ANASAYFA arrow right Ekonomi

Sistem emekliyi yerle bir etti

Sistem emekliyi yerle bir etti
YAYINLAMA: 12 Ocak 2026 / 16.33
GÜNCELLEME: 12 Ocak 2026 / 16.33

GSYH büyüyor, Emekliye ayrılan pay düşüyor

Sistem emekliyi yerle bir etti

Ortalama emekli aylığının kişi Başına GSYH'ye oranı yüzde 50'lerden yüzde 30'un altına indi. DİSK-AR “Bu gerçek anlaşmadan emekli aylıkları tartışması yapılamaz.” dedi.

AKP, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören kanun teklifini geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sundu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, halen 16 bin 881 TL olan en düşük emekli aylığının yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin TL’ye çıkarılacağını açıkladı.

Ancak AKP’nin kanun teklifi öncesinde zaten en düşük emekli maaşının otomatik olarak 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12,19 oranında artırılarak 18 bin 938 TL’ye yükseltilmesi gerekiyordu. Bir başka deyişle kanun teklifiyle AKP emeklilere sadece 1062 TL (Bugünün kuruyla 24 dolar) verdi.

Güler, artış oranının son altı aylık enflasyonun üzerinde tutulduğunu savundu. Teklifin 15 Ocak Perşembe günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesi bekleniyor.

Ancak sendikalar ve emek örgütleri, 20 bin TL’lik aylığın emekliler için insanca yaşam koşulları sağlamaktan uzak olduğunu belirterek iktidarı eleştiriyor.

Yüzde 30’un altına geriledi

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), emekli aylıklarındaki erimenin yalnızca güncel artış oranlarıyla tartışılamayacağını ifade ediyor.

Bu konuda DİSK-AR’ın Temmuz 2025’te yayımladığı “Türkiye’de Emeklilerin Durumu” araştırmasını hatırlattı. Emeklilerin ülke gelirinden aldığı payın yıllar içinde ciddi biçimde küçüldüğünü kaydetti.

Araştırmaya göre, ortalama emekli aylığının kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranı 2000’li yılların başında yüzde 50’ler düzeyindeyken 2025 itibarıyla yüzde 30’un altına geriledi.

DİSK-AR raporda, emekli sayısı artarken emeklilere ayrılan kaynakların azaldığına dikkat çekiliyor. Emekli aylıkları ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin GSYH içindeki payı Türkiye’de yüzde 3,7 seviyesinde kalırken, Avrupa Birliği ortalaması yüzde 9,8’e ulaşıyor.

Türkiye’de emeklilere ayrılan kaynak, AB ortalamasının üçte biri seviyesinde kalıyor. DİSK-AR, bu farkın emeklilerin büyümeden pay alamadığını açık biçimde gösterdiğini belirtiyor. Tabloyu da “emekli sayısı artarken pastadaki payın küçülmesi” olarak tanımlıyor.

Araştırmaya göre 2024 itibarıyla emekliler ve hak sahipleri Türkiye nüfusunun yüzde 18,5’ini oluşturmasına rağmen, GSYH’den aldıkları pay bu artışa paralel yükselmiyor.

Asgari ücret karşısında eridi

Araştırma, emekli aylıklarının yalnızca enflasyon oranında artırılmasının emeklileri göreli olarak yoksullaştırdığını da ortaya koyuyor. Ortalama emekli aylığı 2003’te asgari ücretin yüzde 36 üzerinde seyrederken, bugün asgari ücretin yaklaşık yüzde 22 altına düşmüş durumda.

DİSK-AR, bu verilerin emekli aylıklarının “dibe doğru eşitlendiğini” ve prim gün sayısı ile çalışma süresinin fiilen anlamını yitirdiğini belirtiyor. DİSK-AR’a göre bu tablo, “sosyal devlet” iddiasıyla çelişiyor.

Düşük aylıklar emeklileri yeniden çalışmaya zorluyor

Araştırma, düşük emekli aylıklarının emeklileri yeniden işgücü piyasasına ittiğini de ortaya koyuyor. 2002 yılında çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı yüzde 36,6 iken bu oran 2024 sonunda yüzde 65,7’ye yükseldi. DİSK-AR’a göre yaklaşık 8 milyon emekli, geçinemediği için çalışıyor ya da iş arıyor.

“Sorun artış oranı değil, sistem”

DİSK-AR, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını yetersiz buluyor. Kuruma göre sorun tek seferlik artışlarda değil; emekli aylıklarının milli gelirle bağının koparılmasında yatıyor. Raporda şu vurgu yapılıyor:

"Hem emekli olabilmek hem de insanca bir emekli yaşamı sürmek giderek zorlaşıyor. Türkiye’de emeklilik sisteminin sorunları derinleşiyor, emeklilerin sorunları ile talepleri görmezden geliniyor ve emekliler sefalete mahkum ediliyor.

Türkiye’nin emeklilik sistemi 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile iyice kötüleşti. Bu yasa ile benimsenen sistem sonucunda emekli aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları düştü. Emekli aylıklarının hesaplanmasında milli gelirin payı iyice azaldı. Dahası aylıkların artırılmasında sadece resmi enflasyon dikkate alınmaya başladı.

Tüm bunların sonunda aylıklarda ciddi bir gerileme yaşandı. Yaşanan bu gerileme sonrasında ise aylıklara ilişkin çeşitli yamalar (tamamlama işlemi, ikramiye gibi) gündeme gelmeye başladı. Ancak bu 'yamalar' da işe yaramadı. Emekli aylıkları iyice dibe vurdu ve emeklilerin yaşam koşulları kötüleşti.

Bugün milyonlarca emekli asgari ücretin oldukça altında bir gelir elde ediyor. Emeklilerin pastadaki payı, bütçedeki payı azalıyor. Emekliler, artan emekli yoksulluğu sebebiyle yeniden işgücü piyasasına giriyor (ya iş arıyor ya da çalışıyor). Emekli yoksulluğu büyürken emeklilerin taleplerine “kaynak yok” iddiaları ile karşılık veriliyor.

Sosyal güvenlik hakkının ayrılmaz bir parçası olan emeklilik, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir insan ve yurttaş hakkıdır. Emekliler hak sahipleriyle birlikte Türkiye’nin en önemli toplumsal gruplarından birini oluşturuyor, emeklilerin nüfus içindeki payı artıyor. Ancak ülkemizde emekli adaletsizliği giderek büyüyor. Türkiye’de emeklilik sistemi bir adaletsizlikler sistemi haline gelmiştir. Türkiye emeklilik sistemi yamalı bohçadır. Dikiş tutmamaktadır." bianet

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *