ANASAYFA arrow right 20 Yıl Önce

Türkiye’nin 11 Eylül’ü!..

Türkiye’nin 11 Eylül’ü!..
YAYINLAMA: 05 Mart 2026 / 10.49
GÜNCELLEME: 05 Mart 2026 / 10.49

Cumhuriyet tarihi böyle bir saldırıya tanık olmadı... Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı saldırı... Bir yargı mensubu şehit edildi…

Türkiye’nin 11 Eylül’ü!.. Danıştay 2. Dairesi'nde rutin heyet görüşmeleri yapıldığı sırada avukat olduğu öğrenilen silahlı saldırgan tabancayla ateş açtı. Saldırıda ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetti. Daire Başkanı Mustafa Birden'in de aralarında bulunduğu 4 kişinin durumu iyiye gidiyor. Saldırgan Danıştay üyelerine ’hayalet tabancası' ile kurşun yağdırırken 'Allahü Ekber' diye bağırdı. Saldırıdan sonra yüksek yargı üyelerini yaralı olarak arkasında bırakıp koridora çıkan avukat saldırgan 'Allah'ın gazabı üzerinize olsun' diye bağırdı. Menfur saldırı; “Türkiye 11 Eylül’ünü yaşadı” şeklinde yorumlandı.

Mustafa Yücel Özbilgin şehit oldu

Saldırıda 2. Daire Başkanı Mustafa Birden, Mustafa Yücel Özbilgin, 2. Daire Üyesi Ay fer Özdemir. 2. Daire Tetkik Hakimi Ahmet Çobanoğlu ve Üye Ayla Gönenç yaralandı. Başından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Mustafa Yücel Özbilgin, Hacettepe Üniversitesinde ameliyata alındı, ancak kurtarılamadı. Karın bölgesinden yaralanan 2. Daire Başkanı Mustafa Birden ile diğer yaralıların durumunun iyi olduğu açıklandı.

 

 

“Ülkeyi ortaçağ karanlığına götürmek isteyenlerin işi”

Türkiye’yi ortaçağ karanlığına taşımak isteyenlerin ortalığı karıştırdığını ve ülkede kaos süreci yaratılmasının amaçlandığını belirten DTP il Başkanı Vakkas Dalkılıç, “Danıştay 2. Dairesi'ne yapılan saldırıyı gerçekten esefle karşılıyoruz. Özellikle bir yargı kurumuna yönelik bu adice saldırıyı nefretle kınıyoruz. Ülkemizde geliştirilmek istenen toplum huzurunu bozucu bu şiddet eylemleri ülkemizin geleceğine dönük, ülkemizi yine karanlık ve kaos ortamına götürmek isteyen güçlerin işi olduğunu düşünüyoruz. Saldırıyı gerçekleştirenlerin düşünceleri, hangi amaca yönelik olursa olsun, kesinlikle insanlıktan nasibini almamış, toplumun huzurunu bu toplumun geleceğini düşünmeyen ortaçağı, karanlığını yeniden ülkemize yaşatmak isteyen güçlerin işidir” dedi.

“Esefle karşılıyor nefretle kınıyoruz”

Saldırıyı, demokratik bir Türkiye istemeyen ve AB sürecindeki Türkiye'yi kaosa sürüklemek isteyenlerin tezgahladığını dile getiren Dalkılıç, “Bu şiddet sarmalının ülkemizden uzaklaştırılması insanların diyalog tartışma yoluyla demokratik ve barışçıl bir kültürün oluşabilmesi için bu şiddet dalgasına karşı insanım diyen herkesin tavır alması gerekiyor. Demokratik bir Türkiye istemeyen Avrupa Birliği'ne bu giriş sürecini hazmedemeyen ve içine sindiremeyenlerin kaos ortamında ekonomik ve siyasal rant elde etmek isteyenlerin işi olabileceğini düşünüyoruz. Bir kez daha yargı kurumuna yönelen bu saldırıyı nefretle kınıyoruz" şeklinde açıklama yaptı.

 

 

Erdoğan, Danıştay İkinci Daire'nin kararını kınamıştı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, saldırıya uğrayan Danıştay İkinci Dairesi’nin türbanlı öğretmenle ilgili verdiği kararı şubatın ilk günlerinde eleştirmiş ve kınamıştı. Erdoğan bir çiftçiye çıkışmasıyla da hatırlanan Mersin gezisinde Danıştay’ın sokakta türban takmakla ilgili kararının "din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlama" olduğunu belirterek, "Ben özgürlüklerin egemen olduğu bir ülkenin Başbakanı olarak bu kararı kınıyorum" demişti. AKP Mersin Merkez İlçe İkinci Olağan Kongresi'ne katılan Başbakan Erdoğan, Salona gelişi sırasında bir çiftçi tarafından protesto edilmişti. Erdoğan çiftçiyle tartışmıştı. Baş bakan Erdoğan, Danıştay’ın türbanlı bir öğretmenle ilgili verdiği ve kamuoyunda kamusal alan tartışmalarına yol açan kararıyla ilgili olarak tepki dolu sözler sarf etmişti.

 

 

“Olayı şiddet ve nefretle kınıyorum'

Cumhuriyetin temel kurumlarından biri olan Danıştay üyelerine yönelik saldırıyı düzenleyen kişinin avukat olduğunu, böyle bir saldırı için insanın normal olamayacağını belirten Baro Başkanı Aziz Canatar, “Hukuk devletinin, demokrasinin bulunduğu yerde tasvip edilecek gibi değil" diye konuştu. Canatar, "Yargı kararını beğenirsin ya da beğenmezsin, ama asla böyle bir şiddet olayına başvurulmaması gerekir. Yargı yolu tükenmemiştir. İlla da mahkeme herkesin istediği doğrultuda karar mı verir? Olayı şiddet ve nefretle kınıyorum” dedi.

Saldırı Cumhuriyetin değerlerine yapılmıştır

Saldırının sadece Danıştay üyelerini değil, Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini de hedef aldığını söyleyen CHP İl Disiplin Kurulu Sekreteri Ramazan Öztürkmen, “Cumhuriyetin temel ilkelerine yapılmış bir saldırı. Danıştay daire başkanının daha önce koruma talebi vardı. İçişleri Bakanlığı tarafından bu talep yerine getirilmedi. Bunun tek suçlusu yargıtay başkanına koruma tahsis etmeyen içişleri bakanıdır” dedi. Bu saldın ikinci bir Kubilay olayı Saldırının üzerine iyi gidilmesi gerektiğini, arkasında kimlerin olduğunun kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Öztürkmen "Ayrıca bu saldırı, direkt Danıştay'a değil Cumhuriyetin tüm dinamiklerine. TBMM'ye, adalete bağımsızlığa, özgürlüğe yapılmış bir saldırı. Konu yargı aşamasında çok fazla bir yorum yapmak istemiyorum. Ama kınanması gereken ikinci bir Kubilay olayı. Bunu hükümet ve içişleri bakanı menfur ve basit bir saldırı gibi ele almamalı. Bu işin üzerine iyi gitmeliler. Silahşorun arkasında kimler var ortaya çıkarmalılar” diye konuştu.

 

 

Saldırı, demokratik ve bilimsel eğitim mücadelesi veren kesimlere yapılmıştır

KESK’e bağlı Eğitim-Sen Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bozgeyik, Danıştay'daki saldırıyı şiddetle kınadıklarını bildirdi. Bozgeyik, yaptığı yazılı açıklamada, silahlı saldırının gerçekleştiği Danıştay 2. Dairesinin laiklik, bilimsel ve demokratik eğitime ilişkin önemli kararlar verdiğini belirtti.

Daire başkan ve üyelerinin toplantı halindeyken hedef seçildiğini vurgulayan Bozgeyik, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Danıştay 2. Dairesi, özellikle son yıllarda yoğunlaşan laik, demokratik, bilimsel eğitime yönelik olumsuz düzenlemelerin karşısında olmuş, verdiği kritik kararlarla Türkiye’de eğitimin daha da gericileşmesini engellemiştir. Bu anlamda Danıştay 2. Dairesi üyelerine yapılan saldırı, demokratik ve bilimsel eğitim mücadelesi veren tüm kesimlere yapılmıştır.

Danıştay 2. Dairesinin özellikle eğitim alanında yapılmak istenen değişikliklere yönelik olarak vermiş olduğu kararları kabul etmeyen, bu kararlardan rahatsızlık duyanlar, bu haince saldırının öncelikli sorumlularıdır. Bu nedenle sadece saldırıyı gerçekleştirenler değil, bu saldırının gerçekleşmesine zemin hazırla yanlar da yargıya hesap vermeli." Bozgeyik, Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi yöneticileri ve üyeleri olarak saldırıyla nefretle kınadıklarını, yargı camiasına geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini belirtti.

 

 

 

Apaçık bir terör eylemi

Danıştay'daki saldırının apaçık bir terör eylemi olduğunu söyleyen ANAP İl Başkanı Mesut Uzun, "Danıştay'daki saldırı apaçık bir terör eylemidir. Bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Lanetliyoruz. Bu gibi eylemlerin gözettiği hedefin, namlunun yöneldiği kişi veya kişiler değildir. Bu eylemlerin hedefi, doğrudan doğruya toplumsal sağduyu dur, milletin huzurudur. Bu eylemlerle yapılmak istenen şey, milleti bir korku, panik ve yılgınlık havası içine sürüklemektir, bu eylem üzerinden koparılacak fırtına, tartışmayla milleti daha derin kamplaşmaların içine sürüklemektir. Sonuçları bakımından, yol açtığı süreçler bakımından bu eylem hiçbir şekilde münferit ve müstakil bir eylem değildir" dedi.

 

 

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *