‘’Ekonomi iflas etti. Dip yapmıyoruz, artık gömülüyoruz. Bütçe iki ayda 450 milyar açık verdi”
‘Son günlerde yaşanan siyasi çekişmelerin bedelini faturasını yine her zamanki gibi ülke olarak bizler ödüyoruz’ diyerek sözlerine başlayan Siyaset Bilimi Uzmanı Abdullah Yeniekinci, ‘’İç piyasada yaşanan belirsizlik sanayicinin belini kırdı, esnafı perişan etti, işçiyi, emekliyi açlığın pençesine teslim etti. Ülke olarak yokluğun, yoksulluğun sefaletin tarihi seyrini yaşıyoruz. Siyasilerin koltuk hırsı, siyasi ihtirasları yüzünden ülke olarak ekonomik darboğazda savruluyoruz’’ açıklamasını yaptı.
Dip yapmıyoruz artık gömülüyoruz
Siyasi ihtiraslara ülkenin geleceğinin kurban edildiğini sözlerine ekleyen Yenekinci, ‘’Ekonomi iflas etti. Dip yapmıyoruz artık gömülüyoruz. Bütçe iki ayda 450 milyar açık verdi. Türkiye'nin merkezi yönetim bütçe gelirleri şubatta 723 milyar 425 milyon lira, giderleri 1 trilyon 33 milyar 517 milyon lira oldu. Son bir haftada ülke yüzde 20 fakirleşti dolar ve Euro 40’ları geçti merkez bankasının müdahalesi ile yükseliş geçici olarak frenlendi’’ dedi.
Siyasi kutuplaşma her geçen gün derinleşerek devam edecek
Süreç devam ettiği sürece siyasi kutuplaşmanın her geçen gün daha da derinleşerek devam edeceğine dikkat çeken Yeniekinci, ‘’Yerelde baktığımızda Gaziantep sanayici zor günler geçiriyor. ‘Burnundan solumak’ diye bir tabir vardır halk arasında. Sanayi adeta burnundan solur vaziyette zor günler geçiriyor. Ülkenin panoraması da bundan farklı durumda değil. Sonuç her ne olursa olsun cezasın yine gariban kesin ödeyecek’’ ifadelerini kullandı.
Kötü imajın derhal son bulması lazım
Yeniekinci, ‘’Güven istikrarının olmadığı bir ülkeye doğal olarak yabancı sermaye de gelmiyor bırakın gelmeyi hazır ki sermayesini çekip ülkeyi terk ediyor. Bu güvensiz tablonun bir an önce son bulması lazım. Siyasetçi, yazar, gazeteci ve sanatçı kısaca iktidar aleyhinde düşüncesini belirten kim olursa olsun soluğu adliye de alıyor. İktidarın elinde hukuk adeta Musa’nın asası gibi bekliyor çıtını çıkarana gıkını çıkarana anında müdahale. Hal böyle olunca ülkenin ekonomik istikrar noktası da güvenden uzak bir seyir alıyor. Yabancı yatırımcı ülkene yatırım yapmaya sıcak bakmıyor. Bu kötü imajın derhal son bulması lazım’’ çağrısında bulundu.
Piyasalardaki altüst oluşun, Türkiye’nin ekonomik risk algısını doğrudan etkilediğini hatırlatan Yeniekinci, ‘’Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS)-bir ülkenin borcunu geri ödeyememe riskine karşı yatırımcıların ödemek zorunda olduğu sigorta maliyeti 279 baz puana yükselerek son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Siyasi gerilimin artması, belirsizlikler ve güven ortamındaki zayıflama ile birlikte CDS priminde yeniden yükseliş yaşandı’’ şeklinde konuştu.