Gaziantep Üniversitesi'nin ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü işbirliğinde Uluslararası Hitit Sempozyumu düzenlendi. Dün başlayan sempozyum yarın sona erecek
Gaziantep ve çevresinin tarihsel sürecin anlaşılmasında son derece bir konumda bulunduğunu kaydeden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıklarını Koruma Daire Başkanı Gamze Maraş, ‘’Karkamış, Zincirli Höyük Geç Hitit dünyasının siyasi ve kültürel yapısına ışık tutuyor. Tilmen Höyük, Oylum Höyük bölgenin uzun ve köklü yerleşim tarihini ortaya koyuyor. Dülük, farklı tarihsel dönemlere uzanan inanç mirasını ortaya çıkarıyor’’ dedi.
Sakçagözü ve Taşlıgeçit arkeolojik
zenginliği tanımlayan önemli alanlar
Yesemeğin taş işçiliği ve heykel üremiyle göz önünde olduğunu belirten Maraş, ‘’Sakçagözü ve Taşlıgeçit, bu bölgelerin arkeolojik zenginliğini tanımlayan önemli alanlar arasında yer alıyor. Farklı uygarlıkların izlerini taşıyan kültürel mirasların Rumkale ve Zeugma’da da tarihsel çeşitliliği önemli örnekleri oluşturuyor. Tüm bu alanlar Gaziantep’in yalnızca zengin bir arkeolojik mirasa sahip olduğunu değil, aynı zamanda Anadolu, Kuzey Suriye, Mezopotamya arasında tarihsel ve kültürel etkileşimleri anlamak bakımından da önemli bir merkez haline geliyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Maraş, ‘’Amacımız, geçmişten devraldığımız kültürel mirası yalnızca korumak değil, bilimsel araştırmalarla zenginleştirmek, toplumsal katılımla güçlendirmek, özgünlüğünü ve kendine özgü değerlerini muhafaza ederek gelecek kuşaklara aktarmak’’ ifadelerini kullandı.
Suriye’de devam eden istikrarsızlık
sistematik araştırmaları sekteye uğrattı
Bu ölçekteki bir akademik organizasyonun eksiksiz şekilde hayata geçirilmesinin güçlü bir kurumsal sinerjinin ürünü olduğunu anlatan Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin, ‘’Komşumuz Suriye’de devam eden istikrarsızlık küresel kültür mirası için hayati öneme sahip olan savaş sistematik araştırmaları ne yazık ki sekteye uğrattı. En büyük temennimiz bu topraklarda barış ve akademik güvenliğin hızla kalıcı hale gelmesi, yarım kalan bilimsel projelerin yeniden uluslararası bilim dünyasına kazandırılması’’ şeklinde konuştu.
Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Murat Külünk, ‘’Bugün üniversitemizde insanlık tarihinin en köklü ve büyüleyici medeniyetlerinden biri olan Hititlerin özellikle Güneydoğu Torosların güneyinde bıraktığı derin izleri konuşmak üzere bir aradayız. Yeniden Hitit mottosuyla yola çıkılan bu sempozyum sadece geçmişe ışık tutmakla kalmıyor aynı zamanda milattan önce 2 bin yılıyla 1000 yıl arasında uzanan muazzam kültür sürekliliği ve çok kültürlü yapıyı da yeniden canlandırıyor’’ dedi. Haber Merkezi
