Eğitim Sen Gaziantep Şubesi ile İnsan Hakları Derneği Antep Şubesi, Dünya Anadil Günü ortak açıklamasında, ‘’UNESCO’nun Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlasına göre Türkiye’de 18 dil yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında’’ uyarısında bulundu
Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, ‘’ Resmi dil dışındaki anadillerinin varlığına, yaşamasına ve öğrenilmesine karşı çıkmak, bir yönüyle eğitim biliminin en temel ilkesine karşı çıkmak, bilime meydan okumak anlamına gelmektedir. Türkiye dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek ülke olmakla övünürken, milyonlarca çocuğun kendi anadili ile eğitim görmesine ‘ülke bölünür’ paranoyası ile yaklaşılması büyük bir çelişki’’ dedi.
İki dilli eğitimde dillerin birbirini besleyebildiği zenginleştirici bir aktarım yaratabildiği gözlendi
Anadilinde eğitim çocuğun ikinci dili öğrenmesini kolaylaştırdığını, ikinci dili öğrenmenin anadili geliştirdiğini ifade eden Parlakçı, ‘’Anadilinde eğitim alabilen çocukların okuma, yazma, düşünme ve ifade becerilerinde olumlu gelişmeler kaydettiği biliniyor. Dünyanın pek çok ülkesinde uygulanan (Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Hollanda, ABD, Kanada, Belçika, Hindistan, G. Afrika) çift dilli eğitim programlarında iki dilli eğitimde dillerin birbirini besleyebildiği ve iki yönlü zenginleştirici bir aktarım yaratabildiği gözlendi’’ açıklamasını yaptı.
Bireyin kendisini gerçekleştirme sürecinde anadilin büyük etkisi var
Bireyin kendisini gerçekleştirme sürecinde anadilin büyük etkisi olduğuna dikkat çeken Parlakçı, ‘’Kişi ana dili ile daha etkili iletişim kurmakta ve algıları daha güçlü, net ve çok yönlü oluyor. Bu noktadan hareketle, bireyin kendisini gerçekleştirmesinde önemli bir etkisi olan ana dili eğitiminin etkin bir biçimde kullanılması eğitimsel başarıyı arttırıyor. Anadilinde eğitim alamamak, bir yandan akademik becerileri ve başarıyı çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun düzeyde yakalamasını güçleştirirken, özellikle ergenlik döneminde sadece dil ve ifade becerilerinde değil, duygusal ve sosyal gelişim süreçlerinde de olumsuz yansımalar yaratıyor’’ şeklinde konuştu.
Dünya Anadili Günü’nde milyonlarca çocuk anadillerinden koparılıyor
Dünya Anadili Günü’nün Türkiye’de özellikle anadili Türkçeden farklı olan Arapça, Kürtçe, Lazca, Hemşince, Çerkezce vb. gibi milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı ortamda kutlandığını kaydeden Parlakçı, ‘’Anadilin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkiliyor. Gerek dilbilimi gerekse eğitim bilimleri açısından anadilinin pedagojik ve insanı boyutunun sürekli geri plana itilmesinin en acı sonuçlarını çocuklar yaşamakta, anadili resmi dilden farklı olan çocukların öğrenme becerilerinde iki yıl geri kaldığı görülüyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Anadilin çocuk üzerindeki etkisi ailesi ve çevresinden öğrendikleriyle doğru orantılı
Parlakçı, ‘’Çocuklar açısından 0-6 yaş arası, zekâ gelişiminin büyük oranda tamamlandığı, çevresiyle ilişkilerini algılamaya ve tanımaya hatta yorumlamaya başladığı dönem olarak biliniyor. Zekâ gelişimi başarıyı anlayan ya da geliştiren özellikleri katılımla ilgili olmasına rağmen, bunun gelişimi yaşanılan çevrenin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısıyla ilgili. Bu aşamada çocuğun gelişiminde belirleyici olan aile yaşantısı. Okul öncesi dönemde çocuklar konuşma dili olarak öğrendiği tek dil olan anadilini kullanır. Anadilin çocuk üzerindeki etkisi ailesi ve çevresinden öğrendikleriyle doğru orantılı’’ diye konuştu. Haber Merkezi
