Anadolu Basın Birliği tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle Ankara Kocatepe Kültür Merkezi'nde "Anadolu Basını Buluşması" etkinliği düzenlendi. Anadolu'dan gelen gazetecileri, siyasetçileri ve siyasi parti temsilcilerini bir araya getiren panelde Anadolu basınının sorunları tartışıldı ve çözüm önerileri sunuldu.
Anadolu Basın Birliği'nin "Anadolu Basını'nın Çözüm Yolunda" projesi kapsamında hazırladığı "Anadolu Basını'nın Sorunları ve Çözümüne Yönelik Rapor", etkinlikte siyasetçiler ve kamuoyuyla paylaşıldı. Etkinlikte Anadolu'dan gelen gazeteciler, basının yaşadığı sorunları dile getirdi.
Trabzon Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Arslan, konuşmasında şunları dile getirdi:“Bugün ‘Gazeteciliğin Geleceği’ni konuşurken aslında yalnızca teknolojiyi, dijitalleşmeyi ya da yeni medya araçlarını tartışmıyoruz. Bugün hakikatin geleceğini konuşuyoruz. Bugün, hız çağında doğruluğun nasıl korunacağını; algoritmalar çağında insan iradesinin, etik ilkenin ve meslek ahlakının nasıl ayakta kalacağını konuşuyoruz.”
Mecraın değiştiğine dikkat çeken Arslan sözlerine şu şekilde devam etti:
“Matbaadan ekrana, ekrandan avuca sığan cihazlara geldik. Haber artık saniyeler içinde dolaşıma giriyor. Ancak hız arttıkça sorumluluk azalmaz; tam tersine daha da ağırlaşır. Çünkü yanlış bilgi de artık saniyeler içinde yayılabiliyor. İşte bu noktada gazetecinin görevi daha da belirginleşiyor: Doğruyu teyitlemek, bilgiyi süzmek, kamuoyunu kirletmeden aydınlatmak gerekiyor.” dedi.
Arslan, “Anadolu Basın Birliği olarak bizler gazeteciliği kamusal bir sorumluluk, toplumsal bir görev olarak görüyoruz. Anadolu’nun sesi sustuğunda hakikatin bir yanı eksik kalır. Bu nedenle yerel basını güçlendirmek, gazeteciliğin geleceğini güçlendirmektir.” sözleriyle konuşmasını bitirdi.
“Gazeteciliğin geleceği bitkisel hayata benziyor”
Afyonkarahisar Şube Kurucu Başkanı Ahmet Sarlık, mesleğin bugün geldiği noktayı çarpıcı örneklerle anlattı.
Sarlık konuşmasında şunlara değindi:
“Gazeteciliğin Geleceği’ sorusuna dikkat çekici bir benzetmeyle yanıt veren Sarlık, gazeteciliğin geleceğini bitkisel hayattaki bir insanı yaşatmaya çalışan hekimlerin mücadelesine benzetti. Kanser hastasının yaşaması için bazı organlarının kesilmesine rağmen ‘iyisin, sağlıklısın’
Ulusal basının sorunlarının yakından takip edildiğini belirten Sarlık, konuşmasının ağırlığını Afyonkarahisar’daki yerel basının durumuna ayırdı: “İlinde iyi bir gazetecilik yapmaya çalışan gazete sahibi ve çalışanlarını bekleyen tehlikeler vardır. Öncelikle ilin yöneticisi vali başta olmak üzere ilin milletvekilleri, belediye başkanı, basın savcısı, siyasi partilerin il başkanları, emniyet, jandarma, resmî kurumların müdürleri ve mesleki odaların başkanları ile ikili ilişkilerini iyi tutmalıdır.
Kişi, kurum ve kuruluşları yaptıkları hizmetlerden dolayı övdüğü gibi, yeri ve zamanı geldiğinde de onların yanlışlarını cesurca gündeme getirmelidir. Yaptığı haberlerde her zaman kamu menfaatini ön planda tutmalıdır.
Okurlar her gün protokol üyelerinin haberlerini görmek istemiyor; özel ve farklı haberleri görmek istiyor. İster inanın ister inanmayın, Anadolu’da en fazla okunan haberlerin başında dedikodu haberleri ile ‘üçüncü sayfa’ dediğimiz haberler gelmektedir.” dedi.
“Haberin kamusal yararı değil, Google’da kaçıncı sırada çıktığı önem kazandı”
Gaziantep Doğuş Gazetesinin SEO uzmanı Ebru Kont ise yaptığı konuşmada editörlerin ve internet gazeteciliğinde yaşanan zorluklara değindi. Kont, yaşanan zorlukları şu sözlerle dile getirdi:
“İnternet haberciliği dışarıdan bakıldığında hız, kolaylık ve sınırsız erişim gibi avantajlarla anılıyor. Ancak işin mutfağında çalışan gazeteciler için tablo çok daha ağır, çok daha yorucu ve çoğu zaman da görünmeyen bir mücadeleyi barındırıyor.
Bugün internet gazeteciliği yalnızca haber yazmakla sınırlı değil. Artık gazeteci; muhabir, editör, sosyal medya yöneticisi, SEO uzmanı ve trafik analisti olmak zorunda bırakılıyor. Bir haberin değeri, kamusal yararı ya da topluma sağladığı katkıyla değil; Google’da kaçıncı sırada çıktığı, kaç tık aldığı ve günlük trafik kotasına ne kadar katkı sunduğuyla ölçülüyor.”
“Atatürk'ün izinden gitmeyen gazetecilik eksiktir”
Anadolu Basın Birliği Genel Başkanı Bora Zor, açılış konuşmasında bir yılı aşkın süredir Anadolu’daki gazeteleri ziyaret ederek meslektaşları ile çeşitli görüşmelerde bulunması sonucunda hazırladığı raporda gazeteciliğin geldiği noktayı ve yaşanan zorlukları ele aldıklarını belirtti.
Zor konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu çalışmanın sonuç bildirgesini bugün sizlerle paylaşıyoruz. Siyasetçilerin, özellikle de gazeteci kökenli milletvekillerimizin bu raporu iyi değerlendireceğini umut ediyoruz.
Şubelerimizin bulunduğu 30 şehirde basının sorunları genel olarak aynı. Aslında dijital yayıncılıkla birlikte dünyada basın sektörü sıkıntı yaşıyor; ayakta kalma mücadelesi veriyor. Dünyada basın sektörünü desteklemek için çalışmalar yapılırken ülkemizde gazeteciler sıkıntılarıyla baş başa bırakılmış durumda.” dedi.
Zor, gazeteciliğin hızla değişen ve yenilenen internet gazeteciliğinin yaşadığı sorunların yanı sıra fiziki, ruhsal ve ekonomik zorluklara da değindi.
ABB Başkanı Zor sözlerine şu şekilde devam etti:
“Gazetecilerin kaderi; yasaklanmak, darp edilmek, sansürlenmek, soruşturmalarda gözaltına alınmak ve hapse konmak olarak kanıksanmış. Basın özgürlüğüne yönelik bu müdahalelerden dolayı iktidarı eleştiriyoruz. Ancak muhalefet partilerinin de basının yanında olduğunu ne yazık ki söyleyemiyoruz.
Sorunları dile getirmesi, yanlışları kaleme alması istenilen gazeteciler bir müdahale ile karşılaştıklarında yalnız olduklarını fark ediyorlar. Siyasi partilerin bu konuda il örgütlerini sorgulaması gerekiyor. Gerçekten de objektif habercilik için partiler medya kuruluşlarının yanında yeterince yer alıyor mu? Bunu partilerin sorgulaması gerekiyor.”
Zor, siyasetçilere seslenerek şunları söyledi:
“Bizleri sizlerin doğrularınızı yazan haberciler haline getirmeniz, bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük ihanettir, en büyük yanlıştır. Bırakın gazeteciler gerçekleri objektif bir şekilde dile getirsinler, görevlerini yapsınlar.
Demokrasinin ve cumhuriyetin en önemli unsurlarından birisi olan gazeteciliğin bağımsızlığını kazanması, gerçek ve objektif haberciliğe odaklanabilmesi için özellikle baskılardan kurtarılması ve belirli standartlara kavuşturulması gerekmektedir. Özellikle dijital dünya ve sosyal medyadan sonra yeni bir basın yasası elzem olmuştur. İşte bu noktada basın meslek örgütleri gereken çalışmalara katkı yapmaya hazırdır.”
Konuşmasını Atatürk’ün gazetecilere ve basın özgürlüğüne verdiği değere vurgu yaparak tamamlayan Zor, sözlerini şu şekilde bitirdi: “Bu ülkenin kurucusu M. Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele yıllarında çıkarılmasını istediği İrade-i Milliye başta olmak üzere Anadolu’da yayımlanan gazeteler yalnızca haber vermedi; milleti uyandırdı, örgütledi ve yön verdi. Atatürk Millî Mücadele döneminde neden gazete çıkardıysa bugün gazeteciler de o nedenle yazmalıdır, habercilik yapmalıdır. Siyasetçiler de bu konuda gazetecilerin önünü açmalıdır
