ANASAYFA arrow right Güncel

Sistematik ve çok boyutlu bir baskı iklimi ile karşı karşıyayız

Sistematik ve çok boyutlu bir  baskı iklimi ile karşı karşıyayız
YAYINLAMA: 08 Mart 2026 / 16.45
GÜNCELLEME: 08 Mart 2026 / 16.45

İnsan Hakları Derneği Antep Şubesi, LGBT+ hak öznelerini hedef alan yeni bir yasal düzenleme hazırlığı yapılırken, sürecin derin bir kaygıyla takip edildiği vurgulandı

Sistematik ve çok boyutlu bir baskı iklimi ile karşı karşıya olunduğunun altını çizen Şube Başkanı Av. Bahri Oğuz, ‘’Söz konusu yasa tasarısı hazırlıkları, Türkiye’de LGBTİ+’lara yönelik on yılı aşkın süredir devam eden ve giderek çok boyutlu hale gelen sistematik hak ihlallerinin bir uzantısı. LGBTİ+’ların temel hakları korunmamakta, üst düzey kamu görevlilerinin ayrımcı ve kışkırtıcı söylemleri cezasızlık zırhıyla sürmekte, barışçıl onur yürüyüşlerine ve homofobi karşıtı etkinliklere yönelik sistematik polis müdahaleleri ve keyfi gözaltılar devam ediyor’’ dedi.

Derin bir kaygıyla takip ediyoruz

10. ve 11. Yargı Paketlerine eklenmek istenen, LGBTİ+ hak öznelerini doğrudan hedef alan ve ayrımcılığı derinleştiren düzenlemeler, sivil toplumun ve hak savunucularının kolektif dayanışması sonucunda geri çekildiğini ancak bugün, benzer ve çok daha ağır ihlaller barındıran yeni bir yasal düzenlemenin hazırlığı içerisinde olunduğunu derin bir kaygıyla takip ettiklerini beyan eden Oğuz, son olarak Adalet Bakanı’nın beyanlarına göre, LGBTİ+ karşıtı bir yasa tasarısı hazırlığının devam ettiğini vurguladı.

Bu girişimler, evrensel insan  hakları ilkelerine açıkça aykırı

Oğuz, ‘’LGBTİ+’lara ve hak savunucularına yönelik hapis cezaları öngören, uygulamada halihazırda sayısız yapısal engelle zorlaştırılan cinsiyet uyum süreçlerini tamamen kriminalize etmeyi hedefleyen bu girişimler, evrensel insan hakları ilkelerine açıkça aykırı. Temel hak ve özgürlükleri yok sayan, LGBTİ+’ları ve hak savunuculuğunu suç ilan eden hiçbir yasa teklifi Meclis gündemine taşınmamalı ve kabul edilmemeli’’ şeklinde konuştu.

LGBTİ+ kişilerin savunmasız  bırakılması kabul edilemez

Son dönemlerde LGBTİ+ haklarını savunan derneklere yönelik yargısal baskı, dernek kapatma kararı gibi yöntemlerle LGBTİ+ kişilerin savunmasız bırakılmasının kabul edilemez olduğunu kaydeden Başkan Oğuz, sosyal medya üzerinden yürütülen nefret kampanyalarına dayanılarak gerçekleştirilen haksız tutuklamaların ve ifade özgürlüğünün “müstehcenlik” iddialarıyla kısıtlanmasının, sivil alanı yok etmeyi amaçladığına dikkat çekti.

Ağır insan hakları ihlallerine  ve sağlık krizlerine yol açıyor

Transların hormon ve sağlık bakım hizmetlerine erişiminin, kasıtlı düzenleyicinin değişikliklerle engellendiğini belirten Oğuz, ‘’Hormona erişimde e-reçete dayatması gibi bürokratik engeller; coğrafi bariyerler, yoksulluk ve ayrımcılıkla birleştiğinde ağır insan hakları ihlallerine ve sağlık krizlerine yol açıyor. Cinsiyet uyum süreçlerinin fiilen engellenmesi ve yasal yollarla kriminalize edilmeye çalışılması, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının açıkça ihlali’’ değerlendirmesini yaptı. Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *