Savcılıkların önündeki dosya sayısı 11,6 milyona çıktı. Dosyaların yarısı gelecek yıla devretti, her iki karardan biri takipsizlikle sonuçlandı, dolandırıcılık ve yaralama dosyaları tavan yaptı
Türkiye’de özellikle son bir yıldır toplumun farklı kesimlerden isimler hakkında yürütülen soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar gündemden düşmezken, Adalet Bakanlığı'nın istatistikleri yargı sistemine ilişkin dikkat çeken veriler içeriyor. Buna göre; savcılıklardaki toplam soruşturma dosyası sayısı son 10 yılda yaklaşık yüzde 58 artarak 11,6 milyona ulaştı. Mahkemelerin savcılıklara iade ettiği iddianame sayısı yaklaşık dört katına çıkarken, dosyaların yarısından fazlası bir sonraki yıla devretti.
Son dönemde belediye başkanlarından siyasetçilere, gazetecilerden sanatçılara, akademisyenlerden sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında adli işlem başlatılan yurttaşlara kadar toplumun farklı kesimlerinden çok sayıda isim soruşturma, gözaltı ve tutuklama kararlarıyla yargı süreçlerinin odağında yer aldı. Bu tablo tartışılmaya devam ederken, Adalet Bakanlığı'nın 2025 yılına ilişkin adalet istatistikleri de yargının son yıllarda ulaştığı tabloyu gözler önüne seriyor. Veriler; savcılıkların önündeki dosya yükünün büyüdüğünü, mahkemelerce savcılığa iade edilen iddianame sayısının katlandığını, dosyaların önemli bölümünün bir sonraki yıla devrettiğini ve bazı soruşturmaların yıllara yayıldığını ortaya koyuyor.
Rapora göre cumhuriyet başsavcılıklarında önceki yıllardan devreden dosyalarla birlikte işlem gören soruşturma sayısı 2016'da 7 milyon 398 bin 999 iken, 2025'te 11 milyon 671 bin 672'ye yükseldi. Böylece savcılıkların önündeki toplam dosya yükü on yılda yaklaşık yüzde 58 arttı.
Ancak dosya sayısındaki artışa rağmen, 2025 yılında mevcut dosyaların yüzde 51,6'sı sonuçlandırılamadı ve bir sonraki yıla devretti. Başka bir ifadeyle savcılıkların önüne gelen yaklaşık iki dosyadan biri 2026'ya kaldı.
Savcılıkların 2025 yılında verdiği kararların yaklaşık yarısını ‘kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik)’ ilişkin kararlar oluşturdu. Yıl içinde verilen 5 milyon 647 bin kararın 3 milyon 122 bini takipsizlikle sonuçlandı. Kamu davası açılan dosya sayısı ise 1 milyon 519 bin oldu. Şüpheliler yönünden bakıldığında da tablo değişmedi. Kararların yüzde 48,5'i takipsizlik, yüzde 36,8'i kamu davası açılması, kalan kısmı ise ‘diğer kararlar’ olarak kayıtlara geçti.
Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri de mahkemelerin savcılıklara iade ettiği iddianamelere ilişkin oldu. 2016 yılında 26 bin 168 iddianame savcılığa geri gönderilirken, bu sayı 2025 yılında 95 bin 963'e yükseldi. Böylece iade edilen iddianame sayısı on yılda yaklaşık dört katına çıktı.
Adalet Bakanlığı verilerine göre ceza mahkemelerinde bir davanın ortalama görülme süresi de arttı.
2024 yılında ortalama 228 gün olan süre, 2025'te 248 güne yükseldi. Benzer artış hukuk ve vergi mahkemelerinde de görüldü. Bölge adliye mahkemelerinin ceza dairelerinde de dosyaların sonuçlanma süresi uzadı.
Ceza mahkemelerinde en yoğun dosya grubunu malvarlığına karşı suçlar oluşturdu. Bu kapsamda 933 bin 71 dosya işlem gördü. Bunların 367 bin 310'unu dolandırıcılık suçuna ilişkin dosyalar oluşturdu. Vücut dokunulmazlığına karşı suçlarda ise 756 bin 990 dosya işlem görürken, bunların büyük bölümünü 638 bin 967 dosyayla kasten yaralama suçları oluşturdu. Hakaret suçuna ilişkin ceza mahkemelerinde işlem gören dosya sayısı ise 423 bin 883 olarak kaydedildi.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) İkinci Dairesi'nin 2026 yılı verilerine göre, yıl içinde toplam 525 hâkim ve cumhuriyet savcısı hakkında işlem yapıldı. Disiplin işlemleri kapsamında 168 kişiye uyarma, 24 kişiye kınama, 23 kişiye aylıktan kesme, 4 kişiye kademe ilerlemesinin durdurulması, 30 kişiye yer değiştirme cezası verilirken, 84 hâkim ve savcı meslekten çıkarıldı.
Ayrıca 98 kişi hakkında soruşturma evrakının işlemden kaldırılmasına, 80 kişi hakkında ceza tayinine yer olmadığına, 14 kişi hakkında ise zamanaşımı veya ölüm nedeniyle soruşturma evrakının ortadan kaldırılmasına karar verildi. cumhuriyet

