ANASAYFA arrow right 20 Yıl Önce

İş dünyasının en öncelikli gündemi Avrupa Birliği’dir

İş dünyasının en öncelikli gündemi Avrupa Birliği’dir
YAYINLAMA: 11 Şubat 2026 / 15.58
GÜNCELLEME: 11 Şubat 2026 / 15.58

Türkiye'nin en cesur ve en etkili sivil toplum örgütü TÜSİAD’dan Gaziantep çıkarması...

Türk Sanayicileri ve işadamları Derneği Başkanı Ömer Sabancı, Türkiye'nin kalkınma hamlelerinde gençleri daha fazla girişimcilik ve yenilikçiliğe teşvik etmesi gerektiğini söyledi. Sabancı, TÜSİAD Yönetim Kurulu üyeleri Ömer Aras ve Bülent Akgerman ile Organize Sanayi Bölgesi'nde inceleme yaptıktan sonra çeşitli ziyaretlerde bulundu.

Göç, terör, işsizlik ve eğitimsizlik sorunlarını çözmek için gerekli adımlar atılmalı

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, 'Türkiye, AB yolunda girdiği bu kritik süreçte zaman kaybetmeden gerekli yapısal değişimleri gerçekleştirmeli ve artık uzun yıllardır sırtında taşıdığı bölgesel gelişmişlik farklılıklarından kaynaklanan göç, terör, işsizlik ve eğitimsizlik gibi sorunlarını çözmek için gerekli adımlar atmalıdır" dedi. Sabancı, gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün iş dünya sının en öncelikli gündem maddesinin Avrupa Birliği (AB) müzakere süreci olduğunu, 35 başlık altında sürdürülecek olan müktesebat uyumunun Türkiye'deki iş ve yatırım ortamının AB ülkeleri ile büyük ölçüde paralel hale gelmesinin yolunu açacağını söyledi. Ülke içinde sağlanan siyasi ve ekonomik istikrarın rolünü vurgulayan Sabancı, 2002 yılı başından 2005 yılı sonuna kadar geçen dönemde yüzde 35, yıllık ortalama ise yüzde 7,5 büyüyen Türkiye ekonomisinde kişi başına milli gelirin nominal olarak 2 bin 239 dolardan 5 bin 74 dolara çıktığına işaret etti.

Hala bazı makro, mikro ve bölgesel ve sektörel sorunlarımız var

Sabancı, şunları söyledi: "Bu büyük başarının ardındaki en önemli etmen fiyat istikran yolunda atılan kararlı adımlar olmuştur. Bu nedenle yüksek ve sürdürülebilir büyüme oranlarının önümüzdeki dönemde de devam edebilmesi, fiyat istikrarını sağlayabilecek para ve maliye politikalarının devamına bağlıdır. İstikrar içinde sağladığımız yüksek büyümeye rağmen hala bazı makro, mikro ve bölgesel ve sektörel sorunlarımız olduğu da aşikardır. Bu sorunların çözümünü bütüncül bir yaklaşımda aramamız gerektiğini, uygulamakta olduğumuz ekonomik programı, eksik kalan yapısal reformları tamamlayarak ve mikro bazlı reformları da sırayla devreye sokarak sürdürmemiz gerektiğini vurgulamak istiyorum."

Bölgesel gelişme politikaları oluşturulmalı

Bölgesel farklılıkların azaltılmasının öncelikle Türkiye'nin bu alandaki yaklaşımını topyekun değiştirmesiyle mümkün ola cağını, günümüzde bölgesel kalkınmanın sadece geri kalmış bölgeler için bir teşvik sistemi olarak görüldüğü dönemin sona erdiğini kaydeden Sabancı, bölgesel politikanın öncelikli olarak yerel düzeyde yaşanan sorunların saptanıp ortadan kaldırılması ve bölgenin cazibesinin topyekun yükseltilmesi üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Sabancı, yerel temsilin ön plana çıkarıldığı bir yapının gerekli, Bölgesel Kalkınma Ajanslarının bu açıdan çok yerinde bir girişim olduğunu vurgulayarak, "Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin bugün, coğrafi avantajlarını kullanarak ülkemizin ekonomik gelişmesine ivme kazandırma konusunda yakalanmış olan fırsat kaçırılmamalıdır" dedi. Bu çerçevede öncelikle ülke çapında yatırım ortamı iyileştirilmesi çalışmalarına hız verilmesi, tercihlerin bu bölge doğrultusunda kullanılmasını sağlayacak bölgesel gelişme politikaları oluşturulması, kalkınma ajanslarının en kısa sürede devreye sokulması gerektiğinin al tını çizen Sabancı, şunları söyledi: "Uzun süredir olumsuz koşullar nedeniyle ekonomik faaliyetten uzak kalan bölge girişimcisinin yeniden cesaretlendirilmesine ve güçlü biçimde teşvik edilmesine özellikle de KOBİ'lere dönük özel politikalara ihtiyaç duyulmaktadır."

Demokrasiden hiçbir surette taviz verilmemeli

Sabancı, konunun ekonomik boyutu kadar sosyal boyutunun da önemli olduğunu gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Demokrasiden hiçbir surette taviz verilmemesi, başlatılmış olan reformların yaygınlaştırılması ve yerleştirilmesi. AB sürecinin hızlandırılması, kadınlara ve çocuklara yönelik sivil toplum projelerinin desteklenmesi konunun sosyal boyutu açısından büyük önem taşımaktadır. Gerek makroekonomik istikrar da gerek yatırım ortamında şimdiye kadar sağlanmış başarıların, atılmış cesur ve önemli adımların daha da güçlendirilerek devam ettirilmesini diliyor ve Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli açığa çıkarmak için doğru ve başarılı işler yapılmaya devam edeceğine inanıyorum."

Yeni bir hamleye ihtiyacımız var

Sabancı, Doğu ve Güneydoğu illeri için farklı bir kalkınma politikasına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Yeni bir ham leye ihtiyacımız var" dedi. TÜSİAD'ın özellikle AB sürecinde geçen 10-15 yıl içinde çok etkili faaliyet gösterdiğini ifade ederek, çok yoğun temaslarının sürdüğünü söyledi. Türkiye'nin bir gün güçlü bir Avrupa'nın üyesi olmasını arzu ettiklerini vurgulayan Sabancı, şöyle konuştu: "Bu arzumuzun içinde özellikle Türkiye'de refah seviyesinin artması, işsizlik oranlarının aşağı çekilmesi, yerli ve yabancı sermayece daha fazla yatırım yapılması, Türkiye ekonomisinin özellikle global ölçekte rekabet gücünü artırarak AR-GE ve markalaşmaya daha fazla önem vererek dünya ekonomisi içerisinde önemli gücü sahip olmasını diliyoruz."

İşsizliği azaltmak gerektiğine de dikkat çeken Sabancı, Türkiye'nin, artık yakalamış olduğu siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde sürdürülebilir yüksek büyümeyi devam ettirdiği sürece yeni bir sanayileşme stratejisine ihtiyacı olduğunu söyledi. Sabancı, sektörel ve bölgesel ayrıma gidilerek teşvik verilmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti: "Ülke olarak zaten kaynaklarımız kıt. Kaynaklarımızı yönlendirirken daha verimli kullanabilmek için bölgesel ve sektörel stratejiye ihtiyacımız var. Bunun bir parçası da özellikle Doğu ve Güneydoğu illerimiz için farklı bir kalkınma politikasına ihtiyacımız var. Bunun adına teşvik diyebilirsiniz, başka bir şey diyebilirsiniz ama yeni bir hamleye ihtiyacımızı var. Farklı bir gözlük lazım. Bu bölgelerimizdeki devam eden bazı sorunları azaltmanın bir numaralı yolu işsizliği azaltmak. İşsizliği azaltmak için de bu bölgelere daha faz la yerli ve yabancı sermayeyi çekebilecek, ister altyapı yatırımları ister başka türlü teşvikler olsun farklı politikalara ihtiyaç var."

Cari açık konusunda hafif bir tedirginliğimiz var

TÜSİAD Başkanı Sabancı, cari açığa ilişkin soru üzerine, yılın ilk iki ayında cari açığın 5.9 milyar dolar gibi yüksek seviyede çıktığını, ama bunda yüksek petrol fiyatlarını, ara malı ve yatırım malı ithalatını, kış şartlarının ağır geçtiğini unutmamak gerektiğini bildirdi. Sabancı, şöyle dedi: "Şu anda cari açık konusunda TÜSİAD olarak hafif bir tedirginliğimiz olduğunu söyleyebilirim. Ama cari açığın finansmanı şu anda kaliteli bir şekilde yönetilmektedir. Bu konuyu izleyen ilgili bürokratlar gerekli önlemleri zaten almaktadır. Şu anda cari açık konusunda Türkiye'de panik yaratacak bir durum yoktur, çok fazla gündemimizi işgal etmesi gereken bir konu da değildir. Bizim gündemimizi daha çok; işsizliği azaltmak, yatırımı çoğaltmak, yabancı sermayeyi Türki ye'ye daha çok çekmek ve AB sürecin de bir tıkanmaya aksamaya yol açmadan başarılı şekilde devam etmek oluşturmalı."

"Daha fazla istihdam yaratmalıyız"

TÜSİAD'ın Türkiye'nin demokrasinin zenginleşmesi, katılımcılığın artırılması önerilerine de destek verdiklerini belirten Aslan, TÜSİAD'ın Türkiye'de daha da tabana yaygın örgütlenmesi gerektiğini söyledi. TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, ekonomide gelinen mesafe ile yetinmemek gerektiğini belirterek, "Daha fazla istihdam yaratmalıyız, refah seviyemizi geliştirerek Türkiye sathına yaymalıyız" dedi.

Türkiye'nin AB sürecindeki çalışmalarına yoğun olarak katkı sağlamayı sürdüreceğiz

Ömer Sabancı, GSO'yu ziyaretinde, TÜSİAD olarak özellikle sanayici işadamları dernekleri, federasyonlar ve konfederasyonlar kanalıyla Türkiye geneline yayılmaya başladıklarını, sık sık Anadolu illerini ziyaret ederek ekonominin gidişatı hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. Sabancı, "TÜSİAD'ın ülke sathına yayılmasını, daha fazla faaliyetlerimizi ön plana çıkarmayı ve girişimciliği artırmayı amaçlıyoruz" dedi. Gaziantep'in sanayide ve ekonomide çok önemli mesafe kat ettiğini, ama bununla yetinmemek gerektiğini belirten Sabancı, şöyle konuştu: "Daha fazla istihdam yaratmalıyız, refah seviyemizi geliştirerek Türkiye sathına yaymalıyız. TÜSİAD olarak önceliklerimiz bunlar. Yüzünü batıya dönmüş olan Türkiye'nin AB sürecin deki çalışmalarına bundan sonra da yoğun olarak katkı sağlamayı düşünüyoruz. Ümit ediyoruz ki, Türkiye bir gün AB üyesi olacak."

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *