SEV Amerikan Hastanesinden Psikolog Özlem Binnaz CAM “LOHUSA DEPRESYONU” konusunda hastalarını bilgilendirdi.
Psikolog Özlem Binnaz Cam, Lohusa Depresyonunu Doğumdan hemen sonra başlayan ve hamile kadının normal durumuna geri döndüğü 6 – 8 haftalık dönem olduğunu belirtip sözlerine şöyle devam etti; Kadınlar için çok özel, önemli ve hassas bir dönemdir. Lohusalık döneminin psikolojik ve biyolojik özellikleri gebelik döneminden daha farklıdır. Gebelik dönemindeki hormonal denge annenin anneliği yapmasını sağlayan bir dengedir. Doğumdan sonra vücut ani bir şekilde normal düzenine geçer. Bu ani hormon değişiklikleri annenin duygularındaki çalkalanmayı karamsarlığı, hassaslığı, yorgunluk hissini arttırır. Bu geçiş dönemimde hormonlar daha dalgalı salgılanır. Ve stres hormonları yükselir. Annelerin psikolojik kırılganlığının arttığı bir dönemdir.
Genç anneler bu dönemde acaba annelik yapabilecek miyim ,çocuğuma iyi bakabilecek miyim, ya hata yaparsam gibi duygulara kapılırlar. Bir de yaygın olan ‘doğum yaptığı için mutlu olması gerektiği’ kanısının sebep olduğu baskıyla ve gerçekte bunun tam aksine doğumdan sonra kendisini negatif duyguların içinde bulması kendisini suçlamasına ve endişelerinin artmasına sebep olur. Özelliklede aile büyüklerinin yakınlarının da olmadığı, sorumluluğun fazla olan genç annelerde kaygı düzeyi oldukça yüksektir. Gecesi gündüzü birbirine karışır. Bu da sinir sistemini büyük ölçüde etkiler. İlk defa anne olanlarda bu dönem daha ağır geçebilir. Ama 2. ve ya 3. doğumda anne daha tecrübeli olur. Ne yapabileceğini hesaplayabilir. Bu sayede bu dönemi daha rahat atlatabilir. Hormonsal denge de kendini düzeltebilir.
Eğer anne doğum öncesinde psikolojik rahatsızlıklar geçirmişse, istenmeyen bir gebelik yapmışsa, ekonomik şartları iyi değilse, bebeği özürlü doğmuşsa, eşiyle problemleri varsa, aşırı stres altındaysa, çocuklukta istismara uğramışsa, sosyal desteği yeterli değilse. Loğusalık dönemimde depresyon geçirme riski vardır.
Psikolog Özlem hanım Lohusalık depresyonu tedavi edilen bir rahatsızlık olduğunu vurgulayarak Tavsiye edilen tedavi Depresyonun düzeyine göredir. Hafif ve orta düzeydeki depresyonda psikoterapi etkili olabilmektedir dedi.Psikolog Özlem hanım sözlerini şu tavsiyelerle tamamladı; Lohusalık dönemimde genç bir annenin yalnız bırakılmaması ve çevresinden yardım görmesi çok önemlidir. Annenin bebek bakımı ile ilgili bilgi edinmesi, bilenlere sorması, kendini geliştirmesi önemlidir. Bebeğin bakımıyla daha kolay başa çıkmasını sağlar. Annenin kendine bu dönemde zaman ayırabilmesi, çevreden bebeğin bakımı için yardım alarak kendi beslenmesine ,dinlenmesine ve uykusuna düzgün zaman ayırmalıdır. Lohusa döneminde annenin korkularını kaygılarını ifade etmesine teşvik edilmesi önemlidir, çünkü bu dönemde anne doğumdan sonra mutlu olmak gerekirken hassas bir dönemde olduğu için duygularını ifade etmekten çekinebilir. Doğum sonrası depresyona giren annelerin kendini kötü hissetmesi depresyonda olmasını bastırmaya veya inkâr etmeye çalışması kendi içinde suçluluk duyguları hissetmesi, bebek açsından daha zararlı olur. Bunun için bu depresyonu sıradan kabul edip yardım almak daha faydalıdır ve çaresine bakılmalıdır ertelenmemelidir. Doğum ertesinde ki iki hafta içinde bu depresif durum kendiliğinden azalarak kaybolmazsa profesyonel yardım almak şarttır.
Psikolog Özlem Binnaz Cam, Lohusa Depresyonunu Doğumdan hemen sonra başlayan ve hamile kadının normal durumuna geri döndüğü 6 – 8 haftalık dönem olduğunu belirtip sözlerine şöyle devam etti; Kadınlar için çok özel, önemli ve hassas bir dönemdir. Lohusalık döneminin psikolojik ve biyolojik özellikleri gebelik döneminden daha farklıdır. Gebelik dönemindeki hormonal denge annenin anneliği yapmasını sağlayan bir dengedir. Doğumdan sonra vücut ani bir şekilde normal düzenine geçer. Bu ani hormon değişiklikleri annenin duygularındaki çalkalanmayı karamsarlığı, hassaslığı, yorgunluk hissini arttırır. Bu geçiş dönemimde hormonlar daha dalgalı salgılanır. Ve stres hormonları yükselir. Annelerin psikolojik kırılganlığının arttığı bir dönemdir.
Genç anneler bu dönemde acaba annelik yapabilecek miyim ,çocuğuma iyi bakabilecek miyim, ya hata yaparsam gibi duygulara kapılırlar. Bir de yaygın olan ‘doğum yaptığı için mutlu olması gerektiği’ kanısının sebep olduğu baskıyla ve gerçekte bunun tam aksine doğumdan sonra kendisini negatif duyguların içinde bulması kendisini suçlamasına ve endişelerinin artmasına sebep olur. Özelliklede aile büyüklerinin yakınlarının da olmadığı, sorumluluğun fazla olan genç annelerde kaygı düzeyi oldukça yüksektir. Gecesi gündüzü birbirine karışır. Bu da sinir sistemini büyük ölçüde etkiler. İlk defa anne olanlarda bu dönem daha ağır geçebilir. Ama 2. ve ya 3. doğumda anne daha tecrübeli olur. Ne yapabileceğini hesaplayabilir. Bu sayede bu dönemi daha rahat atlatabilir. Hormonsal denge de kendini düzeltebilir.
Eğer anne doğum öncesinde psikolojik rahatsızlıklar geçirmişse, istenmeyen bir gebelik yapmışsa, ekonomik şartları iyi değilse, bebeği özürlü doğmuşsa, eşiyle problemleri varsa, aşırı stres altındaysa, çocuklukta istismara uğramışsa, sosyal desteği yeterli değilse. Loğusalık dönemimde depresyon geçirme riski vardır.
Psikolog Özlem hanım Lohusalık depresyonu tedavi edilen bir rahatsızlık olduğunu vurgulayarak Tavsiye edilen tedavi Depresyonun düzeyine göredir. Hafif ve orta düzeydeki depresyonda psikoterapi etkili olabilmektedir dedi.Psikolog Özlem hanım sözlerini şu tavsiyelerle tamamladı; Lohusalık dönemimde genç bir annenin yalnız bırakılmaması ve çevresinden yardım görmesi çok önemlidir. Annenin bebek bakımı ile ilgili bilgi edinmesi, bilenlere sorması, kendini geliştirmesi önemlidir. Bebeğin bakımıyla daha kolay başa çıkmasını sağlar. Annenin kendine bu dönemde zaman ayırabilmesi, çevreden bebeğin bakımı için yardım alarak kendi beslenmesine ,dinlenmesine ve uykusuna düzgün zaman ayırmalıdır. Lohusa döneminde annenin korkularını kaygılarını ifade etmesine teşvik edilmesi önemlidir, çünkü bu dönemde anne doğumdan sonra mutlu olmak gerekirken hassas bir dönemde olduğu için duygularını ifade etmekten çekinebilir. Doğum sonrası depresyona giren annelerin kendini kötü hissetmesi depresyonda olmasını bastırmaya veya inkâr etmeye çalışması kendi içinde suçluluk duyguları hissetmesi, bebek açsından daha zararlı olur. Bunun için bu depresyonu sıradan kabul edip yardım almak daha faydalıdır ve çaresine bakılmalıdır ertelenmemelidir. Doğum ertesinde ki iki hafta içinde bu depresif durum kendiliğinden azalarak kaybolmazsa profesyonel yardım almak şarttır.