Eğitim Sen, MEB’in yeni genelgesinin eğitimi merkezileştirdiğini ve öğretmenlerin mesleki özerkliğini sınırlandırdığını belirterek düzenlemelere tepki gösterdi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 19 Ağustos'ta yayımladığı 2026/70 sayılı "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" Genelgesi'ne Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'ndan (Eğitim Sen) tepki geldi.
Eğitim Sen, genelgenin "eğitimin kamusal, bilimsel, laik, çoğulcu ve demokratik niteliğini güçlendirmekten uzak" olduğunu belirterek, düzenlemelerin eğitim süreçlerini daha fazla merkezileştirdiğini ve öğretmenlerin mesleki özerkliğini sınırlandırdığını savundu.
Maarif Modeli eleştirisi
Açıklamada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin yalnızca öğretim programlarıyla sınırlı tutulmadığı; öğretmenlerin mesleki eğitiminden sosyal etkinliklere, okul dışı öğrenmeden dijital platformlara ve seçmeli derslere kadar okul yaşamının farklı alanlarına yayıldığı belirtildi.
Öğretmenlerin Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden hazırlanan Maarif Modeli eğitim paketlerinin tüm modüllerini tamamlamalarının istenmesine de tepki gösteren sendika, mesleki gelişimin Bakanlık politikalarının "tek yönlü aktarımı" şeklinde değil, öğretmenlerin ihtiyaçları ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda, eğitim emekçilerinin katılımıyla planlanması gerektiğini söyledi.
"Çoğulculuk eğitim sisteminde yer almalı"
Genelgedeki "Köklerden Geleceğe" yaklaşımına da değinen Eğitim Sen, Türk dünyası ve "gönül coğrafyası" üzerinden ortak tarih, kültür ve medeniyet birikiminin öğrencilere benimsetilmesinin istendiğini aktardı.
Sendika, çocukların farklı tarih ve kültürleri öğrenmesinin değerli olduğunu ancak bunların belirli bir kültürel kimlik ve siyasal perspektifle sunulmasına itiraz etti.
Türkiye'nin çok dilli, çok kültürlü ve çok kimlikli toplumsal yapısına dikkat çeken Eğitim Sen; Kürtçe, Arapça, Ermenice, Rumca, Gürcüce, Lazca, Çerkes dilleri ve diğer halkların dil, kültür ve tarihlerinin çoğulcu bir eğitim anlayışı içinde yer almasını ve çocukların anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınmasını istedi.
Bakanlığın haber platformuna eleştiri
Eğitim Sen'in eleştirdiği başlıklardan biri de medya okuryazarlığı oldu.
Sendika, genelgede öğrencilerin eleştirel düşünme ve medya okuryazarlığı becerilerinin geliştirilmesinden söz edilirken Bakanlığın hazırladığı "Haberimiz Olsun" platformundaki içeriklerin derslerde kullanılmasının öngörülmesini çelişkili buldu.
Medya okuryazarlığının Bakanlığın belirlediği haberlerin öğrencilere aktarılması anlamına gelmediğini belirten sendika, öğrencilerin farklı haber kaynaklarını karşılaştırabilmesi, kaynakları sorgulayabilmesi ve propaganda ile manipülasyon yöntemlerini tanıyabilmesi gerektiğini ifade etti.
nlük uygulaması: "Mesleğin saygınlığı kıyafetle sağlanmaz"
Açıklamada öğretmenlerin önlük giymesinin istenmesi ve uygulamanın milli eğitim müdürlükleri tarafından takip edilecek olması da eleştirildi.
Eğitim Sen, öğretmenlik mesleğinin saygınlığının kıyafetle değil; öğretmene verilen toplumsal değer, ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik ve demokratik çalışma koşullarıyla sağlanabileceğini belirtti.
Norm fazlası öğretmenler
Genelgede norm kadro fazlası öğretmenlerin herhangi bir takvime bağlı olmadan ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atanması, kendisine ders görevi verilemeyen öğretmenlerin ise Milli Eğitim Akademisi'nde eğitime alınarak öğretmen ihtiyacı bulunan "diğer alanlarda" görevlendirilmesi öngörülüyor.
Eğitim Sen, bu düzenlemenin öğretmenlerin eğitim aldıkları branşların dışında görevlendirilmelerinin önünü açabileceğini savundu. Öğretmen açığının farklı branşlarda görevlendirmelerle değil, ihtiyaç bulunan alanlara yeterli sayıda kadrolu öğretmen atanarak giderilmesi gerektiğini belirtti.
Sendika ayrıca norm fazlası sorununun yanlış norm planlaması, değiştirilen ders çizelgeleri, okul dönüşümleri ve Bakanlığın istihdam politikalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Dijital platformlar ve öğrenci verileri
Açıklamada Yeni EBA, MEBİ, OGM Materyal, HEMBA, Velivizyon ve yapay zekâ destekli DİLİM gibi Bakanlık platformlarının yaygınlaştırılması da değerlendirildi.
Eğitim Sen, dijital teknolojilerin eğitimde kullanılmasına karşı olmadığını ancak öğrenci ve öğretmen verilerinin hangi amaçlarla kullanılacağı, ne kadar süre saklanacağı, kimlerle paylaşılacağı ve yapay zekâ sistemlerinde nasıl değerlendirileceğinin açık ve denetlenebilir olması gerektiğini belirtti.
“Temel sorunlara somut çözüm yok”
Eğitim Sen’e göre genelgede eğitim sisteminin uzun süredir devam eden temel sorunlarına yönelik somut adımlar yer almıyor. Sendikanın sıraladığı talepler şöyle:
Okullara doğrudan ve yeterli kamu bütçesi ayrılması
Kadrolu yardımcı hizmetli ve temizlik personeli istihdam edilmesi
Öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sağlanması
Öğrencilere temiz içme suyu sağlanması
Ücretli öğretmenliğin sona erdirilmesi
Öğretmen açığının kadrolu atamalarla kapatılması
Kalabalık sınıfların azaltılması
Depreme dayanıksız okulların dönüştürülmesi
İkili eğitimin sona erdirilmesi
MEB'e çağrı
Eğitim Sen açıklamasının sonunda MEB'e, öğretmenlerin kıyafetinden okul yaşamının ayrıntılarına kadar merkezi kontrolü artırmak yerine eğitim emekçilerinin görüşlerini dikkate alma çağrısı yaptı.
Norm fazlası öğretmenler sorununun resen atamalar ya da alan dışı görevlendirmeler yerine sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözülmesini isteyen sendika, okulların bütçe ve personel ihtiyaçlarının kamu kaynaklarından karşılanmasını ve öğretmen açığının kadrolu, güvenceli atamalarla giderilmesini istedi. Bianet
