Marka şehir deyince sadece sanayide marka olmanın akla gelmemesi gerektiğini, bir şehrin marka olabilmesi için eğitim, sağlık, sanat, kültür, spor ve sosyal alanlarda da marka olması gerektiğini hatırlatan Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ali Peri, "Markalaşma konusunda her kurum ve kişi kendi üzerine düşeni yapmalı, bu işin bir yerinden tutmalıdır. Bir kentin marka olabilmesi için bir alanda başarılı olması yetmez. Marka şehir projesi bir şekilde devam ediyor. Sadece sanayide marka olmak asla yeterli değil. Sağlık, eğitim kültür, sanat, spor ve sosyal alanlarda da marka olmak önemli" dedi.
Her kurum ve kuruluş üzerine düşeni yapmalı
Ancak Oda olarak kendilerini ilgilendiren yönün sanayi boyutu olduğu için, marka, kalite ve teknoloji üzerine çalışmalar yaptıklarını ve bilgilendirici etkinlikler düzenlediklerini söyleyen Peri, 2005 yılında "Marka Yönetimi Sempozyumu" ile attıkları adımı sıklaştırarak 2007’de sempozyumları artıracaklarını söyledi.
Marka kültürünün yerleşmesi gerekli
Marka kültürünün yerleşmesinin hem üretici hem de tüketici için önemli olduğunu, ancak marka olmak için üreticinin öncelikle yeni teknolojiyi kullanması gerektiğini hatırlatan Peri, "Marka olmak için yeni teknolojiyi kullanmak gerekir. Yeni teknoloji kaliteli ürün dolayısıyla da markayı getirecektir. 2005 yılında gerçekleştirdiğimiz Marka Yönetimi Sempozyumu' gerek Gaziantep ve gerekse ülkemizdeki marka kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için önemli bir rol oynamıştır. Bu kültürün kalite ve teknoloji ile yoğrulması amacı ile 11-12 Mayıs 2007 tarihlerinde ilim izde, Marka, kalite ve teknoloji sempozyumu' düzenlemeyi hedefliyoruz" diye konuştu.
Yeni ürün için yeni teknoloji kaçınılmaz
Yeni teknoloji ve üretim modellerini yakalayamayan firmaların dış dünya ile rekabet etmesinin mümkün olmaya cağına dikkati çeken Peri, "Günümüzde işletmelerin, düşük maliyet ve ucuz işçilik gibi geleneksel stratejiler kullanarak rakipleri ile rekabet etme şansı kalmamıştır. Bu durum marka, kalite ve teknoloji odaklı rekabet stratejilerinin geliştirilerek kullanılmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Ekonomik kalkınma için tasarım yeteneklerinin artırılması, yeni ürün ve teknolojiler geliştirilmesi işlet meler açısından adeta bir zorunluluk haline gelmiştir. Artık yeni teknoloji kullanmadan kalite ürün üretilemeyeceği ve markanın yaratılamayacağı işletmeciler tarafından bilinmektedir" şeklinde açıklama yaptı.
Kalite bilincinin artırılması markalaşmayı kolaylaştırır
Marka ve kalite kavramlarının bir birinden ayrılmaz kavramlar olduğunu, kaliteli ürünün markayı kendiliğinden doğuracağına işaret eden Peri, "Markalaşma kalite kavramı ile özdeşleştirilebilecek ya da yeni teknolojiler kullanarak kalite ile birlikte irdelenmesi gereken bir konudur. Kuşkusuz, yeni teknolojiler kullanılarak kalite bilincinin artırılması, markalaşma süreçlerinin bir bütün olarak tasarlanması ve bu süreçlerin etkili bir şekilde işletilmesi gerektiği açığı ortadadır. Toplumun her kesimi gibi, endüstriyel kuruluşlarımızı da yakından ilgilendiren ve giderek stratejik hale gelen bu konularda ülkemizde yeterli altyapı bulunmadığı, birbirleri ile yakından ilgisi olmasına rağmen üç konunun bir arada ele alınmadığı, tüm tarafların katıldığı platformlarda tartışılmadığı ve kamuoyu ile yeterli düzeyde paylaşılamadığı gözlemlenmektedir. Marka Kalite ve Teknolojileri Yönetimi Sempozyumu, bu konudaki boşluğu doldurmak adına bir başlangıç olmak hedefi ile düzenlenmiştir" dedi.
