DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği bu zorlu kesitte, emeğiyle geçinenlerin sırtındaki yükün her geçen gün daha da ağırlaştığına dikkat çekti
İşçilerin, çalışanların ve emeklilerin tarihinin en derin ekonomik ve yapısal süreçlerinden birini yaşadığını belirten Güdücü, ‘’Ülkenin kalkınmasında, dünyada söz sahibi olmasında büyük pay sahibi olan isimsiz kahramanlar ne yazık ki yüksek enflasyonun eziliyorlar. Çalışanların bugün karşı karşıya kaldığı en büyük problem, hayat pahalılığı karşısında maaşlarının alım gücünü kaybetmiş olması’’ şeklinde konuştu.
Gaziantep’in konut kiralarından gıda fiyatlarına kadar yaşam maliyetinin en yüksek olduğu metropollerden biri haline geldiğini kaydeden Güdücü, ‘’Geçmişte memur maaşları ile kamu işçisi maaşları arasındaki denge daha korunaklı bir seyir izlerken; son dönemdeki vergi dilimleri sebebiyle işçi maaşlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. İşçinin eline geçen net ücret, yılın henüz ilk aylarında (Nisan-Mayıs gibi) yüzde 20 ve yüzde 27’lik vergi dilimlerine takılıyor. İşçi, ocak ayında aldığı maaşı aralık ayında göremiyor. Bu adaletsizliğin önüne geçilmesi ve vergi diliminin yüzde 15'te sabitlenmesi hayati bir zorunluluk’’ çağrısında bulundu.
Asgari ücret sembolik
rakamlara dönüştü
Asgari ücretin artık sembolik rakamlara dönüştüğünü açıklayan Güdücü, ‘’Ekonomik darboğazın yanı sıra, kamu işçisinin çalışma huzurunu yakından ilgilendiren bazı idari düzenleme ihtiyaçları da mevcut. Kamuda aynı çatı altında, aynı amaca hizmet eden memur ve işçi personellerimiz arasında zaman zaman kurumsal aidiyet duygusunu zedeleyen sosyal farklar oluşabiliyor. İşçimizin kamunun asli ve değerli bir unsuru olduğu gerçeğinin kurumsal kültürde tam olarak karşılık bulması en büyük temennimiz’’ değerlendirmesinde bulundu.
İşçilerimiz kendi uzmanlık alanlarına
uygun işlerde istihdam edilmeli
Güdücü, ‘’Özellikle taşerondan kadroya geçen (696 sayılı KHK ile) işçilerimiz başta olmak üzere, kamuda esnek çalışma uygulamaları yerine daha net ve planlı iş paylaşımlarına ihtiyaç duyuluyor. İşçilerimizin kendi uzmanlık alanlarına uygun işlerde istihdam edilmesi, yer değişiklikleri ve görevlendirmelerde çalışan memnuniyetinin gözetilmesi hem verimliliği artıracak hem de çalışma barışını güçlendirecek’’ tespitini yaptı.
Geçim kaygısının ön planda olduğu bir
ortamda verimlilikten söz etmek güç
DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Kamu işçisinin refah seviyesinin yükseltilmesi, kamudaki hizmet kalitesinin doğrudan anahtarı. Çalışma huzurunun tam anlamıyla sağlanamadığı ve geçim kaygısının ön planda olduğu bir ortamda verimlilikten söz etmek güç. Talebimiz, tamamen alın terinin hak edilen karşılığına ulaşması. Ücretlerin insani bir seviyeye çekilmesi, vergi dilimi sorunlarının giderilmesi ve çalışma hayatında karşılıklı saygı ile huzurun tesis edilmesi için mücadelemizi her platformda yapıcı bir diyalogla sürdüreceğiz.’’Haber Merkezi
