Güneydoğu Un Sanayicileri Dernek Başkanı Erhan Özmen, basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelerek, un sanayisindeki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin un ihracatının yüzde 12’si Gaziantep’ten karşılanırken, şehir ekonomisine 120 milyon dolar katkı sağlanıyor.
Türkiye’de yeni buğday hasadının 2019 yılının Haziran ayında yapılacağını, ekimlerin ise önümüzdeki ay başlayacağını belirten Özmen, Türkiye’nin bir karar vermesi gerektiğinin altını çizerken, “Türkiye çiftçisini yeniden buğdayla barıştırmalıyız. Çünkü çiftçinin buğdaya karşı bir soğukluğu var. Siyasi ve kamu otoritelerimizden isteğimiz; Ekimden önce müdahale alım fiyatını açıklasın. Çünkü Türkiye’nin dünya ile arasındaki fark açıldı. Bulunduğumuz coğrafya, mısırın buğdaya karşı inanılmaz verimliliği, kur farklarından ve buğday ithal ettiğimiz ülkelerdeki yüzde 50’ye varan fiyat farklarından dolayı geleceğe yeni sorunlar taşımamak için 80 milyon dekarlık alan yerine 100 milyon dekarlık alana buğday ekmeli” dedi.
Yılda 20 milyon ton buğday üretilir
Dünyada 716 milyon ton buğday üretildiğini dile getiren Özmen, bu kadar üretime karşın 734 milyon ton buğday tüketildiğini aktardı. Dünyada 250 milyon ton buğdayın stoklandığını ve ülkelerinde birbirine 174 milyon buğday sattığını açıklayan Başkan Özmen, “250 milyon ton buğday stokunun 115 milyon tonunu Çin tutar ve asla ticarete konu etmez. 135 milyon ton buğday ise dünyadaki 195 ülkenin stoklarıdır. Geçen yıla göre buğdayda 40 milyon ton rekolte düşüklüğü vardır. Türkiye’de yılda 20 milyon ton buğday üretilir. Tarımda kullandığımız 250 milyon dekar alanın yaklaşık yüzde 35’ini her yıl çiftçi nadasa bırakır. 165 milyon dekar tarım alanının 80 milyon dekar alanına buğday ekilirken, geri kalan alana da diğer hububat ürünleri ekilir. Ancak mısır, buğday rekoltesinin üç katına çıktı. Türkiye’de buğday ortalaması 1 dekara yaklaşık 400 kilogram alırken mısır bin 500 kilogram verim veriyor. Dolayısıyla buğday aleyhine bir durum doğabilir” şeklinde konuştu.
Dünyada 11 milyon
ton un ticareti var
Türkiye’de yılda 20 milyon ton buğday üretildiğini söyleyen Özmen, “13 milyon ton buğdayı ekmek, simit, mantı yufka ve unlu mamullerde, 3 milyon ton makarnalık ve durum buğdayı üretiyoruz, 2 milyon ton yem sanayisine, 1 milyon 300 bin tonu tohumluk, yaklaşık 500 bin ton buğday da fire verilir. Dünyada 11 milyon ton un ticareti var ve 3,5 milyon tonunu Türkiye yapıyor. Dünyada makarna ticaretinde İtalya’dan sonra Türkiye 1 milyon 200 bin ton makarna ihracatıyla dünya ikincisi. Bulgur sanayisini hızla gelişiyor, 250 bin ton ihracat yapılıyor, toplamda un, makarna ve bulgurda 5 milyon ton ihracatımız var. Bunun buğday karşılığı 7 milyon ton. Türkiye yurtdışından 7 milyon buğdayı ithal eder, mamul ürün haline getirir, 5 milyon ton un, makarna ve bulguru dünyanın 100 ülkesine ihraç eder. 2009 yılında 550 lira olan buğdayın tonunun 2018 yılında bin 450 liraya yükseldi. Son 10 yılda buğdayda yüzde 155 artış yaşanmış. 2009 yılında 50 kilogram un 46 lira iken şu anda ise 95-100 lira arasında değişiyor. Undaki artışta da yüzde 110’dur” diye konuştu.
Gaziantep un ihracatının
yüzde 12’sini yapıyor
Türkiye’nin buğday işleme kapasitesinin 40 milyon ton olduğunu dile getiren Güneydoğu Un Sanayicileri Dernek Başkanı Erhan Özmen, konuşmasına şöyle devam etti: “40 milyon ton kapasitenin 18 milyon tonunu kırıyoruz, 22 milyon tonu çalışmıyor. 13 milyon ton Türkiye için, 5 milyon ton yurt dışı için üretiyoruz. Un sanayisinde birinci sırada 3 milyon 500 bin ton ile Konya, yani Türkiye kuruluk kapasitesinin yüzde 9’u bu şehirde bulunuyor. Mardin’de 3 milyon 250 bin kuruluk kapasitesi var, yüzde 8’e denk geliyor. Gaziantep’te ise 2 milyon 800 bin ton kuruluk kapasitesi var, Türkiye kapasitesinin yüzde 7’si de şehrimiz de bulunuyor. Türkiye ihracatının yüzde 60’ını İstanbul, Gaziantep ve Mardin yapar. Mardin un ihracatının yüzde 30’unu yapar ve yılda 300 milyon dolar geliri vardır. İstanbul’da ihracatın 200 milyon dolarlık bölümünü yapar. Gaziantep ise un ihracatının yüzde 12’sini yapar, 120 milyon dolar şehir ekonomisine katkısı vardır.”
Bu doğru bir tedbirdi
Un ihracatının durdurulmasına değinen Başkan Özmen, “10:00 dediğimiz Dünya Ticaret Örgütü kurallarına tabi olmayan geçici bir süre ile ilgili bir ihracat yapılıyordu. Çünkü Türkiye 100 ülkede köprüler kurmuş. Un sanayisinin yanında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, finans sektörünün enerjisi ile birlikte Türkiye rakiplerine idol oldu. Türkiye içerisindeki bir takım spekülasyonlar yaşanınca 10:00 dediğimiz rejim durduruldu. Daha önce ki rejimde önce unu ihraç et daha sonra buğdayını getir idi. Şu an ki rejimde ise önce buğday ithalat edeceksin, sonra un ihraç edeceksin rejimi başladı. Bu doğru bir tedbirdi” şeklinde açıklamalarda bulundu. Hüseyin Karataş
Türkiye’de yeni buğday hasadının 2019 yılının Haziran ayında yapılacağını, ekimlerin ise önümüzdeki ay başlayacağını belirten Özmen, Türkiye’nin bir karar vermesi gerektiğinin altını çizerken, “Türkiye çiftçisini yeniden buğdayla barıştırmalıyız. Çünkü çiftçinin buğdaya karşı bir soğukluğu var. Siyasi ve kamu otoritelerimizden isteğimiz; Ekimden önce müdahale alım fiyatını açıklasın. Çünkü Türkiye’nin dünya ile arasındaki fark açıldı. Bulunduğumuz coğrafya, mısırın buğdaya karşı inanılmaz verimliliği, kur farklarından ve buğday ithal ettiğimiz ülkelerdeki yüzde 50’ye varan fiyat farklarından dolayı geleceğe yeni sorunlar taşımamak için 80 milyon dekarlık alan yerine 100 milyon dekarlık alana buğday ekmeli” dedi.
Yılda 20 milyon ton buğday üretilir
Dünyada 716 milyon ton buğday üretildiğini dile getiren Özmen, bu kadar üretime karşın 734 milyon ton buğday tüketildiğini aktardı. Dünyada 250 milyon ton buğdayın stoklandığını ve ülkelerinde birbirine 174 milyon buğday sattığını açıklayan Başkan Özmen, “250 milyon ton buğday stokunun 115 milyon tonunu Çin tutar ve asla ticarete konu etmez. 135 milyon ton buğday ise dünyadaki 195 ülkenin stoklarıdır. Geçen yıla göre buğdayda 40 milyon ton rekolte düşüklüğü vardır. Türkiye’de yılda 20 milyon ton buğday üretilir. Tarımda kullandığımız 250 milyon dekar alanın yaklaşık yüzde 35’ini her yıl çiftçi nadasa bırakır. 165 milyon dekar tarım alanının 80 milyon dekar alanına buğday ekilirken, geri kalan alana da diğer hububat ürünleri ekilir. Ancak mısır, buğday rekoltesinin üç katına çıktı. Türkiye’de buğday ortalaması 1 dekara yaklaşık 400 kilogram alırken mısır bin 500 kilogram verim veriyor. Dolayısıyla buğday aleyhine bir durum doğabilir” şeklinde konuştu.
Dünyada 11 milyon
ton un ticareti var
Türkiye’de yılda 20 milyon ton buğday üretildiğini söyleyen Özmen, “13 milyon ton buğdayı ekmek, simit, mantı yufka ve unlu mamullerde, 3 milyon ton makarnalık ve durum buğdayı üretiyoruz, 2 milyon ton yem sanayisine, 1 milyon 300 bin tonu tohumluk, yaklaşık 500 bin ton buğday da fire verilir. Dünyada 11 milyon ton un ticareti var ve 3,5 milyon tonunu Türkiye yapıyor. Dünyada makarna ticaretinde İtalya’dan sonra Türkiye 1 milyon 200 bin ton makarna ihracatıyla dünya ikincisi. Bulgur sanayisini hızla gelişiyor, 250 bin ton ihracat yapılıyor, toplamda un, makarna ve bulgurda 5 milyon ton ihracatımız var. Bunun buğday karşılığı 7 milyon ton. Türkiye yurtdışından 7 milyon buğdayı ithal eder, mamul ürün haline getirir, 5 milyon ton un, makarna ve bulguru dünyanın 100 ülkesine ihraç eder. 2009 yılında 550 lira olan buğdayın tonunun 2018 yılında bin 450 liraya yükseldi. Son 10 yılda buğdayda yüzde 155 artış yaşanmış. 2009 yılında 50 kilogram un 46 lira iken şu anda ise 95-100 lira arasında değişiyor. Undaki artışta da yüzde 110’dur” diye konuştu.
Gaziantep un ihracatının
yüzde 12’sini yapıyor
Türkiye’nin buğday işleme kapasitesinin 40 milyon ton olduğunu dile getiren Güneydoğu Un Sanayicileri Dernek Başkanı Erhan Özmen, konuşmasına şöyle devam etti: “40 milyon ton kapasitenin 18 milyon tonunu kırıyoruz, 22 milyon tonu çalışmıyor. 13 milyon ton Türkiye için, 5 milyon ton yurt dışı için üretiyoruz. Un sanayisinde birinci sırada 3 milyon 500 bin ton ile Konya, yani Türkiye kuruluk kapasitesinin yüzde 9’u bu şehirde bulunuyor. Mardin’de 3 milyon 250 bin kuruluk kapasitesi var, yüzde 8’e denk geliyor. Gaziantep’te ise 2 milyon 800 bin ton kuruluk kapasitesi var, Türkiye kapasitesinin yüzde 7’si de şehrimiz de bulunuyor. Türkiye ihracatının yüzde 60’ını İstanbul, Gaziantep ve Mardin yapar. Mardin un ihracatının yüzde 30’unu yapar ve yılda 300 milyon dolar geliri vardır. İstanbul’da ihracatın 200 milyon dolarlık bölümünü yapar. Gaziantep ise un ihracatının yüzde 12’sini yapar, 120 milyon dolar şehir ekonomisine katkısı vardır.”
Bu doğru bir tedbirdi
Un ihracatının durdurulmasına değinen Başkan Özmen, “10:00 dediğimiz Dünya Ticaret Örgütü kurallarına tabi olmayan geçici bir süre ile ilgili bir ihracat yapılıyordu. Çünkü Türkiye 100 ülkede köprüler kurmuş. Un sanayisinin yanında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, finans sektörünün enerjisi ile birlikte Türkiye rakiplerine idol oldu. Türkiye içerisindeki bir takım spekülasyonlar yaşanınca 10:00 dediğimiz rejim durduruldu. Daha önce ki rejimde önce unu ihraç et daha sonra buğdayını getir idi. Şu an ki rejimde ise önce buğday ithalat edeceksin, sonra un ihraç edeceksin rejimi başladı. Bu doğru bir tedbirdi” şeklinde açıklamalarda bulundu. Hüseyin Karataş