Milli Eğitim Bakanlığı’nın kemer sıkması kararına sendikalardan tepki geldi
Hazine ve Maliye Bakanlığı, ekonomideki kötü gidişat ve döviz kurundaki dalgalanma karşısında kamu kurum ve kuruluşları için tasarruf paketleri hazırladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın personel gideri hariç elinde 10 milyar 633 milyon 716 878 TL’den 2 milyar TL’si ‘tasarruf tedbirleri’ kapsamında kesildi.
Türkiye’nin, 137 ülkenin eğitim kalitesine göre sıralandığı listede 99’uncu sırada yer aldığı bilgisini veren Gaziantep Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali Ersönmez, “MEB bütçesinden kesinti yapılması eğitimin kalitesini daha da aşağı çekecektir” dedi.
Eğitim bütçesi aksine artırılmalı
Eğitimde tasarruf tedbirinin toplumun geleceğini olumsuz etkileyeceğini dile getiren Ersönmez, “Eğitim bütçesinin aksine arttırılması gerektiğine işaret etmek gerekiyor. Tasarruf yapılmalı ama israf, lüks olan kalemlerde yapılmalıdır. Mesela lüks makam araçlarından tasarruf yapılmalıdır” şeklinde konuştu.
Kesintinin yapıldığı kalemlere bakıldığında eğitimin bir kamusal hak olarak görülmediğine ve parasız eşit olmasını istemeyen bir anlayışın hakim olduğuna dikkat çeken Ersönmez,”Özel okullara ayrılan teşvik miktarı 1.2 milyar TL. Burada yapılan kesinti ise göstermelik, sadece 75 milyon TL’dir. İlla bir kesinti yapacaksanız özel okullara aktardığınız kamu kaynaklarından yapabilirsiniz. Biz biliyoruz ki, eğitimden yapılan tasarruf gelecekten tasarruftur. O nedenle eğitime ayrılan bütçenin tasarrufundan vazgeçilmelidir. Parasız, nitelikli, bilimsel bir eğitim için MEB bütçesi tasarruftan muaf tutulmalıdır” dedi.
Milli Eğitim Bakanın
açıklaması endişelendiriyor
Türkiye ekonomisindeki krizin eğitimi vurmasını istemediklerini dile getiren Türki Eğitim-Sen Şube Başkanı Bekir Avan, “Milli Eğitim Bakanı bir açıklamada bulundu. Öğrenci bursları ile ilgili herhangi bir kesim olmayacağını söyledi. Tabi bunun uygulamada ne olacağını bilemiyoruz. Ancak bu açıklamaya baktığımızda endişemiz artıyor.” ifadelerinde bulundu.
‘Eğitimde tasarruf olmaz’
Türkiye’de uygulanacak ekonomik daralmanın her kesimde olunacağını, ancak en son Milli Eğitim Bakanlığı’nın olması gerektiğine vurgu yapan Avan, “Sebebi de eğitimde tasarruf olmaz, eğitimde tasarruf demek geleceğinden tasarruf yapmak demektir. Türkiye’de eğer bir tasarruf olacak ise öncelikle makam araçlarının saltanatı nın ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Kriz bahanesiyle çocukların
geleceği çalındı
Eğitim İş Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Ay da, “MEB bütçesinde kesintiye gidilerek, kalıcı çözümlerin uzağında kalmakta, dahası eğitimi özelleştirme, eğitimin yükünü yoksul halkın sırtına yükleme anlayışında ısrar etmektedir. Bu anlayışla parasız, nitelikli ve herkese eşit eğitim anlayışının yaşama geçirilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Devlet okullarını kendi sorunları
ile baş başa bıraktılar
“En fazla kesintinin ise okul onarımları ve öğrenciler için verilen yardımlardan yapılması, siyasi iktidarın eğitime verdiği önemin göstergesi olmuştur” diyen Ay, dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde, ekonomik krizden çıkmak için eğitim bütçesinden kısıtlama yapılmadığını söylerken, “Sarayın giderlerinden, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden, lüks araçlardan tasarrufa gitmeyen, Ahlat’a yeni bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yaptırma hayalinde olan siyasi iktidar, MEB’in bütçesine el uzatarak, devlet okullarını yine kendi sorunları ile baş başa bırakmıştır” şeklinde konuştu.
Okulu olmayan
köyler bulunuyor
Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte okul, derslik ve öğretmen açığının hızla büyüdüğünü, Türkiye’de halen öğretmeni olmayan okulların, okulu olmayan köylerin bulunduğunu sözlerine eklerken, “Türkiye’deki okulların yarısından fazlasında ikili eğitim yapılmakta, birleştirilmiş sınıflarda eğitim ve taşımalı eğitim uygulamasına devam edilmektedir. Okullardaki altyapı ve donanım eksiklikleri, nitelikli bir eğitim politikasının yürütülmesinin önünde büyük bir engeldir. Okul yetersizliği ve derslik açığının yanında, acil çözüm bekleyen en önemli sorun, öğretmen açıklarıdır” diye açıklamalarda bulundu. Esra Aydın-Hüseyin Karataş
Hazine ve Maliye Bakanlığı, ekonomideki kötü gidişat ve döviz kurundaki dalgalanma karşısında kamu kurum ve kuruluşları için tasarruf paketleri hazırladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın personel gideri hariç elinde 10 milyar 633 milyon 716 878 TL’den 2 milyar TL’si ‘tasarruf tedbirleri’ kapsamında kesildi.
Türkiye’nin, 137 ülkenin eğitim kalitesine göre sıralandığı listede 99’uncu sırada yer aldığı bilgisini veren Gaziantep Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali Ersönmez, “MEB bütçesinden kesinti yapılması eğitimin kalitesini daha da aşağı çekecektir” dedi.
Eğitim bütçesi aksine artırılmalı
Eğitimde tasarruf tedbirinin toplumun geleceğini olumsuz etkileyeceğini dile getiren Ersönmez, “Eğitim bütçesinin aksine arttırılması gerektiğine işaret etmek gerekiyor. Tasarruf yapılmalı ama israf, lüks olan kalemlerde yapılmalıdır. Mesela lüks makam araçlarından tasarruf yapılmalıdır” şeklinde konuştu.
Kesintinin yapıldığı kalemlere bakıldığında eğitimin bir kamusal hak olarak görülmediğine ve parasız eşit olmasını istemeyen bir anlayışın hakim olduğuna dikkat çeken Ersönmez,”Özel okullara ayrılan teşvik miktarı 1.2 milyar TL. Burada yapılan kesinti ise göstermelik, sadece 75 milyon TL’dir. İlla bir kesinti yapacaksanız özel okullara aktardığınız kamu kaynaklarından yapabilirsiniz. Biz biliyoruz ki, eğitimden yapılan tasarruf gelecekten tasarruftur. O nedenle eğitime ayrılan bütçenin tasarrufundan vazgeçilmelidir. Parasız, nitelikli, bilimsel bir eğitim için MEB bütçesi tasarruftan muaf tutulmalıdır” dedi.
Milli Eğitim Bakanın
açıklaması endişelendiriyor
Türkiye ekonomisindeki krizin eğitimi vurmasını istemediklerini dile getiren Türki Eğitim-Sen Şube Başkanı Bekir Avan, “Milli Eğitim Bakanı bir açıklamada bulundu. Öğrenci bursları ile ilgili herhangi bir kesim olmayacağını söyledi. Tabi bunun uygulamada ne olacağını bilemiyoruz. Ancak bu açıklamaya baktığımızda endişemiz artıyor.” ifadelerinde bulundu.
‘Eğitimde tasarruf olmaz’
Türkiye’de uygulanacak ekonomik daralmanın her kesimde olunacağını, ancak en son Milli Eğitim Bakanlığı’nın olması gerektiğine vurgu yapan Avan, “Sebebi de eğitimde tasarruf olmaz, eğitimde tasarruf demek geleceğinden tasarruf yapmak demektir. Türkiye’de eğer bir tasarruf olacak ise öncelikle makam araçlarının saltanatı nın ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Kriz bahanesiyle çocukların
geleceği çalındı
Eğitim İş Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Ay da, “MEB bütçesinde kesintiye gidilerek, kalıcı çözümlerin uzağında kalmakta, dahası eğitimi özelleştirme, eğitimin yükünü yoksul halkın sırtına yükleme anlayışında ısrar etmektedir. Bu anlayışla parasız, nitelikli ve herkese eşit eğitim anlayışının yaşama geçirilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Devlet okullarını kendi sorunları
ile baş başa bıraktılar
“En fazla kesintinin ise okul onarımları ve öğrenciler için verilen yardımlardan yapılması, siyasi iktidarın eğitime verdiği önemin göstergesi olmuştur” diyen Ay, dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde, ekonomik krizden çıkmak için eğitim bütçesinden kısıtlama yapılmadığını söylerken, “Sarayın giderlerinden, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden, lüks araçlardan tasarrufa gitmeyen, Ahlat’a yeni bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yaptırma hayalinde olan siyasi iktidar, MEB’in bütçesine el uzatarak, devlet okullarını yine kendi sorunları ile baş başa bırakmıştır” şeklinde konuştu.
Okulu olmayan
köyler bulunuyor
Öğrenci sayısının artmasıyla birlikte okul, derslik ve öğretmen açığının hızla büyüdüğünü, Türkiye’de halen öğretmeni olmayan okulların, okulu olmayan köylerin bulunduğunu sözlerine eklerken, “Türkiye’deki okulların yarısından fazlasında ikili eğitim yapılmakta, birleştirilmiş sınıflarda eğitim ve taşımalı eğitim uygulamasına devam edilmektedir. Okullardaki altyapı ve donanım eksiklikleri, nitelikli bir eğitim politikasının yürütülmesinin önünde büyük bir engeldir. Okul yetersizliği ve derslik açığının yanında, acil çözüm bekleyen en önemli sorun, öğretmen açıklarıdır” diye açıklamalarda bulundu. Esra Aydın-Hüseyin Karataş