15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimi’nin üzerinden 10 yıl geçerken, örgütün mahrem yapılarına yönelik operasyonlar hâlâ sürüyor. Bununla birlikte; bu zamana değin yürütülen soruşturmalarda toplam 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı. Devletin her kademesine sızan ve temizlenmesi süren örgüt için dönemin AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik; 2012’de “Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış bunlar kargaları güldürür” ifadelerini kullanmıştı.
AKP; iktidarının ilk yıllarında büyük bir destek aldığı FETÖ’yle gerilimi özellikle 2013’te “Dershane Krizi” ile başladı ve 17/25 Aralık süreciyle çatışmaya dönüştü. Cemaat ile iktidarın çatışması ise FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki Darbe Girişimi’yle son buldu. AKP, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından ortaklığını bozdu ve FETÖ’yü terör örgütü olarak ilan etti.
15 Temmuz’un ardından cemaate karşı davalar açıldı. Adli kaynakların aktardığına göre; yürütülen soruşturmalarda toplam 720 bin 580 kişiye adli işlem yapıldı. Bu kişilerden 83 bin 836’sının adli işlemleri sürüyor. Soruşturma ve yargılama bu zamana denk 636 bin 744 kişi hakkında karar verildi; bunlardan 127 bin 102’sine mahkûmiyet, 124 bin 861’ine beraat, 373 bin 642’sinin KYOK, 11 bin 107 hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 32’sinin hakkında diğer karar türlerinden verildi.
Terör elebaşısı Fetullah Gülen’in 20 Ekim 2024’ta yaşamını yitirişinin ardından terör grubunun faaliyetleri merak konusu oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca son dönemlerde terör örgütünün bakanlık ve TSK’deki mahrem yapılanmalarına yönelik operasyonları ise “terör örgütünün yeniden yapılandığını” ortaya çıkardı.
Gazetemiz Cumhuriyet; daha önce terör örgütünün başta iktidara yakın Menzil, İsmailağa, Erenköy ile İskenderpaşa cemaatlerine ve Büyük Doğu çevresine sızdığını gündeme getirdi. Terör elebaşısının yaşamını yitirmesinin ardından terör örgütü “Baş Yüceler Şûrası” ile yönetiliyor. Bu şûra İslamcı-gerici yazar Nezip Fazıl Kısakürek’in “İdologiya” eserinden geldiği biliniyor.
Söz konusu şûrada ise Şerif Ali Tekalan, İlhan İşbilen, Suat Yıldırım, Mehmet Ali Şengül, Erdoğan Tüzün, İsmet Aksoy, Bahattin Karataş, Hüseyin Kara, Ali Bayram, Abdullah Aybaz, İsmail Küçükçelebi ve Ekrem Dumanlı bulunuyor. Ancak şûranın başı olan “Baş Yüce”nin daha seçilemediği, şûra içinde ise bu konuda anlaşmazlığın bulunduğu, isimler arasında rekabet olduğu biliniyor.
Terör örgütü üyesi bası isimler ise yakın zamanda ABD New Jersey merkezli “Yeni Herkül” adlı yapılanmayla yeni bir takiye politikasına girişti. Söz konusu takiyede; örgütün TSK imamı olarak bilinen firari Adil Öksüz’le 2012’de Bedir Üniversitesi’ndeki “dinler arası diyalog” konferansına katılan Bekir Çınar; FETÖ iltisakı nedeniyle 2016’da kapatılan Fatih Koleji ile Süleyman Şah ve Fatih üniversitelerinde görev alan Halil Bal ile Mehmet Emin Şan gibi isimler bulunuyor.
Takiye, 2 Temmuz’da yayımladığı bildiriyle, terör örgütünden her türlü organik, mali, hukuki ve fiili olarak ayrıldıklarını açıklayıp, ardından yaptıkları başka bir bildiriyle de 2. Açılım Süreci’ne katılma isteminde bulundu. Söz konusu bildiride; 2. Açılım Süreci’ni “umut ve memnuniyetle” takip ettikleri belirtilerek; “Bu süreci Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ülkemizin güvenlik, istikrar ve toplumsal bütünleşmesini güçlendiren tarihi bir adım olarak görüyoruz. Gerekli hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi, bizler açısından devletimiz ve milletimizle yeniden bütünleşme yönünde güçlü bir umut ve beklenti doğurmuştur” diyerek; bu kapsamda süreçte değerlendirilmelerini istendi.
AKP ise özellikle çatışmanın süreci başlamadan önce FETÖ’nün bürokraside, askeriyede ve eğitimde örgütlenmesine destek çıkıyordu. Dönemin hükümet ve iktidar yetkililerinin o dönem bu konuda yaptıkları açıklamaları ise şöyleydi:
- Dönemin AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ; 24 Mart 2011’de TBMM Genel Kurulu’nda; “Fetullah Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir. ...Bilge bir insandır. Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine bağlı nesillerin yetişmesi için hizmet yapıyor” savunusunda bulunmuştu.
- Dönemin AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik; 19 Şubat 2012’de cemaatin devleti ele geçirdiği iddialarına yönelik; “Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış bunlar kargaları güldürür” ifadelerini kullanmıştı.
- Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan; 15 Haziran 2012’deki örgütün düzenlediği 10. Türkçe Olimpiyatları’nda; “Gurbet hasrettir... Doğrusu ben şu andaki tavrınızla hep birlikte bu hasretin bitmesini istediğinizi anlıyorum. Öyleyse 'bitsin bu hasret' diyelim” demişti.
- Aynı olimpiyatlarda dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek; “Hoşgörünün, diyaloğun, barışın simgesi, değerli büyüğümüz, Hocaefendi Hazretleri'ne Ankara'dan sonsuz saygılar, sevgiler gönderiyoruz” demişti.
- Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise Mayıs 2023’te ABD’ye giderek Fetullah Gülen’i cemaatin Pensilvanya eyaletindeki merkezinde ziyaret etmişti. Ziyareti sonrası Arınç; “Başbakanımız (Erdoğan),'Hocaefendi'nin bizden bir emelleri, bir arzuları olur mu? Bir emirleri olur mu onu da sor' dedi. Hocaefendi bana göre siyaset üstü bir insan” açıklamasında bulunmuştu.cumhuriyet
