Eğitim-öğretim gibi hayati bir konu dini gruplara teslim edilemez
Danıştay 8. Dairesi Ensar Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokolü iptal etti. Konuyla alakalı Sabah’a açıklama yapan Türk Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Bekir Avan, “Eğitim ve öğretim ülkemizin geleceği için önemlidir. Eğitim öğretim dini gruplara teslim edilemez. MEB’de değerler eğitimi adı altında dini gruplara eğitim verdirilmesini asla kabul etmiyoruz. Eğer bu noktada eğitim veriliyor veya verdirilmek isteniyorsa o zaman 15 Temmuz hain darbe girişiminden hiç ders çıkarılmamış olur” diye konuştu.
Bu görev Milli Eğitim
Bakanlığı’nın görevidir
Avan, “Danıştay 8. Dairesi kararında “Anayasa ve yasalar gereği ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınmasının devletin devredemeyeceği görevler arasında olduğu” belirtilmektedir. Anayasa ve yasalarla belirlenen devletin devredemeyeceği bu görev Milli Eğitim Bakanlığının görevidir. Bu görevi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler yürütür. Şayet dini bir eğitim verilecekse bunu Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler verir” ifadelerini kullandı.
Eğitimin toplum açısından önemli olduğunu ve bu önemin 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra daha iyi anlaşıldığını söyleyen Avan, “Eğitimin içerisinde eğreti yapılar oluşursa, vatan bu ülkede yaşayanların değil de imtiyazlı grupların olursa, ülkemizde kıyametlerin kopacağının işaretidir. FETÖ’nün devlet içerisindeki yapılanması da okullar, dershaneler ve buralardan yetişen gençlerin müritleştirilip devlet yerine bu yapıya ve uluslararası güçlere hizmet etmesini 15 Temmuz hain darbe girişiminde gördük. Ensar Vakfı okullarda “Değerler Eğitimi” adı altında eğitim veriyor. Biz buna eğitim verme demiyoruz. Bu olsa olsa çocukların milli eğitimim amaçları doğrultusunda değil de dini grupların kendi amaçları doğrultusunda yetiştirilmesi diyebiliriz. Çünkü bu ülkenin çocukları değerler eğitimi adı altında dini gruplar tarafından devşiriliyor ve müritleştiriliyor. Biz bu ülkede dini ve değerler eğitimine karşı değiliz. değerler eğitimi verilecekse öğretmenler aracılığıyla verilmeli” dedi.
MEB’e çöreklenmiş bu tür
yapılara müsaade etmemeliyiz
“Milli Eğitimde tüm okullarda değerler eğitimi ya da farklı şekillerde eğitim veren gruplar varsa bu grupların yetki ve protokolleri herhangi bir yargı kararına gerek kalmadan ülkemizi yönetenler hemen iptal etsinler” diyen Başkan Avan, “Biz çocuklarımızı sokakta bulmadık, aydın bir gelecek istiyoruz. Çocukların değerler eğitimi adı altında dini gruplar tarafından kendilerine mürit olarak devşirilmelerini istemiyoruz. Toplum kesimleri demokratik tepkilerini ortaya koymalı ve MEB’e çöreklenmiş bu tür yapılara müsaade etmemeliyiz” diye açıklamalarda bulundu.
Dini grupların MEB’de
etkisi devam ediyor
Dini grupların MEB’de etkisinin devam ettiğini ileri süren Türk Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Bekir Avan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Gaziantep’te İmam Hatip Liseleri ve ortaokullarına yönetici atamalarında MEB içerisinde oluşan özel yapılar, özel kişilere yüksek puanlar verdirilerek belli okullara yerleştiğini düşünüyoruz. Bu konuda devletin güvenlik merkezlerini ve Cumhuriyet Savcılarını konuyu araştırmaya davet ediyoruz. Çünkü bu konu ülke güvenliği açısından son derece önemli. Türkiye’deki dini grupların çalışmaları şeffaflaştırılmalı, denetlenmeli ve kontrol edilmelidir.”
Danıştay 8. Dairesi Ensar Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokolü iptal etti. Konuyla alakalı Sabah’a açıklama yapan Türk Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Bekir Avan, “Eğitim ve öğretim ülkemizin geleceği için önemlidir. Eğitim öğretim dini gruplara teslim edilemez. MEB’de değerler eğitimi adı altında dini gruplara eğitim verdirilmesini asla kabul etmiyoruz. Eğer bu noktada eğitim veriliyor veya verdirilmek isteniyorsa o zaman 15 Temmuz hain darbe girişiminden hiç ders çıkarılmamış olur” diye konuştu.
Bu görev Milli Eğitim
Bakanlığı’nın görevidir
Avan, “Danıştay 8. Dairesi kararında “Anayasa ve yasalar gereği ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınmasının devletin devredemeyeceği görevler arasında olduğu” belirtilmektedir. Anayasa ve yasalarla belirlenen devletin devredemeyeceği bu görev Milli Eğitim Bakanlığının görevidir. Bu görevi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler yürütür. Şayet dini bir eğitim verilecekse bunu Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenler verir” ifadelerini kullandı.
Eğitimin toplum açısından önemli olduğunu ve bu önemin 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra daha iyi anlaşıldığını söyleyen Avan, “Eğitimin içerisinde eğreti yapılar oluşursa, vatan bu ülkede yaşayanların değil de imtiyazlı grupların olursa, ülkemizde kıyametlerin kopacağının işaretidir. FETÖ’nün devlet içerisindeki yapılanması da okullar, dershaneler ve buralardan yetişen gençlerin müritleştirilip devlet yerine bu yapıya ve uluslararası güçlere hizmet etmesini 15 Temmuz hain darbe girişiminde gördük. Ensar Vakfı okullarda “Değerler Eğitimi” adı altında eğitim veriyor. Biz buna eğitim verme demiyoruz. Bu olsa olsa çocukların milli eğitimim amaçları doğrultusunda değil de dini grupların kendi amaçları doğrultusunda yetiştirilmesi diyebiliriz. Çünkü bu ülkenin çocukları değerler eğitimi adı altında dini gruplar tarafından devşiriliyor ve müritleştiriliyor. Biz bu ülkede dini ve değerler eğitimine karşı değiliz. değerler eğitimi verilecekse öğretmenler aracılığıyla verilmeli” dedi.
MEB’e çöreklenmiş bu tür
yapılara müsaade etmemeliyiz
“Milli Eğitimde tüm okullarda değerler eğitimi ya da farklı şekillerde eğitim veren gruplar varsa bu grupların yetki ve protokolleri herhangi bir yargı kararına gerek kalmadan ülkemizi yönetenler hemen iptal etsinler” diyen Başkan Avan, “Biz çocuklarımızı sokakta bulmadık, aydın bir gelecek istiyoruz. Çocukların değerler eğitimi adı altında dini gruplar tarafından kendilerine mürit olarak devşirilmelerini istemiyoruz. Toplum kesimleri demokratik tepkilerini ortaya koymalı ve MEB’e çöreklenmiş bu tür yapılara müsaade etmemeliyiz” diye açıklamalarda bulundu.
Dini grupların MEB’de
etkisi devam ediyor
Dini grupların MEB’de etkisinin devam ettiğini ileri süren Türk Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Bekir Avan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Gaziantep’te İmam Hatip Liseleri ve ortaokullarına yönetici atamalarında MEB içerisinde oluşan özel yapılar, özel kişilere yüksek puanlar verdirilerek belli okullara yerleştiğini düşünüyoruz. Bu konuda devletin güvenlik merkezlerini ve Cumhuriyet Savcılarını konuyu araştırmaya davet ediyoruz. Çünkü bu konu ülke güvenliği açısından son derece önemli. Türkiye’deki dini grupların çalışmaları şeffaflaştırılmalı, denetlenmeli ve kontrol edilmelidir.”