12. YARGI PAKETİNE GENEL BİR BAKIŞ (I)
Ülkemizdeki yargı sistemindeki eksiklikleri gidermek, kronik sorunları çözmek, etkinliğini artırmak, makul sürede yargılanmanın (doğru ve güven içinde) sonlandırılması amacıyla hazırlanan yargı paketleri serisinin en güncel halkasını 12. Yargı Paketi oluşturmaktadır.
Çalışma önceki paketlerden farklı olarak sadece ceza adaletine ilişkin iyileştirmeleri kapsamamaktadır. Çok daha geniş bir çerçeve içerisinde hukuk yargılamasının usul boyutuna, aile hukukuna ve mesleki düzenlemelere odaklanmıştır.
Adalet Bakanlığı tarafından titizlikle yürütülen hazırlık süreci, Bakan Akın GÜRLEK’in göreve gelmesiyle birlikte stratejik bir revizyona uğramıştır. Bakan GÜRLEK, meclis gündemine girmesi beklenen taslağı, adalete olan güvenin tesis edilmesi ve yargılamaların uzamasından kaynaklanan vatandaş memnuniyetsizliğinin giderilmesi gibi noktalarda temel eksiklikler gördüğünden dolayı geri çekmiş ve paketi daha kapsayıcı bir hâle getirmiştir. Yeniden oluşturulan 38 madde ile 12 farklı kanunda değişiklik öngören metin, 1 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığına sunulmuştur.
Bu konuda gerçekten takdir edilmesi gereken Bakan Akın GÜRLEK’in yargı paketi ile "doğrudan icraat" ve "vatandaş memnuniyeti" eksenine odaklandığı görülmektedir. Bilhassa çekişmeli boşanma davalarının bazen 10 yıla yakın bir sürede sonuçlanması, mülkiyet hakkını ilgilendiren davalardaki sürecin uzunluğu neticesinde hak sahibinin elinde geçecek olan maddi değerin zaman içerisinde yok olması, ekonomik değerini kaybetmesi ve dijital dolandırıcılık vakıalarındaki adaletsiz ceza dağılımı, paketin öncelikli müdahale alanlarını oluşturmuştur.
Örneğin ülkemizin son yıllardaki çokça karşılaştığı banka hesaplarını veya IBAN bilgilerini başkalarına kullandıran ve kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak anılan yaklaşık 50 bin kişilik bir kitle, ağır ceza tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu kişiler Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 158’nci maddesinde düzenlenen "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan dolayı yargılanmakta olmasından dolayı yargı sistemi içerisinde büyük bir dosya yükü hâline gelmesinin yanında, denkleştirici adalet ilkeleri çerçevesinde de bu kişiler adil olmayan cezalarla karşılaşmaktadır.
Bu noktada 12. Yargı Paketi ile TCK 158 kapsamında görülen ve bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı dosyalardaki IBAN mağdurlarının TCK m. 145 maddesi uyarınca hırsızlık suçundan dolayı malın değerinin az olması durumunda, cezada indirim ve hatta hâkime ceza vermeme noktasında takdir yetkisi tanınması cihetine gidilmesi öngörülmüştür. Bu suç için görevli mahkeme ise ağır ceza mahkemesi olmayıp, asliye ceza mahkemeleridir.
“Malın değerinin az olması” başlıklı TCK 145 maddesinin içeriği şu şekildedir: “Madde 145- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”.
Bir sonraki yazımızda paket içerisindeki diğer konulara değinilecektir.
