Çocuk bayramında çocuklardan “Şiddete hayır” yürüyüşü..
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle küçük çocuklar anne ve babaları ile birlikte “Şiddete hayır” yürüyüşü yaptı. Eylemde, çocukların ve gençlerin kendini ifade etme biçiminin şiddet olarak ortaya çıkmasının nedeninin, onların özgürleştirici bir toplumsallaşma ve eğitim sürecini yaşamamış olmasından kaynaklandığı ifade edildi. Küçük bir çocuğun “Bir gün değil, her gün sevgi istiyorum” pankartı anlayabilen büyükler için çok önemli bir mesaj taşıyordu.
Şiddet günlük hayatın parçası haline geldi
Atatürk Anıtı önünde şiddetin önlenmesi için yapılan eyleme katılan Eğitim-Sen üyeleri ve çocuklar adına açıklama yapan Eğitim Sen Başkanı Mehmet Bozgeyik, şiddetin artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldiğini söyledi. Bozgeyik,. “Toplumsal adalet sağlanmadan, özgürlük ve demokrasi yeşertilmeden şiddetin önüne geçmek mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Demokrasi ve özgürlüklerin gelişmediği toplumlarda şiddet gelişir
Şiddetin, toplumsal bir gerçeklik haline geldiğini, artık günlük hayatta tüm alanlarda karşımıza çıktığını ifade eden Bozgeyik, demokrasi ve özgürlüklerin gelişmediği toplumlarda şiddetin iktidarın en önemli aracı olduğunu söyledi. Bozgeyik, “Şiddet başta merkezi iktidar olmak üzere, en küçük toplumsal birime kadar inmiştir. Bu nedenle polisin sokakta uyguladığı şiddet babanın anneye, anne ve babanın çocuğa uyguladığı şiddet, okulda öğretmenin öğrenciye uyguladığı şiddet aynı merkezden türemektedir” dedi.
Şiddet çok küçük yaşlarda çocukların hayatına girmekte
Bozgeyik, şiddet bugün medya aracılığı ile çocukların yaşamına küçük yaşlardan itibaren girdiğini kaydetti. Bozgeyik, neredeyse tüm programlarda yer alan şiddet görüntüleri, çocukların gelişimine doğrudan etki yapıyor. Bu programlarda sunulan şiddet günlük uygulanabilir olduğundan, programlardan etkilenen çocukların ve gençlerin birbirlerine uygulaması sonuçları da ortaya çıkıyor ” şeklinde konuştu.
Tedbirleri ile önleyemeyiz
Şiddetin önlenmesinin baskı ve güvenlik tedbirleri ile mümkün olamayacağını söyleyen Bozgeyik, çocukların ve gençlerin kendi ifade etme biçimi olarak şiddetin ortaya çıkmasının nedeni, onların kendini gerçekleştirebilecekleri özgürleştirici bir toplumsallaşma ve eğitim sürecini yaşamamış olmasından kaynaklandığını belirtti. Bozgeyik, özgürleştirici bir toplumsallaşma ve eğitim süreci mümkün olmayıp, demokrasinin sorunların çözümünde anahtar olarak kullanılmadığında şiddet sarmalının dışına çıkmanın da mümkün olunamayacağı mesajını verdi.
