ANASAYFA arrow right Güncel

İnsanların birbirine olan tahammülü giderek azalıyor

İnsanların birbirine olan  tahammülü giderek azalıyor
YAYINLAMA: 08 Temmuz 2026 / 18.09
GÜNCELLEME: 08 Temmuz 2026 / 18.09

İnsan bazen aslında öfkelendiği kişiye değil, hayatın yüküne tepki veriyor

İnsanların birbirine olan tahammülünün giderek azaldığını ifade eden Psikolog Zeynep Buse Yengil, ‘’Gaziantep özelinde baktığımızda ise son dönemde insanların gündelik yaşamda daha gergin olduğunu gözlemlemek mümkün. Şehrin hızlı temposu, ekonomik yükler, artan yaşam maliyetleri ve yoğun çalışma düzeni bireylerin psikolojik olarak yorulmasına neden oluyor.  “Özellikle son zamanlarda artan şiddet olayları, silahlı çatışmalar ve öfke patlamaları da toplumdaki biriken gerginliğin dışa vurumu olarak değerlendirilebilir’’ dedi.
Trafikte küçük bir tartışma
büyüyüp kavgaya dönüşebiliyor

Yengil, ‘’Trafikte küçük bir tartışmanın büyüyüp kavgaya dönüşmesi, sosyal medyada tanımadığımız insanlara karşı bile sert ve kırıcı bir dil kullanılması, en ufak bir anlaşmazlıkta öfkenin kontrol edilemez hale gelmesi. Sanki toplum olarak sürekli gergin, sürekli savunmada ve sürekli patlamaya hazır bir halde yaşamaya başladık’’ şeklinde konuştu.
Modern yaşamın
yükü giderek ağırlaşıyor

İnsanlar artık yalnızca büyük sorunlara değil, günlük hayatın en küçük aksaklıklarına bile yoğun bir öfkeyle tepki verdiğini sözlerine ekleyen Yengil, ‘’Öfke aslında doğal bir duygu. Her insan zaman zaman öfkelenir. Ancak bugün yaşadığımız problem, öfkenin çok daha hızlı ortaya çıkması ve insanların bu duyguyu yönetmekte zorlanması. Çünkü modern yaşamın yükü giderek ağırlaşıyor. Ekonomik kaygılar, belirsizlik hissi, gelecek korkusu, sürekli bir şeylere yetişme çabası ve zihinsel yorgunluk insanların iç dünyasında ciddi bir baskı oluşturuyor’’ değerlendirmesini yaptı.
Bastırılmış kaygı, değersizlik

hissi öfke olarak dışarı vuruyor
Uzun süre stres altında kalan bireylerin tahammül eşiğinin düştüğünü kaydeden Yengil, ‘’İnsan bazen aslında öfkelendiği kişiye değil, hayatın yüküne tepki veriyor. Bir diğer önemli nokta ise duyguların bastırılması. Toplumda hâlâ birçok insan üzgün görünmekten, kırıldığını söylemekten ya da yardım istemekten çekiniyor. Duygular konuşulmadığında içeride birikiyor. Bastırılmış kaygı, değersizlik hissi ve yorgunluk çoğu zaman kendini öfke olarak dışarı vuruyor’’ ifadelerini kullandı.
İnsanın yaşadığı anlaşılmama,
sıkışmışlık ve tükenmişlik hissi

Yengil, ‘’Birçok insanın yaşadığı şey aslında yalnızca “sinirlilik” değil; anlaşılmama, sıkışmışlık ve tükenmişlik hissidir. Sosyal medya da bu süreci hızlandıran unsurlardan biri haline geldi. İnsanlar artık birbirinin hayatına sürekli maruz kalıyor. Sürekli mutlu görünen insanlar, başarı hikâyeleri, kusursuz ilişkiler ve mükemmel yaşamlar gerçek olmayan bir kıyas ortamı oluşturuyor. Kendi hayatını yetersiz hissetmeye başlayan birey zamanla daha huzursuz, daha gergin ve daha tahammülsüz hale geliyor. Dijital ortamda kullanılan sert dil de zamanla günlük hayatın içine taşınıyor. İnsanlar artık birbirini anlamaktan çok, birbirine tepki vermeye odaklanıyor’’ dedi.
Bazen insanların öfkesi,
anlatamadıkları yorgunluklarının sesi

Psikolog Zeynep Buse Yengil, konuşmasını şöyle tamamladı: ‘’Elbette şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz; ancak toplumun ruh halini anlamadan bu olayları yalnızca bireysel öfke problemi olarak görmek de eksik kalacak. İnsanların kendini güvende, anlaşılmış ve psikolojik olarak desteklenmiş hissetmediği toplumlarda öfke daha görünür hale gelir. Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey biraz yavaşlamak, birbirimizi gerçekten dinlemek ve herkesin görünmeyen bir yük taşıdığını hatırlamak. Çünkü bazen insanların öfkesi, anlatamadıkları yorgunluklarının sesi.’’ Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *