Ne olduğun önemli

YAYINLAMA: 01 Ocak 1970 / 04.00 | GÜNCELLEME: 01 Ocak 1970 / 04.00

Ünlü mistik Nanin’e bir gün bir kasap gelmiş. Bu adam 30 yıllık kasapmış. İşi şiddete dayalıymış. Hayvanları acımasızca kesiyormuş. Nanin ise tam bunun tersi birisiymiş. Nanin şiddete karşı, şiddetsizliği savunan bir mistikmiş. Kasap “Ben yeni ve iyi bir insan olmak istiyorum” demiş. “Ama benim mesleğim şiddet içeriyor. İyi bir insan olmak için önce mesleğimi mi değiştirmeliyim yoksa başka bir şey mi yapmam lazım?” Usta Nanin “Ben senin ne yaptığınla ilgilenmiyorum” demiş. “Ben senin ne olduğunla ilgileniyorum. Kasaplık yapmaya devam et. Ama bu işi farkındalıkla yap. Bir hayvanı keserken, yüzerken hep farkında ol. Hayvanın çektiği acıyı hissetmeye çalış. Bunu alışkanlıkla yapma, farkındalıkla yap” Bu söz üzerine Usta Nanin’in öğrencileri rahatsız olmuşlar. “Usta, biz senin gibi bir adamın daha farklı davranmasını beklerdik” demişler. “Öncelikle adamın kasaplığı bırakmasını söylemeliydin. Şiddet dolu biri işi yapan nasıl iyi olabilir? Mesleğini bıraksaydı şiddetten uzak kalırdı”. Usta Nanin “Adamın mesleğini değiştirmek çok kolay” demiş. “O da zaten mesleği bırakmaya meyilliydi. Bir adamın mesleğini değiştirmekle bilincini değiştiremezsiniz. Mesleğini değiştirseniz bile o hala şiddet dolu bir zihne sahip olmaya devam edecektir. En basit bir öfke anında karşısındakini öldürebilir. Önemli olan bilincin niteliğini değiştirmektir. Onun dışsal yaşamını değiştirebilirsiniz. O bir aziz olabilir ama hala kasap zihnine, bilincine sahip olacaktır. Şimdilik onun kasap olarak kalması daha iyi. Çünkü mesleği ve şiddet onu rahatsız ediyor. Kendini değiştirmeye hazır hissediyor. Ama zihni hala hazır değil. Zihnin hazır hale gelmesi zaman alacak

 

Aradan bir sene geçmiş. Adam gene Nanin Ustaya gelmiş. “Hala kasaplık yapmaya devam ediyorum” demiş. “Ama artık eskisi gibi acımasızca kesemiyorum. Bir hayvanı keserken bıçak sanki benim boğazımı kesiyormuş gibi acı hissediyorum. Kestiğim her hayvandan canını, yaşam hakkını aldığım için özür diliyorum. Şimdi ben ne yapmalıyım?” Usta Nanin “Artık bana sormana gerek yok” demiş. “Bırak farkındalığın sana bir yol çizsin. Ne yapacağına kendin karar ver” Kasap “Artık bana ‘mesleğini bırakma’ desen bile benim için bir anlam ifade etmiyor. Mesleğimi içten değil de rol yapar gibi yapmış olacağım. Zihnim kasaplığı bırakalı çok oldu. Ben burada senin yanında kalacağım” demiş.


Her insanın içinde bir hırsız, katil, sapık yatar. Kişinin zihinsel niteliği değişmediği müddetçe bu özellikleri gitmez. Dışsal yaşamı değişir. Okur öğretmen olur ama zihinsel bozukluğu devam ettiği için öğrencilerini taciz eder. Zihinsel olarak hırsızlığı benimsemiş birisi çok farklı mevkilere gelebilir. Müdür olur, belediye başkanı olur, ülkeyi yönetir ama fırsatını bulunca hemen çalar. Dışsal değişim zihinsel değişimi getirmiyor. Ama insanlar her zaman dışsal değişimle ilgilenirler. Siz bir ermiş, aziz, dindar, ahlaklı insan zihnine sahip olmadığınız müddetçe dışınızı değiştirmeniz size bir farkındalık kazandırmaz. “Filanca hırsız tövbe etmiş, pişman olmuş, hacca gitmiş, kılık kıyafetini tamamen değiştirmiş” dersiniz. Dış görünüşüne aldanırsınız ama fırsatını bulunca eskisinden daha şiddetli çarpar sizi. Kabuğu değiştirmek özü değiştirmiyor. Önemli olan özün değişmesidir. Öze yapılan yatırım en değerlisidir. Bir bayanın bir saat ayna karşısında kabuğunu değiştirmeye çalışmasından, 10 dakika özünü değiştirmesine yönelik çabası daha değerlidir. Kabuğu, dışı değiştirmek kolaydır. Zor olan özü, zihnin niteliğini değiştirmektir.

Ne olduğun önemli