Grand Kartalkaya otelinin yanması gibi acı olayların, toplumsal hafızamızda silinmez izler bıraktığını söyleyen Uzman Psikolog İlknur Bay, bu ve benzeri trajedilerin, toplumun ruh sağlığını derinden etkilediğini ve ikincil travmalara yol açabildiğini belirtti.
Duyarlı, bilinçli ve çözüm odaklı adımlar atmalıyız
Her ne kadar acı haberler toplumsal duyarlılığın bir göstergesi olsa da bu acıyı sürekli yaşamak yerine, dayanışma, bilinçli medya kullanımı ve kapsamlı psikososyal destekle aşabileceğini ifade eden Bay, ‘’Toplum olarak hem bireysel hem de kolektif travmaların etkisini azaltmak için duyarlı, bilinçli ve çözüm odaklı adımlar atmamız gerektiğini düşünüyorum’’ ifadelerine yer verdi.
Acı olayların ikincil travmaya neden olduğunu söylemek mümkün
Bay, ‘’Son dönemde yaşanan acı olaylar, Bolu’da Grand Kartalkaya otelinin yanarak oradaki insanların hayatını kaybetmesi, bitmek bilmeyen kadın cinayetleri ve Ece Gürel’in mobbing yüzünden trajik şekilde yaşamını yitirmesi hepimizi derinden yaraladı. Bu tür olaylar, yalnızca mağdurların ve ailelerinin acısını artırmakla kalmıyor, biz toplumun genel ruh sağlığında da izler bırakıyor. Kendi gözlemlerimden hareketle, bu acı olayların ‘İkincil travmaya’ neden olduğunu söylemek mümkün’’ dedi.
Grand Kartalkaya otelinin yanmasının, insanların daha önce güven ve emniyetle bağdaştırdıkları mekanların, bir anda yıkımın ve ölümün simgesi haline gelmesine neden olduğunu kaydeden Bay, bu durumun sadece yangında kaybedilen canlar için değil, olayın yankılarını duyuran bizler için de yıkıcı bir etki yarattığına dikkat çekti.
Bay, ‘’Kadın cinayetleri, toplum olarak vicdanımızı sızlatırken; Ece Gürel’in iş yerinde yaşadığı mobbing sonucu hayatını kaybetmesi, iş ve sosyal hayatın ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Bu olaylar, sürekli tekrarlanan haber akışı ve sosyal medyada yayılan dramatik görüntüler sayesinde, izleyiciler ve okuyucular üzerinde derin bir psikolojik etki yaratıyor’’ şeklinde konuştu.
Toplumun genel güven duygusunu sarsarak, sürekli bir belirsizlik ve kaygı ortamı yaratıyor
İkincil travmanın, başkalarının yaşadığı acıların bizlere yansıması olduğunu aktaran Uzman Psikolog Bay, ‘’Medya aracılığıyla sürekli tekrarlanan trajik haberler ve görseller, özellikle gençler, ebeveynler ve travmaya yatkın bireyler üzerinde anksiyete, uykusuzluk ve depresif ruh halleri oluşturabiliyor. Grand Kartalkaya otelinde yaşanan trajedi gibi olayların detayları, toplumsal hafızada silinmez izler bırakırken; bu durum, toplumun genel güven duygusunu sarsarak, adeta sürekli bir belirsizlik ve kaygı ortamı yaratıyor’’ tespitini yaptı.
Bay, ‘’Grand Kartalkaya otelinde yaşanan trajediden, kadın cinayetlerine ve mobbing gibi iş hayatındaki baskılara kadar her alanda yaşanan travmaların, bireylerde derin psikolojik yaralar oluşturduğunu göz önüne alarak, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları kapsamlı psikolojik destek programları başlatmalı. Telefonla danışma hatları, ücretsiz psikolojik danışmanlık seansları ve kriz müdahale ekipleri, bu sürecin hafifletilmesinde önemli rol oynayabilir’’ değerlendirmesinde bulundu.
Sorunlarla mücadelede daha etkin politikalar geliştirilmeli
Toplumun her kesiminde, özellikle genç nesiller arasında, ikincil travmanın ne olduğu konusunda farkındalık oluşturulması önerisinde bulunan Bay, ‘’Eğitim kurumları ve sosyal platformlar aracılığıyla, duygusal dayanıklılığı artırıcı eğitim programları düzenlenmeli, böylece bireyler olumsuz haberlerden doğrudan etkilenmek yerine, bu durumla başa çıkmayı öğrenmeli. Bu tür travmaların temelinde yatan toplumsal sorunlara çözüm bulmak adına, devlet ve yerel yönetimler, sosyal adaletsizlik, cinsiyet temelli şiddet ve iş yerinde mobbing gibi sorunlarla mücadelede daha etkin politikalar geliştirmeli. Adil yargılama süreçleri, destekleyici sosyal hizmetler ve önleyici eğitim programları, olayların tekrarını engellemek adına atılabilecek önemli adımlar arasında yer alıyor’’ açıklamasını yaptı.