göre, üst düzey bir Türk yetkili kısa süre önce uluslararası yatırımcılara, Ankara'nın halihazırda İstanbul Finans Merkezi'nde (İFM) sunulanlara benzer vergi teşviklerini ve diğer destekleri çok uluslu şirketlere de genişletmeyi planladığını açıkladı. Yetkili, İran'ın BAE'deki finans merkezlerini ve Abu Dabi ile Dubai'deki uluslararası şirketleri hedef alma olasılığının, bazı firmaları Türkiye'ye taşınmaya teşvik edebileceğini belirtti.

Körfez halihazırda uluslararası bankalara, finansal hizmet firmalarına, teknoloji girişimlerine, yapay zeka şirketlerine, veri merkezlerine ve imalatçılara ev sahipliği yapıyor. Öte yandan bankalara, çok uluslu şirketlere ve diğer kuruluşlara ev sahipliği yapan bir finans bölgesi olan İFM de şu anda çeşitli vergi muafiyetleri sunuyor: İhraç edilen finansal hizmetlerden elde edilen gelir kurumlar vergisinden tamamen düşülebilirken, ilgili işlemler de bağlantılı harçlardan muaf tutuluyor.

Bloomberg'in haberine göre Ankara, bu vergi teşviklerinin bir kısmını çok uluslu şirketlere daha geniş kapsamda sunmaya hazırlanıyor. Şirketlerin, yurt dışından tedarik edilen malların Türkiye'ye getirilmeksizin satışından veya aracılığından elde edilen gelirin yüzde 50'sini vergiden düşmelerine izin verilebileceği belirtiliyor.

Bu ayın başlarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından organize edilen bir toplantıda İstanbul'da, toplam serveti milyarlarca doları bulan 40 küresel CEO'yu ağırladı. Dünyanın en büyük varlık yöneticisi olan BlackRock'ın CEO'su ve WEF Mütevelli Heyeti Başkanı Larry Fink de İstanbul toplantısının organizatörleri arasındaydı. WEF geçici başkanı ve CEO'su Alois Zwinggi, Türkiye'nin ticaret, yatırım ve üretim ağlarında giderek daha stratejik bir rol oynadığını ifade etti.

Önemli zorluklar var

Ancak, isimlerinin gizli kalması kaydıyla konuşan çeşitli analistler ve yatırımcılarla yapılan görüşmeler, Ankara'nın BAE merkezli yatırımcıları ve işletmeleri Türkiye'ye taşınmaya ikna etme konusunda önemli zorluklarla karşılaştığını gösteriyor.

Türkiye'nin bu yıl yüzde 25'e ulaşması beklenen enflasyonu ve giderek büyüyen dış ticaret açığı gibi sorunları mevcut. Ancak yatırımcılar; 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak ülkenin ilk "fintech unicorn" firması olan Papara'ya yapıldığı gibi, hükûmetin yabancı yatırımcıları olan fintech firmalarına ve şirketlere el koyma eğilimi gibi başka endişelere de dikkat çekti. 

Middle East Eye'a konuşan uluslararası bir bankacı, "Kimse Türk mahkemelerine güvenmiyor," dedi.

Örneğin, Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC), BAE'nin genel hukuk sisteminden ayrı olarak, kendi sivil ve ticari yasalarıyla faaliyet gösteriyor.  Türkiye'de benzer bir düzenlemenin hayata geçirilmesi son derece tartışmalı olabilir.

MEE'ye konuşan ekonomist Güven Sak, "Hükümet için bunu kabul ettirmek zor olurdu. Ancak Ankara yine de mevcut hukuk sistemi içerisinde finans şirketlerine güvence vermeye çalışabilir." dedi. 

İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir Türk yetkili, özellikle veri merkezlerini ve yapay zeka şirketlerini çekmek istiyorsa, Ankara'nın bağımsız mahkemelere sahip bir serbest bölge oluşturmadan da bu endişelerin bazılarını gidermenin hukuki yollarını bulabileceğini belirtti.t24

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *