Gaziantep’te en yoğun mahkemelerin iş mahkemeleri olduğuna dikkat çeken Avukat Ömer Burak, bunun sorgulanması gerektiğini belirtti.
Doların yükselmesi ilesanayi bölgesinde birçok firmanın üretimi durdurduğu, son iki ayda onlarca işçinin işten çıkarıldığı iddia ediliyor. İşten çıkarılan işçiler ise kıdem tazminatlarını almak için mahkemelere başvuruyor. Gaziantep’te yaklaşık 3 yıldan beri iş davalarına baktığını söyleyen Ömer Burak, son iki ayda doların yükselmesiyle iş davalarında artış olduğunu söyledi.
Açılan davaların çoğunun işçinin sendikalı olması nedeniyle veya ekonomik krizden kaynaklı firmaların küçülmeye gitmesi yüzünden olduğunu belirten Burak, “Ben İş-Kur’la yaptığım görüşme sonucunda yaklaşık 10 bin kişi işsizlik başvurusunda bulunmuş. Bine yakın sayıda işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor” dedi.
‘Antep’te en yoğun çalışan
mahkemeler iş mahkemeleridir’
Son iki ayda iş mahkemelerinin en yoğun çalışan mahkemeler olduğuna dikkat çeken Burak, “İşçi, haklarına tekrar kavuşmak için yaklaşık bir ya da 2 yıl mücadele veriyor. Uzun uzadıya duruşma günleri veriliyor. Yargılama çok uzun sürüyor. Altı tane iş mahkemesi var, yetmiyor. Aynı şeklinde iş davalarının yoğun olduğu bir dönem geçiriyoruz. Meslek hayatımda hiç bu kadar yoğun işçi davası görmedim. Antep’te en yoğun çalışan mahkemeler iş mahkemeleri. Bunun sorgulanması lazım” şeklinde konuştu.
‘Arabuluculuk sadece dava
sürecini uzatan bir etap oldu’
Mahkemelerin davalara kısa vadede çözüm üretmek için 2018 Ocak ayında bir değişikliğe gittiği hatırlatmasında bulunan Burak, “İşçi ile işveren davadan önce uzlaşsın, boşuna mahkemeyi işgal etmesin denildi. Fiiliyatta bunun beklenen faydayı sağladığına inanmıyorum. Sadece dava sürecini uzatan bir etap ya da bölüm oldu. Hiçbir şey fark etmiyor. Zaten uzlaşma kültürüne sahip bir toplum da değiliz. Bu şekilde giderse yoğunluk devam eder” dedi.
‘İşveren işçiye sigorta yatırdığı
gibi kıdem tazminatı yatırmalı’
“Yargıda iş davaların kısa vadede bitmesi ve bu davaların yargıya taşınmaması için iki şey yapılmalı” diyen Burak şunları söyledi: “Birincisi işveren her ay sigorta kurumuna sigorta primini yatırıyorsa, her ay işçisi için kıdem tazminatı da yatırması lazım. Arabulucunun hiçbir yatırımı yok, bu kuruma da bir yaptırım konabilir. Eğer taraflar anlaşamıyorsa bu anlaşmamanın yükümlülükler ve sorumluluklarının sonuçları nedir bunu gerek işçiye gerek işverene bildirip işçi o belgeyle mahkemeye başvurmadan önce icraya başvurabilmelidir.” Esra Aydın
Doların yükselmesi ilesanayi bölgesinde birçok firmanın üretimi durdurduğu, son iki ayda onlarca işçinin işten çıkarıldığı iddia ediliyor. İşten çıkarılan işçiler ise kıdem tazminatlarını almak için mahkemelere başvuruyor. Gaziantep’te yaklaşık 3 yıldan beri iş davalarına baktığını söyleyen Ömer Burak, son iki ayda doların yükselmesiyle iş davalarında artış olduğunu söyledi.
Açılan davaların çoğunun işçinin sendikalı olması nedeniyle veya ekonomik krizden kaynaklı firmaların küçülmeye gitmesi yüzünden olduğunu belirten Burak, “Ben İş-Kur’la yaptığım görüşme sonucunda yaklaşık 10 bin kişi işsizlik başvurusunda bulunmuş. Bine yakın sayıda işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor” dedi.
‘Antep’te en yoğun çalışan
mahkemeler iş mahkemeleridir’
Son iki ayda iş mahkemelerinin en yoğun çalışan mahkemeler olduğuna dikkat çeken Burak, “İşçi, haklarına tekrar kavuşmak için yaklaşık bir ya da 2 yıl mücadele veriyor. Uzun uzadıya duruşma günleri veriliyor. Yargılama çok uzun sürüyor. Altı tane iş mahkemesi var, yetmiyor. Aynı şeklinde iş davalarının yoğun olduğu bir dönem geçiriyoruz. Meslek hayatımda hiç bu kadar yoğun işçi davası görmedim. Antep’te en yoğun çalışan mahkemeler iş mahkemeleri. Bunun sorgulanması lazım” şeklinde konuştu.
‘Arabuluculuk sadece dava
sürecini uzatan bir etap oldu’
Mahkemelerin davalara kısa vadede çözüm üretmek için 2018 Ocak ayında bir değişikliğe gittiği hatırlatmasında bulunan Burak, “İşçi ile işveren davadan önce uzlaşsın, boşuna mahkemeyi işgal etmesin denildi. Fiiliyatta bunun beklenen faydayı sağladığına inanmıyorum. Sadece dava sürecini uzatan bir etap ya da bölüm oldu. Hiçbir şey fark etmiyor. Zaten uzlaşma kültürüne sahip bir toplum da değiliz. Bu şekilde giderse yoğunluk devam eder” dedi.
‘İşveren işçiye sigorta yatırdığı
gibi kıdem tazminatı yatırmalı’
“Yargıda iş davaların kısa vadede bitmesi ve bu davaların yargıya taşınmaması için iki şey yapılmalı” diyen Burak şunları söyledi: “Birincisi işveren her ay sigorta kurumuna sigorta primini yatırıyorsa, her ay işçisi için kıdem tazminatı da yatırması lazım. Arabulucunun hiçbir yatırımı yok, bu kuruma da bir yaptırım konabilir. Eğer taraflar anlaşamıyorsa bu anlaşmamanın yükümlülükler ve sorumluluklarının sonuçları nedir bunu gerek işçiye gerek işverene bildirip işçi o belgeyle mahkemeye başvurmadan önce icraya başvurabilmelidir.” Esra Aydın