Gaziantep’te kimsenin dernekçilik yapamadığını belirten Umudum Ol Engelliler Dernek Başkanı Zeki Kürkçü, son bir yılda hiçbir derneğin engelliler için somut bir proje yapmadığını söyleyerek eleştirdi. Kürkçü, her şeyin engelliler üzerinden para kazanıp ve rant sağlamak olduğunu, engelliye en büyük engelin yine engelliler tarafından yapıldığını vurguladı.
Engelliye en büyük
zararı yine engelli veriyor
Gaziantep’in dünyaya örnek olacak bir şehir olduğunu kaydeden Kürkçü, duyarlı iş adamlarının bir ayda şehrimizi dünyaya örnek gösterebileceklerini söyledi. “Fakat herkes bir engelli adayıyız, Cumhurbaşkanımız “balık tutmayı öğretin demiş” ancak engellilerin istihdam edilecek bir alanları yok. Kurslar açılıyor, ama hangisinin içeriği sağlam. Bir kişi kurs görüp, sertifikasını alıp, işe yerleşeceği güne kadar takip edebilecek, kimse yok mu? Her şey engellinin üzerinden para kazanmak, rant sağlamak. Ayrıca engelliye en büyük zararı yine engelli veriyor” şeklinde konuştu.
Gelecek nesiller için bir
güzel bir coğrafya bırakalım
Gaziantep’teki engellilerin kendi kendini kullandırmada yarıştığını savunan Kürkçü, “Bir derneğe kayıtlı bir engelliye başka derneğe gidersen, erzak, sandalye ve diğer yardımlarını keserim diyorlar. Benim engellim başka bir dernekteki arkadaşını ziyarete gidemez mi? Bu olay siyasi partilerde bile yok. Derneklerde bunun kavgaları yapılıyor. Bazı yerlerde “Üye olmayan bu derneğe giremez” etiketi var. Benim belediye ve derneklerle bir sorunum yok, sadece birlikte çalışıp bir şeyler yapalım ki şehrimizi engelsiz bir şehir yapalım. Gelecek nesiller için bir güzel bir coğrafya, planlı bir şehir hazırlamamız gerekiyor” ifadesini kullandı.
Hak edene hakkını vermek
lazım ki güzel şeyler olsun
Engellilerin dolmuşlarla ilgili sıkıntısının devam ettiğine dikkat çeken Umudum Ol Engelliler Dernek Başkanı Zeki Kürkçü, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Engelliler için şoförlere eğitim verecek hiçbir kurum yok. “Sen benim engellime, yaşlıma böyle davranamazsın” diyecek kimse yok. Geçen sene şoförler üzerinde çalışma yaptık ve engelliye duyarlı 21 şoför tespit ettik. Bu şoförlere onur plaketi hazırladık, daire başkanlığına giderek ödülü beraber verelim dedik, ancak üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yok. Hak edene hakkını vermek lazım ki güzel şeyler olsun.” Hüseyin Karataş
Engelliye en büyük
zararı yine engelli veriyor
Gaziantep’in dünyaya örnek olacak bir şehir olduğunu kaydeden Kürkçü, duyarlı iş adamlarının bir ayda şehrimizi dünyaya örnek gösterebileceklerini söyledi. “Fakat herkes bir engelli adayıyız, Cumhurbaşkanımız “balık tutmayı öğretin demiş” ancak engellilerin istihdam edilecek bir alanları yok. Kurslar açılıyor, ama hangisinin içeriği sağlam. Bir kişi kurs görüp, sertifikasını alıp, işe yerleşeceği güne kadar takip edebilecek, kimse yok mu? Her şey engellinin üzerinden para kazanmak, rant sağlamak. Ayrıca engelliye en büyük zararı yine engelli veriyor” şeklinde konuştu.
Gelecek nesiller için bir
güzel bir coğrafya bırakalım
Gaziantep’teki engellilerin kendi kendini kullandırmada yarıştığını savunan Kürkçü, “Bir derneğe kayıtlı bir engelliye başka derneğe gidersen, erzak, sandalye ve diğer yardımlarını keserim diyorlar. Benim engellim başka bir dernekteki arkadaşını ziyarete gidemez mi? Bu olay siyasi partilerde bile yok. Derneklerde bunun kavgaları yapılıyor. Bazı yerlerde “Üye olmayan bu derneğe giremez” etiketi var. Benim belediye ve derneklerle bir sorunum yok, sadece birlikte çalışıp bir şeyler yapalım ki şehrimizi engelsiz bir şehir yapalım. Gelecek nesiller için bir güzel bir coğrafya, planlı bir şehir hazırlamamız gerekiyor” ifadesini kullandı.
Hak edene hakkını vermek
lazım ki güzel şeyler olsun
Engellilerin dolmuşlarla ilgili sıkıntısının devam ettiğine dikkat çeken Umudum Ol Engelliler Dernek Başkanı Zeki Kürkçü, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Engelliler için şoförlere eğitim verecek hiçbir kurum yok. “Sen benim engellime, yaşlıma böyle davranamazsın” diyecek kimse yok. Geçen sene şoförler üzerinde çalışma yaptık ve engelliye duyarlı 21 şoför tespit ettik. Bu şoförlere onur plaketi hazırladık, daire başkanlığına giderek ödülü beraber verelim dedik, ancak üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yok. Hak edene hakkını vermek lazım ki güzel şeyler olsun.” Hüseyin Karataş
