ANASAYFA arrow right Güncel

Güven ortamı olmadığı için para dışarıya gidiyor

Güven ortamı olmadığı için para dışarıya gidiyor
YAYINLAMA: 16 Nisan 2020 / 05.23
GÜNCELLEME: 16 Nisan 2020 / 05.23
CHP Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, CHP Gaziantep Milletvekilleri İrfan Kaplan ve Bayram Yılmazkaya’dan oluşan “Ekonomi Masası” heyeti bir dizi temaslar gerçekleştirdi. Ön
CHP Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, CHP Gaziantep Milletvekilleri İrfan Kaplan ve Bayram Yılmazkaya’dan oluşan “Ekonomi Masası” heyeti bir dizi temaslar gerçekleştirdi. Önce CHP İl Binası’nda partililerde bir araya gelen heyet, daha sonra Ticaret Odası’nda sanayicilerle bir araya geldi.

Ticaret Odası’nda Türkiye ekonomisi hakkında bilgi veren CHP Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, sanayicilerin sorunları dinledi. Soru cevap kısmında söz alan bir sanayicinin “Güven ortamı olmadığı için para dışarıya gidiyor. TOBB ve ilgili kurumlar konuşmuyor. Kaç sanayici burada derdini anlatıyor “KONUŞAMIYORUZ”, hepimiz anahtarı teslim edip evimize gidip oturalım mı?” sözleri ekonominin geldiği son noktayı ortaya koydu.
Türkiye’nin 467 milyar
dolar dış borcu bulunuyor
CHP Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, “Oyunun kuralının belli, yarın sabah uyandığınızda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile her şeyin değişme ihtimalinin olmadığı, hukukun işlediği, mecliste yasaların yapıldığı, dolayısıyla demokrasi ile yönetilen bir Türkiye ihtiyacı ekonominin olmazsa olmazlarından ilkidir. Üretim yapısına dönüştürücü reformların yapılabilmesi için dahi her şeyden kurallı işleyen bir düzene, keyfilikle değil hukukla işleyen bir düzene, şahıslarla değil, kurumlarla çalışan bir demokrasiye ihtiyacımız var” dedi.
Dövizin yüksek olması istikrarın
yıkılması anlamına geliyor
Türkiye’nin bir ekonomik kriz içerisine girdiğini ifade eden Böke, üretiminin dışa bağımlılığı nedeniyle kurda, borca bağımlılığı nedeniyle de faizdeki değişikliklerin sadece fiyatlara yansımayla son bulmayacağını, üretimin durgunlaşması ve istihdamın azalmasıyla da ekonomik sorunların ciddi sosyal boyuta ulaşacağını söyledi. Doların 6 bin 500 lira da istikrar sağladığını sözlerine ekleyen Böke, “Oysa dövizin bu kadar yüksek olması istikrarın yıkılması anlamına geliyor. Türkiye ekonomisi sadece kurdaki oynaklıktan dolayı değil, paranın aşırı değer kaybetmesiyle de çok zarar görecek bir üretim yapısına sahip” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de, kurumların yerine şahısların, kuralların yerine keyfiliğin, adaletin yerini hukuksuzluğun aldığı ve şahsileşmiş düzenin ortaya çıkardığı güven yıkımının döviz kurunda görüldüğünü kaydeden Böke, “Bu eğilimi Türkiye her ne kadar döviz kuru üzerinden tartışıyor olsa da Türkiye’nin en büyük kamu gücü olan siz üreticiler bu maliyetin sadece kurda olmadığını, aynı maliyetin faizde de gerçekleştiğini yaşayarak görüyorsunuz. Kurdaki değişim ve Türk lirasının değer kaybetmesinin nedeni güven kaybıdır” diye konuştu.
Güven kaybı hem kurun hem de
faizin artışına neden oluyor
Böke, Türkiye’de koşulların normalin dışına çıkmasına neden olan en temel unsurun iktidar tarafından kurulan düzen olduğunu savundu. “Paralel bir hazine olarak kurulmuş olan Varlık Fonu’nun yönetiminin Cumhurbaşkanı’na bağlanmış olması, Cumhurbaşkanı ile birlikte yetkileri paylaşacak kişinin Cumhurbaşkanı’nın damadı olması artık bu iktidarın ekonomi anlayışının bir Türkiye ekonomisi anlayışı değil, bir aile şirketi anlayışı olduğunu gösteriyor. Kuralsızlık, keyfilik, kurumsuzluk güven kaybına güven yol açmaktadır ve bu güven kaybı hem kur, hem de faiz artışına neden olmaktadır” şeklinde açıklamalarda bulundu.
1980 darbesiyle Türkiye’de
ekonomik düzeni değişti
12 Eylül 1980 darbesinin ekonomik düzeni değiştiğini aktaran CHP Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu düzen üretici güçlerin ranttan yana tercihini kullanması için sürekli sıkıştırıldığı bir düzeni ortaya çıkardı. Teknolojinin geliştirildiği bu coğrafi zenginliğin çağ ile uyumlu üretim gücüne dönüşmesinin önünde engel oluşturan bir yapı meydana geldi ve Türkiye ucuz emek gücü ile üreten, dışarıdan borçlanmaya bağlı bir ekonomik yapıya kaydı. 1980 yılında başlatılan bu inşaa son 16 yıl içerisinde hızlandırıldı. Rantçı sermayeyi üretici güçlere tercih eden bu düzen sonucunda Türkiye’nin üretimi ithal girdiye bağlı ve dış borca bağımlı bir yapıya kavuştu.”
Gazetelerin görüntüsü
Türkiye’nin görüntüsüdür
Milletvekili Böke, “Bugün medyanın yaşadığı, rengini kaybetmiş, sayfaları azalmış, sesi çıkmayan görüntü esasen Türkiye’nin görüntüsüdür. Bundan yıllar önce CHP’nin de itiraz etmiş olduğu ve halkın olan SEKA’nın özelleştirilmesi yoluyla dış güçlere teslim edilmiş medya, sadece üretime imkan verecek kağıdın pahalanmasıyla sesi kısılmış değil. Bugün özgürlüğü de elinden alınmış olan, sarayın istediğini yazılabildiği, konuşulabildiği ve sarayın istediği şekilde siyaset yapılabildiği bir Türkiye’nin yansımasıdır. Bize düşen yeniden Türkiye’yi renklendirmek, yeniden ses verebilmek. Yeniden Türkiye’yi dışa bağımlı kılmak isteyenlerin karşısında gerçek gücümüzle varlığımızı göstereceğimiz halkın ekonomisini kurmaktan geçiyor. SEKA özelleştirilmesin, Türk Telekom özelleştirilmesin bazı alanlar kamu alanıdır böyle kalsın diyen halkçı bir anlayışı bizim bugünden güçlendirerek kurmamız gerekiyor. O zaman Türkiye’nin sesi çıkacak, rengimizi kazanacağız ve gerçek bir demokrasi olacak” ifadelerini kullandı. Hüseyin Karataş
Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *