Uyuşturucu tacirleri dikkat çekmemek ve iz bırakmamak için “temassız teslimat” yöntemine yönelirken, kamusal alanların kullanılması güvenlik riskini artırıyor.
Türkiye’de toplum ve birey sağlığını en ciddi düzeyde tehdit eden unsurlardan olan uyuşturucuya yönelik polis ve jandarma ekiplerinin operasyonları sürerken diğer yandan uyuşturucu tacirleri de durmak bilmiyor.
Toplumsal hayatın her alanında söz konusu tehditler kendisini hissettirirken, tacirler dikkat çekmemek ve iz bırakmamak amacıyla fiziksel teması ortadan kaldıran yeni yöntemlere yöneliyor.
Bu kapsamda, tarafların karşı karşıya gelmediği “temassız teslimat” modeli öne çıkıyor. Özellikle akaryakıt istasyonlarının tuvaletleri gibi gün içinde yoğun kullanılan kamusal alanların tercih edildiği, yasaklı maddelerin önceden bırakıldığı noktalardan, ödeme sonrasında alıcılara verilen adres bilgileriyle temin edildiği öne sürülüyor. Böylece hem uyuşturucu taciri ile alıcı arasındaki doğrudan temas kesiliyor hem de iz sürmenin zorlaştırıldığı değerlendiriliyor.
Söz konusu yöntemlerin yaygınlaşması, kamuya açık alanların bu tür faaliyetlerde kullanılması nedeniyle güvenlik riskini artırırken denetim mekanizmalarının etkinliği de yeniden tartışmaya açılıyor.
Emekli narkotik polisi İsa Altun, uyuşturucu ticaretinde kullanılan yöntemlerin giderek çeşitlendiğini belirtti. Altun, “Uyuşturucu madde temin etme suçuna verilen cezaların yüksekliği nedeniyle uyuşturucu satıcıları şeytanın bile aklına gelmeyen yöntemlerle kullanıcılara madde temin ediyorlar” dedi.
Altun, tacirlerin dikkat çekmemek için farklı alanları kullandığını vurgulayarak “Eğlence kulüplerinde masaların altına bantla gizlemekten metruk binalara, AVM’lere ya da petrol istasyonlarının tuvaletlerindeki bölmelere kadar çok farklı yerler kullanılıyor” ifadelerini kullandı. Uyuşturucunun günlük yaşamın sıradan alanlarına gizlendiğine dikkat çeken Altun, “Ebeveynlerin en son bakacağı yerler tercih ediliyor. Su geçirmez poşetlerle saklama, ev içindeki objelerin içine gizleme gibi yöntemler kullanılıyor” diye konuştu.
Kurye yöntemlerinin de değiştiğini belirten Altun, “Dikkat çekmemek için çocuklar, hamile görünümü verilen kadınlar kullanılabiliyor” dedi. Altun, yöntemlerin çeşitlenmesinin denetimi zorlaştırdığını belirterek “Bu durum, mücadeleyi daha karmaşık hale getiriyor” diyerek sözlerini noktaladı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı tarafından hazırlanan 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre, 2023’te 251 bin 851 olan olay sayısı, 2024’te yüzde 22.7 artarak 309 bin 28’e yükseldi. Bu operasyonlarda 374 bin 948 kişi yakalandı. Ancak veriler, sorunun yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre maddeye ilk başlama yaşı ortalama 22 olurken tedaviye başvuranların önemli bölümü 25-34 yaş aralığında yoğunlaşıyor. Uyuşturucuya bağlı ölümler de genç yaşlara işaret ediyor. 2024’te kaydedilen 427 ölümün neredeyse tamamı 15-64 yaş aralığında gerçekleşirken 30 yaş altı ölümler dikkat çekici bir oran oluşturuyor. cumhuriyet
