ANASAYFA arrow right Güncel

Büyük şehirlerde yaşamak insan DNA’sına zarar veriyor

Büyük şehirlerde yaşamak insan DNA’sına zarar veriyor
YAYINLAMA: 03 Nisan 2025 / 12.01
GÜNCELLEME: 03 Nisan 2025 / 12.01

Modern şehirlerde yaşamak hem ruhumuzu hem de bedenimizi tehdit ediyor. Uzmanı 'şehir yaşlanması'nın DNA'ya bile zarar verdiğine işaret ederek söz konusu tehditten korunma yollarına vurgu yapıyor: İyi bir temizlik, antioksidan alımı, ultraviyoleden korunma.

Şehirlerde yaşayanların ciltlerinin kırsal kesimde yaşayanlara göre daha 'yaşlı' olduğu dikkatinizi çekti mi? Peki neden? Son zamanlarda çok konuşulan 'şehir yaşlanması' bunun en önemli nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. 'Şehir yaşlanması' nedir? Modern hayat özellikle cildimizi tehdit ediyor peki bunun üstesinden nasıl gelinir? 'Genç bir cilt' için nelere dikkat edilmeli? Uzmanı anlattı.

O çok konuşulan 'şehir yaşlanması' nedir?

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. İhsaniye Dönmez Çiçek, 'şehir yaşlanmasının' ne olduğunu şöyle anlattı:

"Özellikle egzozdan yayılan kimyasal toksinler, duman, aşıt, küf, polen, ağır metaller, endüstriyel atıklar, pestisitler ve herbisitler, hatta dijital teknoloji bile mikroskobik boyutlarda atmosferi kirletir. İçilen sigara dumanları, kullandığımız temizlik ürünleri, giydiğimiz kıyafetlerin içeriğindeki tekstil ve boya maddeleri gibi pek çok faktör, şehir yaşamında cildimizin daha erken yaşlanmasına sebep olur. İşte bu duruma “şehir yaşlanması” denir."

DNA kodlarımıza zarar veriyor

Bütün bu 'etkenlerin' cildin üzerinde tabaka oluşturmanın dışında cilt üzerindeki gözeneklerden, kulların çıktığı noktalardan derinin altına ve kan dolaşımına girebildiğine dikkat çeken Çiçek,

"Organlarımıza ve genetik kodlarımıza, DNA’larımıza zarar verir. Buna oksidatif stres denir. Bu duruma kronik olarak maruz kaldıkça, DNA’larımızda kırılmalar oluşur, derimizdeki kolajen ve lipitler parçalanır ve cildimizin koruyucu bariyer tabakası bozulur. Sonuç olarak, cildimizde nem kaybı, esneklik ve sıkılık kaybı, siyah noktalar, lekeler ve kırışıklıklar artar. En sonrasında ise cilt kanseri gibi oluşumlar görülebilir” açıklamalarında bulundu.

'Şehir yaşlanması'ndan nasıl korunabiliriz?

Dr. Çiçek, 'şehir yaşlanmasından' korunmak için yapılabilecekleri ise madde madde şöyle sıraladı:

İyi bir temizlik: Cilt temizliği, sadece herhangi bir sabun veya suyla yapılan bir işlem olarak anlaşılmamalıdır. Özellikle sabahları nemlendirici sürmeden önce, güneş koruyucu uygulamadan önce hassas bir temizleyiciyle cilt temizlenmelidir. Akşamları ise eve geldikten sonra, gün içinde biriken yağ, kir, ölü hücreler, makyaj ve güneş koruyucu kalıntılar gibi faktörlerden arınmak için daha derin bir temizleyici kullanılmalıdır. Yağlı cilde sahip olanlar, daha güçlü bir temizleyici tercih etmelidir. Bu işlemin ardından, doğal bir gül suyu tonik ile cilt sakinleştirilebilir ve geride kalan kirleri son bir temizleme aşaması olarak temizlemek faydalı olacaktır.

Cildin nemlendirilmesi: Cildin bariyerinin bozulmasıyla oluşan kurulukların önlenmesi ve cildin neminin tekrar kazandırılması, yaşlanma sürecini geri atmada etkili olacaktır. Bunun için özellikle hyaluronik asit, panthenol, seramidler gibi aktif bileşenler içeren yoğun nemlendiriciler tercih edilebilir.

Mutlaka antioksidan kullanın: Serbest radikaller oksidatif stresi oluşturarak yaşlanma sürecinde kilit rol oynar ve özellikle DNA'mıza zarar verirler. Bu zararları lekeler ve ince çizgiler şeklinde görebiliriz. Antioksidanlar, bu tahrip edici etkileri azaltarak cildin korunmasına katkıda bulunurlar.

Ultraviyole ışığından korunun: En az SPF 30 ve genellikle mineral koruyucu içeren güneş kremlerinin kullanın.

Sağlıklı beslenmeye ve bol su tüketimi: Antioksidanlar, vitaminler ve mineraller açısından zengin taze meyve ve sebzeler ile sağlıklı yağlar tüketmeye özen göstermek önemli. Omega-3 yağ asitleri, avokado, C vitamini ve bolca antioksidan içeren besinleri sıkça tüketmek, yaşlanmaya karşı koruyucu bir etki sağlayacaktır. Bol su tüketimi de cildimizin nem dengesini korumasına yardımcı olur.

Stresten kaçının: Özellikle egzersiz, stresi önlemede oldukça etkili bir yöntemdir. Meditasyon ve yoga gibi etkinliklerle strese karşı dayanıklılığımızı artırmalı, zihinsel ve fiziksel sağlığımızı korumalıyız.

Dışarıda geçirdiğiniz saatleri kısıtlayın: Özellikle kirliliğin yoğun olduğu saatlerde dışarıda olmamaya ve çok kalabalık yerlerde uzun süre bulunmamaya dikkat etmek, bizi bu tür negatif etkilerden koruyacaktır.

Bunları yapmaktan kaçının

Cildinizi aşırı yormayın: Fazla aşındırıcı cilt ürünleri, cildinizi tahriş edebilir ve daha hassas hale getirebilir. Sert peelingler ve kimyasal içerikli ürünler kullanmamaya özen gösterin. Cildinizi sürekli ovuşturmak veya aşırı yıkamak, cilt bariyerini zayıflatır.

Gece makyajla uyumayın: Gece makyajla uyumak, cildin doğal yenilenme sürecini engeller. Makyajınızı her gece mutlaka temizleyin. Cilt nefes almalı ve kendini yenileyebilmelidir.

Sürekli aynaya bakmayın: Sürekli ciltteki minik değişiklikleri izlemek, endişe yaratabilir ve stres seviyesini artırabilir. Cilt bakımı yaparken sabırlı olun ve değişimlerin zamanla gerçekleşeceğini unutmayın.

Sigara ve alkol tüketiminden kaçının: Sigara ve alkol, cildin yaşlanma sürecini hızlandıran zararlı alışkanlıklardır. Sigara, kan dolaşımını engelleyerek cildin oksijen almasını zorlaştırır, alkol ise cildin su kaybetmesine neden olabilir. Bu alışkanlıklardan kaçının.

Cilt ürünlerini kendi başınıza değiştirmeyin: Her cilt farklıdır. Cildinize iyi gelen bir ürün yerine, yeni ve popüler olanları denemek, cildinizin tepki vermesine neden olabilir. Ürün değişimlerinde dikkatli olun ve gerekiyorsa bir dermatologdan yardım alın.

Yeterli uyku almaya özen gösterin: Uykusuzluk ciltte solgunluk, kırışıklıklar ve sivilce gibi problemlere yol açabilir. Geceleri yeterli uyku almak, cildin kendini onarması ve yenilemesi için önemlidir. sputnik

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *