ANASAYFA arrow right Güncel

Kadınların yaşamını güçlendirmeyen hiçbir söylem, toplumu güçlendirmez

Kadınların yaşamını güçlendirmeyen  hiçbir söylem, toplumu güçlendirmez
YAYINLAMA: 03 Haziran 2026 / 18.53
GÜNCELLEME: 03 Haziran 2026 / 18.53

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Şube Başkanı Serpil Dağdemir, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın aile ve annelik ile ilgili söylemlerine tepki gösterdi

 

Dağdemir, ‘’Kadınlara nasıl yaşayacağını, nasıl seveceğini, anne olup olmayacağını söyleyen değil; kadınların özgürce karar verebildiği bir yaşamı kuran politikalar istiyoruz. Kadınların yaşamını güçlendirmeyen hiçbir söylem, aileyi de toplumu da güçlendirmez’’ ifadelerini kullandı.
Annelik kutsallaştırılarak kadınların üzerine
bir toplumsal görev olarak yüklenemez

Anneliğin kutsallaştırılarak kadınların üzerine bir toplumsal görev olarak yüklenemeyeceğini kaydeden Dağdemir, ‘’Kadınların kimliği ve toplumsal varlığı annelik üzerinden tanımlanamaz. Annelik bir tercih olabilir; ancak bu tercih, özgür iradeyle ve eşit koşullarda yapılabildiği sürece anlamlı. Gerçek olan; insanların kendi yaşamlarını, kendi değerleri doğrultusunda kurma hakkına sahip olduğu’’ şeklinde konuştu.
Anlam, aidiyet ve sevgi yalnızca
ebeveynlik üzerinden kurulmaz

Çocuk sahibi olmanın anlam ve aidiyet yarattığına dair söylemlerin, çocuk sahibi olmayan ya da olamayan bireyleri eksik ya da yetersiz göstermemesi gerektiğini sözlerine ekleyen Dağdemir, ‘’Anlam, aidiyet ve sevgi yalnızca ebeveynlik üzerinden kurulmaz. Kadınlar; üretimleriyle, emekleriyle, dostluklarıyla, dayanışmalarıyla ve toplumsal katkılarıyla hayatı anlamlandırır. Bizler, kadınların hayatlarına dair kararların; ideolojik yönlendirmelerle değil, özgürlük, eşitlik ve hak temelli bir perspektifle ele alınması gerektiğini savunuyoruz. Annelik de annelik dışındaki yaşamlar da saygıyı hak eder’’ açıklamasını yaptı.
Güçlü bir toplum; farklılıkları bastırarak değil,
eşit koşullarda var olmalarını sağlayarak kurulur

Dağdemir, ‘’Kadınların nasıl yaşayacağına, neyi seçeceğine ve hayatı nasıl anlamlandıracağına yalnızca kendileri karar verir. Güçlü bir toplum; farklılıkları bastırarak değil, onları tanıyarak ve eşit koşullarda var olmalarını sağlayarak kurulur. Aile ve annelik üzerine yapılan her tartışmada kadınların yaşam gerçekliğini yok sayan, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren açıklamaları kabul etmiyoruz. Anneliği kutsayan ama kadınları güvencesizliğe, yoksulluğa, şiddete ve görünmeyen bakım emeğine mahkum eden politikalar; aileyi güçlendirmez, kadınların yaşamını daha da ağırlaştırır’’ dedi.
Derinleşen yoksulluk nedeniyle çocuk
bakımı giderek imkânsız hale geldi

Kadınların sorunlarına değinen Dağdemir, ‘’Derinleşen yoksulluk nedeniyle çocuk bakımı giderek imkânsız hale geldi. Annelik, kadınların tek kimliği değil. Kadını yalnızca aile içinde tanımlayan anlayış; onların emeğini, iradesini, toplumsal varlığını yok saymak. Bizler biliyoruz ki güçlü toplum; kadınların özgür, eşit, güvenceli yaşadığı toplum’’ değerlendirmesini yaptı.
İstanbul Sözleşmesi’nin
gerekleri eksiksiz uygulanmalı
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Serpil Dağdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’
İstanbul Sözleşmesi’nin gerekleri eksiksiz uygulanmalı. Ücretsiz, nitelikli anadilinde kamusal kreşler açılmalı.  İnsanca yaşanacak ücretler ödenmeli. Bakım yükü kamusal sosyal politikalarla paylaşılmalı. Kadın istihdamı güvenceli biçimde artırılmalı. Şiddete karşı etkin koruma mekanizmaları işletilmeli. Bakanlık makamı kadınların yaşam tercihlerine dair ahkam kesmek değil; yoksulluk şiddet ve güvencesizlik karşısında kadınları da koruyan hak temelli kamusal sosyal politikalar üretmek asli göreviniz.’’ Haber Merkezi

Yorumlar
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *